Türkgün | Gündem | Gazi Meclis 106. yaşında! MHP'li Erkan Akçay: ‘Milli mücadele karargâhından atiye ahit!’

Gazi Meclis 106. yaşında! MHP'li Erkan Akçay: ‘Milli mücadele karargâhından atiye ahit!’

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM’nin 106. kuruluş yıl dönümü özel oturumunda yaptığı konuşmada, Meclis’in sadece bir yasama heyeti değil, istiklal davasının meşru hukuk zemini ve kurucu iradenin merkezi olduğunu vurguladı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM’nin 106. kuruluş yıl dönümü özel oturumunda yaptığı konuşmada, Meclis’in sadece bir yasama heyeti değil, istiklal davasının meşru hukuk zemini ve kurucu iradenin merkezi olduğunu vurguladı.

KAYNAK: TÜRKGÜN

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106’ncı kuruluş yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM Genel Kurulu’nda bir konuşma gerçekleştirdi. Akçay, konuşmasında İlk Meclis’in ruhundan "İç Cephe" vurgusuna, Terörsüz Türkiye hedefinden Türk devlet aklına kadar kritik mesajlar verdi.

İstiklal Davasının Meşru Hukuk Zemini: TBMM

Meclis’in açılışını "işgal altındaki vatanın istiklal ve hürriyet için şahlanışı" olarak tanımlayan Erkan Akçay, TBMM'nin Polatlı’dan top sesleri yankılanırken Milli Mücadele’yi yönettiğini hatırlattı. Akçay, "Meclisimiz; Amasya’da haykırılan istiklal beyanı, Erzurum’da ilan edilen 'vatan bir bütündür' yemini, Sivas’ta tecessüm eden milli egemenlik iradesidir. Bu yüce çatı, istiklal davamızın meşru hukuk zemini ve Türkiye Cumhuriyeti’ni inşa eden kurucu iradenin ta kendisidir" dedi. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!" ilkesinin devletin varoluş manifestosu olduğunu belirten Akçay, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Meclis’in asli fonksiyonlarının daha da güçlendiğini ifade etti.

“Memleketi Temelinden Yıkan İç Cephenin Çökmesidir”

Konuşmasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "İç Cephe" uyarısına geniş yer ayıran Akçay, milli birliğin önemine dikkat çekti. Akçay, "Dış cephe mağlup olabilir; fakat hiçbir zaman bir memleketi yok edemez. Memleketi temelinden yıkan iç cephenin çökmesidir. İç cephe, siyasi farklılıkları inkâr etmek değil; milli meselelerde aynı istikamette ortak kader şuurunda birleşmektir. Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye Yüzyılı’nın kilit taşıdır. Bu hedef sadece bir asayiş meselesi değil, milli birliğin tahkimi bakımından hayati değerdedir" ifadelerini kullandı.

“Tarih bize çok açık bir hakikati telkin etmektedir: İç cephesi sarsılan milletlerin dış baskılara direnmesi mümkün değildir. Bundan dolayı Milli Mücadele dönemi sadece haricî işgale karşı direnişin değil; aynı zamanda iç cephenin tahkim ve takviyesidir. İç cephe, siyasi farklılıkları inkâr etmek değil; millî meselelerde aynı istikamette ortak kader şuurunda birleşmektir. Anadolu işgal atındayken, dünya görüşleri başka başka olsa da; yöre, köken ve siyasi görüşleri farklı da olsa İlk Meclis’in merhum ve muhterem mebusları Milletin istiklali ve istikbali paydasında tek yürek olmuş, milli mücadeleyi zafere ulaştırmıştır.”

