İngiltere, Kanada, Fransa, Almanya ve İtalya liderleri, İsrail ile Hizbullah arasındaki gerilimin tırmanmasına dair ortak bir açıklama yaptı ve Lübnan’daki artan tansiyondan duydukları kaygıyı dile getirdi.
Açıklamada, Lübnan ve İsrail temsilcilerinin siyasi bir çözüme ulaşmak üzere bir araya gelmesi gerektiği vurgulanarak, “Tansiyonu düşürecek diyaloğu sağlayacak her girişimi güçlü şekilde destekliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Ayrıca Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırıları ve İran desteği kınanırken, gruba silah bırakma çağrısı yapıldı.
“BU DURUM ÖNLENMELİDİR”
Açıklamada, Lübnan'daki sivillere, Birleşmiş Milletler görev gücüne, sağlık çalışanlarına, sivil altyapıya ve sağlık altyapısına saldırıların da kınandığı vurgulanarak, "İsrail'in ciddi bir kara harekatı, yıkıcı insani sonuçlara yol açabilir ve uzun süreli bir çatışmaya neden olabilir. Bu durum önlenmelidir." ifadelerine yer verildi.
Lübnan'daki insani durumun ve yerinden edilmelerin ciddi boyutlara ulaştığının altı çizilen açıklamada, Lübnan'ın Hizbullah'ın silahsızlandırma çalışmaları ile saldırıları önleme girişimlerine destek verilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, "İstemeden çatışmanın içine çekilen Lübnan hükümeti ve halkıyla dayanışma içindeyiz.” vurgusu yapıldı.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI
İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı 15 Mart'ta yaptığı açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda 850 kişinin hayatını kaybettiğini, 2 bin 105 kişinin yaralandığını bildirmişti.
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi ise İsrail'in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan'da zorla yerinden edilenlerin sayısının 830 bini geçtiğini bildirmişti.