NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran ile ABD arasında varılan mutabakatı olumlu karşıladıklarını belirterek, talep edilmesi halinde NATO’nun Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli deniz trafiğine açılması sürecine katkı sunmaya hazır olduğunu söyledi.
Brüksel’deki NATO karargâhında düzenlenecek Savunma Bakanları Toplantısı öncesinde açıklamalarda bulunan Rutte, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nin hazırlıklarının da gündemde olacağını ifade etti.
Rutte, mevcut güvenlik ortamının son derece dinamik olduğuna dikkat çekerek, müttefiklerin her türlü tehdide karşı caydırıcılığı artırmak ve savunma kapasitesini güçlendirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü dile getirdi. ABD’nin İran’la yürüttüğü anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirten Rutte, bu adımın nükleer silah tehdidinin önlenmesi açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu vurguladı.
Hürmüz Boğazı’nda serbest geçişin yeniden sağlanmasının büyük bir ilerleme olacağını ifade eden Rutte, Fransa ve İngiltere öncülüğünde yürütülen girişimlere birçok NATO üyesinin destek vermeye hazır olduğunu söyledi. NATO’nun sürece doğrudan liderlik etmediğini ancak ihtiyaç halinde katkı sunabileceğini belirten Rutte, bölgedeki çalışmaların ağırlıklı olarak Avrupalı ülkeler ve ABD koordinasyonunda yürütüldüğünü aktardı.
ABD, Avrupa ve Kanada'nın üretim kapasitesini artırması gerekiyor
Bakanların yarınki toplantıda, geçen yılki Lahey Zirvesi'nde alınan savunma harcamalarını artırma kararı uyarınca somut ve güvenilir planlar sunmalarını beklediğini belirten Rutte, şöyle devam etti:
"2025 yılında savunma yatırımlarında çok büyük bir artış gördük. Avrupalı müttefikler ve Kanada temel savunma harcamalarını 90 milyar doların üzerinde artırdı. Bu olağanüstü bir rakam. Sadece bir yılda yaklaşık yüzde 20'lik artış anlamına geliyor. 2026 yılı için de ilave artışlar şimdiden planlanmış durumda."
Savunma sanayi üretimindeki yetersizliğin tüm İttifakın ortak sorunu olduğuna dikkati çeken Rutte, ABD, Avrupa ve Kanada'nın üretim kapasitesini artırması gerektiğini söyledi.
2026 yılında da savunma sanayi üretimine önemli kaynak aktarılmasının beklendiğini ifade eden Rutte, Türkiye'nin savunma sanayi kapasitesine de dikkat çekti.
Rutte, "2026 için gelen rakamlara baktığımda, bunun önemli bir bölümünün savunma sanayi üretimine yönlendirileceğini biliyoruz. Bu da Türkiye'deki gibi şirketlerin ki sanırım Türkiye'de 3 binden fazla savunma sanayi şirketi bulunuyor, burada pazarın mevcut olduğunu görmesi anlamına geliyor." dedi.
Aynı durumun Almanya, Fransa, Hollanda ve diğer müttefik ülkelerin savunma sanayi şirketleri için de geçerli olduğunu belirten Rutte, önceliğinin üretim kapasitesinin artırılması olduğunu söyledi.
Rutte, savunma sanayi alanındaki çabaların transatlantik niteliğinin korunmasının önemine işaret ederek, Avrupa ile ABD'nin birbirine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin de savunma sanayi ve teknoloji alanında ortak çalışmaları gerekli kıldığını dile getiren Rutte, "Ayrıca Avrupa açısından da Türkiye, Norveç ve İngiltere gibi ülkelerin Avrupa'nın yaptığı çalışmalara mümkün olduğunca katılması önemlidir." ifadesini kullandı.

"Ankara Zirvesi'nde ABD tarafından azaltılan tüm bu kapasitelerin telafi edileceğinden emin misiniz?"
Rutte, ABD'nin Avrupa'daki askeri katkılarını azaltarak NATO Kuvvet Modeli'ne yaptığı katkıları yeniden düzenlemesi konusunda da şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bazı durumlarda bu, ABD'nin müttefiklerinden uzaklaşması şeklinde bir sorun olarak yansıtıldı ancak gerçek bu değildir. ABD, NATO'ya bağlı olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Bu bağlılık, müttefiklerin Avrupa'daki güvenliğimizin sorumluluğunu daha adil şekilde paylaşmaları beklentisini de beraberinde getiriyor."
"Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa"nın hedeflendiğini vurgulayan Rutte, azaltılan güçlerin tam olarak neler olduğu ve halihazırda NATO planlarına etki edip etmediğiyle ilgili soruya şu yanıtı verdi:
"Bu soruya evet veya hayır diye cevap vermek çok zor çünkü bu 5. maddenin ne zaman ve nasıl devreye gireceğiyle ilgili. ABD'nin NATO Kuvvet Modeli ile katkılarını ayarladığını söylemesi, diğer müttefiklerin de devreye girmesi gerektiği anlamına geliyor."
Rutte, "Ankara Zirvesi'nde ABD tarafından azaltılan tüm bu kapasitelerin telafi edileceğinden emin misiniz?" sorusuna yanıtında, "Tekrar ediyorum, bu teknik olarak çok karmaşık bir konu ancak üzerinde çalıştığımız şey, ABD'nin şimdiye kadar sağladığı şeylerin telafi edilmesi, bu açığın kapatılmasıdır. Durum çok iyi görünüyor, çoğu tamamlandı, bazıları neredeyse tamamlandı ve bazıları daha fazla tartışma ve görüşme gerektiriyor." ifadelerini kullandı.