“Aziz Atatürk’ün Nutuk’ta ifade ettiği üzere: “Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün milletin oluşturduğu cephedir. Dış cephe, ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephesidir. Dış cephe mağlûp olabilir; fakat hiçbir zaman bir memleketi yok edemez. Memleketi temelinden yıkan iç cephenin çökmesidir…” Bu gerçeği bizden çok daha iyi bilen düşmanlar, iç cephemizi yıkmaya çalışmaktadır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında itilaf devletleri bir taraftan Anadolu’yu işgal ederken diğer taraftan işbirlikçileriyle iç cepheyi bölmek, milli mücadeleyi yok etmek için yaklaşık 30 civarında iç isyan çıkartmıştır.  İç cephenin önemini çok iyi bilen Gazi Mustafa Kemal Atatürk istiklal mücadelesini yürütürken Anadolu’da birlik ve beraberliği sağlamak, iç cepheyi güçlendirmek için bu isyanları bertaraf etmiştir.  İşte bu bakımdan Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye Yüzyılı’nın kilit taşıdır. Bu hedef, yalnızca bir asayiş meselesi değildir. Millî birliğin tahkimi, demokrasi ve hukukun daha da gelişmesi, huzurun tesisi bakımından hayati değerdedir.”

“Bu anlayışla ülkemiz, kronikleşmiş prangalarından kurtulma iradesini kuşanmıştır. Lakin böylesine hassas dönemlerde, millî meseleleri istismar edenler de vardır. Toplumsal fay hatlarını kaşıyan, sokakları tahrik eden zihniyetleri biliyoruz.  Meclisimiz, terörden arındırılmış, huzuru kavileşmiş, iç cephesi sağlam bir Türkiye idealine milli mutabakat zemini ve hukukî çerçeve kazandırmakla mükelleftir. ”

"21’inci asırda Türk devlet aklı; kudret ile adaleti harmanlamaktadır"

Türkiye’nin küresel siyasetteki konumuna değinen Akçay, Türk devletinin hadiselerin peşinden sürüklenmediğini, aksine nizam kuran bir akla sahip olduğunu belirtti. "21’inci yüzyıl, yalnızca devletlerin mücadelesi değil; medeniyet havzalarının ve jeopolitik hedeflerin acımasızca rekabet ettiği bir yüzyıldır.  Devletimiz, tarihin hiçbir döneminde hadiselerin peşinden sürüklenmemiş; aksine onların istikametini tayin eden, nizam kuran ve krizleri devlet refleksi ile yöneten bir siyasi aklın taşıyıcısı olmuştur. Bu akıl, "Devlet-ebed-müddet, millet- ebed-müddet" şuuruyla tezahür etmiştir. Atatürk'ün muazzam ikazını unutmayalım: “Hangi istiklâl vardır ki yabancıların nasihatleriyle, yabancıların planlarıyla yükselebilsin?” 21’inci asırda Türk devlet aklı; kudret ile adaleti harmanlamaktadır. İşte bu şuurla hareket ediyoruz. Yeni dönemde Türkiye izleyen değil, yön verendir. Küresel fırtınaların koptuğu bu devirde; Türkiye’nin kılıcı keskin, sözü geçkindir!" dedi.
 “23 Nisan, işte bu yüzden yalnız bir bayram değil, atiye verdiğimiz ahittir”

23 Nisan’ın çocuklara armağan edilmesini "istikbalin temiz kalplere emanet edilmesi" olduğunu söyleyen Erkan Akçay, "23 Nisan aynı zamanda çocuklarımıza armağan edilmiş bir bayramdır. Bugünün çocuklara ithaf edilmesi, istikbalimizin onların temiz kalplerine emanet edilmesinin veciz ifadesidir.  Her çocuk umut demektir; milletimizin yarını demektir. Bir milletin çocuklarına bakışı, kendi geleceğine bakışıdır.  23 Nisan, işte bu yüzden yalnız bir bayram değil, atiye verdiğimiz ahittir. Bizlere düşen mukaddes vazife bellidir: Evlatlarımıza sadece müreffeh bir ülke bırakmayacağız. Daha kudretli bir devlet, daha köklü bir demokrasi bırakacağız. “Uyanınca Türk’ün özü Gerçekleşir Tanrı sözü Olur bir gün şu yer yüzü, İnsanlığın hür meydanı!” ifadelerini kullandı.

“aziz milletimizin ve çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun”

Konuşmama son verirken, Gazi Meclisimizin kuruluş yıl dönümünü, aziz milletimizin ve çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı tebrik ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Gelin canlar tanış olalım, işi kolay kılalım!
 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...