TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nun bayram sonrası ilk oturumunu açarken önemli açıklamalarda bulundu.
Ramazan Bayramı’nın bu yıl buruk geçtiğini ifade eden Adan, İslam coğrafyasında yaşanan çatışmaların derin üzüntü yarattığını vurguladı. Bölgedeki gelişmelere dikkat çeken Adan, “Şehirler alevler içinde, insanlık sessiz. Gazze’den Lübnan’a, İran’dan farklı coğrafyalara uzanan saldırılar vicdanları yaralıyor” dedi.
Türkiye’nin böylesi bir tabloda kritik bir konumda olduğunu belirten Adan, ülkenin “ateş çemberinin ortasında bir sulh ve selamet adası” olduğunu ifade etti.
Türkiye bir sulh ve selamet adası gibi ateş çemberinin tam ortasında durmaktadır
MHP'li Celal Adan'ın konuşmasının tamamı:
Mübarek Ramazan ayını tamamlayıp, bir bayramı daha idrak ettik. Şimdi de bayram sonrası, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk genel kurulunu açıyoruz. Fakat bu yıl hem Ramazan-ı Şerif hem de mübarek Ramazan Bayramı; bütün inananlar açısından buruk ve kederli geçmiştir. Yüreğimizde bir bayram sevinci değil; coğrafyamızı sarsan acılar vardır. Soykırımcıların ve işgalcilerin döktüğü kanlar, vicdanımızı yakmaktadır. Şehirler alevler içinde, insanlık sükût hâlindedir. Bugün medeniyet havzamız ve gönül coğrafyamız; ateş hattındadır. Küresel güçler; Gazze’ye, Lübnan’a, İran’a saldırarak sivilleri katletmektedir. İsrail ve İran hattındaki gerilim, bölgemizi karanlığa sürüklemektedir. İşte tam bu noktada; Türkiye bir sulh ve selamet adası gibi ateş çemberinin tam ortasında durmaktadır.
meclis, İstiklal Harbi boyunca Türk milletinin hem namusu hem de namlusu olmuştur
İnsanoğlu; tarihin keskin dönemeçlerinden birini atlatmaktadır. Bu karanlık günlerde tek vazifemiz vardır: Türkiye’nin istikrar, istiklal ve istikbal mücadelesine omuz vermek… Memleketin huzuruna halel getirmemek, her birimizin ortak mesuliyetidir. Bütün dünyada barış güvercinleri kanla boğulurken, sergilediğimiz dirayetli duruş hayatidir. Gündelik siyasi hesapları, kısır çekişmeleri bir kenara bırakmak mecburiyetimiz vardır. Büyük Türk milletinin meclisine yakışan tavır, budur. Bu çatı, sıradan bir yapıdan daha fazlasını korumaktadır. Bu meclis; milletimizin hürriyet meşalesi, devletimizin kurucu iradesidir. Bu meclis, İstiklal Harbi boyunca Türk milletinin hem namusu hem de namlusu olmuştur.
Gazi Meclis çalışmalarına hassasiyetle yaklaşacağına inancım tamdır
O ateş ve kan çağında Burdur Milletvekili olarak meclisimizde yer alan İstiklâl Şairi Mehmet Akif’in mısraları; Gazi Meclis’in ruh köküne işaret etmektedir: “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. / Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez”. Kurtuluş Savaşı’nda işgalcilere göğüs geren, 15 Temmuz’da tanklara kafa tutan Meclis; bugün de milleti ve devleti müdafaa etmek azmindedir. Bu çatı altında görev alan herkesin; Gazi Meclis çalışmalarına bu hassasiyetle yaklaşacağına inancım tamdır.
Hepinizi hürmetle selamlıyor, hayırlı çalışmalar diliyorum.