Türkgün | Dünya | Savaşın görünmeyen yüzü ortaya çıktı! Basra Körfezi’nde petrol kirliliği iki katına çıktı

Savaşın görünmeyen yüzü ortaya çıktı! Basra Körfezi’nde petrol kirliliği iki katına çıktı

Basra Körfezi’nde petrol kirliliği iki katına çıktı. Uzmanlar, İran savaşıyla büyüyen çevre tehdidinin deniz canlılarını ve içme suyu kaynaklarını tehlikeye attığı uyarısında bulunuyor.

Basra Körfezi’nde petrol kirliliği iki katına çıktı. Uzmanlar, İran savaşıyla büyüyen çevre tehdidinin deniz canlılarını ve içme suyu kaynaklarını tehlikeye attığı uyarısında bulunuyor.

Haberlerimizi Google'da Takip Edin
Son dakika gelişmelerinden anında haberdar olun.
Google'da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
KAYNAK: CNN International

Orta Doğu'daki çatışmalar, dünyanın en hassas deniz ekosistemlerinden Basra Körfezi'ni çevre felaketi riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Petrol tesislerine yönelik saldırılar, gemilerde meydana gelen hasarlar ve denize yayılan petrol, bölgedeki deniz canlılarını ve içme suyu kaynaklarını tehdit ediyor. Bilim insanları, çatışmaların yoğunlaştığı dönemde yüzeydeki petrol kirliliğinin önceki yılın aynı dönemine kıyasla iki katına çıktığına dikkati çekiyor.

Petrol kirliliğinde dikkat çeken artış

Birleşik Arap Emirlikleri İklim Değişikliği ve Çevre Bakanlığının açıklamasına göre, bir tankerden sızan petrol, Ümmü'l-Kayveyn Emirliği'ndeki plajların geçici olarak kapatılmasına neden oldu. Yetkililer, sızıntının çevresel etkilerini kontrol altına almak için çalışma başlattı.

Sızıntının İran saldırılarıyla bağlantısı henüz doğrulanmazken olay, Basra Körfezi'nin karşı karşıya olduğu çevresel riskleri yeniden gündeme getirdi.

Güney Florida Üniversitesinde görev yapan ve uydu görüntüleri üzerinden denizlerdeki değişimleri inceleyen oşinograf Brian Barnes, hedef alınan bazı büyük gemilerdeki hasarların ardından uzun mesafelere yayılan duman ve petrol izleri tespit ettiklerini belirtti.

Barnes ve diğer bilim insanlarının Mart 2026'daki verileri geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırdığı araştırmada, Basra Körfezi'nde yüzeyde görülen petrol miktarının, büyük bir çatışmanın yaşanmadığı koşullarda beklenen seviyenin iki katına çıktığı ifade edildi.

Ancak uydu görüntülerinin yalnızca su yüzeyindeki kirliliği gösterdiğine dikkati çeken Barnes, petrol tabakasının kalınlığının bu yöntemle belirlenemediğini kaydetti. Bu nedenle kirliliğin toplam boyutunun daha kapsamlı araştırmalarla ortaya konulması gerekiyor.

Deniz kaplumbağaları ve dugonglar tehlike altında

Basra Körfezi, zorlu çevre koşullarına rağmen çok sayıda deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Bölgede çeşitli deniz kaplumbağası türleri, yüzlerce balık türü ve dünyanın en büyük ikinci dugong, yani deniz ineği popülasyonu bulunuyor.

Nova Güneydoğu Üniversitesi profesörü Bernhard Riegl, onlarca yıldır incelediği Körfez'in, önemli deniz canlılarının yaşam ve üreme alanlarını barındırdığını belirtti.

Kumlu adalar ve geniş deniz çayırı yatakları, deniz canlılarının üremesi için uygun ortam sağlarken mangrov ormanları ve mercan resifleri de yunuslar, deniz kuşları ve balina köpekbalıkları için korunaklı yaşam alanları oluşturuyor.

Çatışmaların ilkbahar döneminde yoğunlaşması, deniz canlılarının üreme faaliyetleri açısından da endişeye yol açıyor. Petrol kirliliğinin bu hassas alanlara ulaşması, ekosistem üzerinde uzun süreli sonuçlar doğurabilir.

