Türkgün | Gündem | Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dünyaya ortak tehdit uyarısı: İklim krizi tıpkı savaş gibi tehlikeli!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dünyaya ortak tehdit uyarısı: İklim krizi tıpkı savaş gibi tehlikeli!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Sıfır Atık Forumu'nda dünyaya net uyarıda bulundu. "İklim meselesi tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir krizdir. Bir yanda lüks ve hoyratlık, diğer yanda açlık varken bu kriz yönetilemez." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Sıfır Atık Forumu'nda dünyaya net uyarıda bulundu. "İklim meselesi tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir krizdir. Bir yanda lüks ve hoyratlık, diğer yanda açlık varken bu kriz yönetilemez." dedi.

KAYNAK: AA

Sıfır Atık Forumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, okyanuslardaki "çöpten kıta" felaketine ve küresel adaletsizliğe dikkat çekti. İklim krizine en çok sebep olan ülkelerin krizden en az etkilenenler olduğunu belirten Erdoğan, kasım ayında Antalya'da yapılacak COP-31 Konferansı öncesi atık yönetimi konusunda Türkiye'nin kararlı adımlarını ilan etti.

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sıfır Atık Forumu'nda konuştu. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Sıfır Atık Forumu'nun düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağım COP-31 Konferansı'nda forumun üstlendiği misyon son derece önemlidir. İklim meselesi tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Sanayi devrimiyle birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere, iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisiyle birbirini tetiklediği inkar edilemez bir hakikattir. Bu problemlerin etkisi enerjiden ulaşıma, sağlıktan hayvancılığa çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedilmektedir. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu, iklim değişikliğinden ziyade iklim krizi olarak ele almamız daha gerçekçi olacaktır.

“bir tarafta milyonlarca insan, bir lokma ekmek, bir yudum su bulmak için boğuşurken diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor”

Yapay zeka ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim anlayışının tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içindeyken, ciddi bir yekün teşkil eden diğer bölümü açlık, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ediyor. İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler, aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor. Bir tarafta milyonlarca insan, yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulmak için çetin şartlarla boğuşurken diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler'in Dünya Gıda Programı Raporu'na göre dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranmaktadır. Bir yıl içinde üretilen gıdanın 3'te biri yani 1,3 milyar tonu israf ediliyor. Her sene üç milyondan çocuk açlıkla bağlantılı hastalıklar nedeniyle henüz ömrünün baharındayken hayata veda etmektedir. Öte yandan atık sorunu da küresel çapta önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Eşim Emine Erdoğan'ın forumun açılışında gündeme getirdiği Pasifik Okyanusu'nun güneyinde tonlarca atık ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğündeki çöpten kıta sorunu ürkütücü bir örnektir. Elimizdeki veriler bu sorunun azalacağına daha da derinleşeceğini gösteriyor.

Atık yönetimi konusunda gerekli adımları atıyoruz. İklim krizinin etkilerini asgariye indirmek için çalışıyoruz."

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...