Basra Körfezi, dünyanın en sıcak denizlerinden biri olmasının yanı sıra yıl boyunca belirgin sıcaklık değişimleri yaşıyor. Kuveyt yakınlarında deniz suyu sıcaklığının yazın yaklaşık 36 dereceye ulaşabildiği, en düşük seviyelerin ise 16 derece civarında ölçülebildiği belirtiliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığının Doğa Özel Elçisi Rezan Halife el-Mübarek de daha önce yayımladığı bir makalede Körfez'deki saldırıların sona ermesi çağrısında bulundu. El-Mübarek, ekosistemlerin ve türlerin kaybının ekonomik maliyetlerle ölçülemeyeceğine ve bazı doğal sistemlerin bozulduktan sonra eski haline dönemeyebileceğine dikkati çekti.

Basra Körfezi'nde kirlilik neden kalıcı olabilir?

Basra Körfezi'nin nispeten sığ ve sınırlı bir su kütlesi olması, petrol kirliliğinin yayılması ve temizlenmesi açısından önemli sorunlar doğuruyor. En derin noktaları yaklaşık 110 metre olan Körfez, açık okyanusa Hürmüz Boğazı üzerinden bağlanıyor.

Bu coğrafi yapı, kirleticilerin geniş okyanuslara kıyasla daha sınırlı bir alanda kalmasına ve deniz ekosistemleri üzerindeki etkilerinin uzun süre devam etmesine neden olabilir.

Riegl, Körfez'e yayılan petrolün akıntılarla uzak bölgelere taşınabileceğini belirterek kirliliğin etkilerinin yıllar içinde farklı kıyılarda görülebileceğini ifade etti.

Basra Körfezi

1991 Körfez Savaşı'nın izleri hâlâ silinmedi

Bilim insanları, 1991 Körfez Savaşı sırasında yaşanan çevre felaketini bugünkü riskler açısından önemli bir örnek olarak gösteriyor.

Irak güçlerinin Kuveyt'ten çekilirken çok sayıda petrol kuyusunu ateşe vermesi ve denize petrol yayılması, bölgenin kıyı şeritlerinde ağır hasara yol açmıştı.

Riegl, Suudi Arabistan'ın bazı kıyı bölgelerinde geçmişteki petrol kirliliğinin izlerinin hâlâ görülebildiğini ve kuma gömülen petrol kalıntılarının temizlenmesinin son derece zor olduğunu belirtti.

Uzmanlara göre bu örnek, yeni petrol sızıntılarının yalnızca kısa vadeli kirlilikle sınırlı kalmayabileceğini, kıyı ekosistemlerinde uzun yıllar sürebilecek hasarlar bırakabileceğini gösteriyor.

Petrol kirliliği içme suyu kaynaklarını da tehdit ediyor

Basra Körfezi'ndeki çevresel riskler, deniz canlılarıyla sınırlı değil. Bölgede yaşayan on milyonlarca insan, deniz suyunu içme suyuna dönüştüren arıtma tesislerine bağımlı durumda.

Körfez İşbirliği Konseyini oluşturan altı ülke, dünya genelindeki arıtılmış su üretiminin yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor. Bahreyn ve Kuveyt ise içme suyu ihtiyaçlarını büyük ölçüde deniz suyu arıtma tesislerinden karşılıyor.

Deniz suyuna karışan petrol ve diğer kirleticiler, bu tesislerin faaliyetlerini olumsuz etkileyerek su arzının güvenliği açısından risk oluşturabilir.

Bu nedenle olası bir çevre felaketinin sonuçları, doğal yaşamın yanı sıra bölge ülkelerinin su kaynaklarını ve halk sağlığını da ilgilendiriyor.

Basra Körfezi, iklim değişikliğinin geleceğine ışık tutuyor

Körfez'de yaşanabilecek çevresel hasar, bilim insanlarının iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkilerini inceleme imkânlarını da sınırlayabilir.

Riegl'e göre Basra Körfezi'nin aşırı sıcak koşullara uyum sağlamış ekosistemi, gelecekte dünya denizlerinin karşılaşabileceği çevresel şartları anlamak açısından önemli bir doğal laboratuvar niteliği taşıyor.

Bu nedenle petrol kirliliği ve çatışmaların deniz yaşamına vereceği zarar, yalnızca bölgeyle sınırlı olmayan bilimsel sonuçlar da doğurabilir. Uzmanların uyarıları, Basra Körfezi'ndeki doğal yaşamın korunması ve kirliliğin etkilerinin belirlenmesi için kapsamlı izleme çalışmalarının önemini ortaya koyuyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...