Türkgün | Videolar | Gündem | MSB'den İncirlik tartışmalarına son nokta: İncirlik bir Türk üssüdür

MSB'den İncirlik tartışmalarına son nokta: İncirlik bir Türk üssüdür

İncirlik Üssü'nün aidiyeti tartışmalarına son noktayı koyan Milli Savunma Bakanlığı, tesisin tamamen bir Türk üssü olduğunu bir kez daha tescilledi.

İncirlik Üssü'nün aidiyeti tartışmalarına son noktayı koyan Milli Savunma Bakanlığı, tesisin tamamen bir Türk üssü olduğunu bir kez daha tescilledi.

MUHABİR: Beybin Usanmaz

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık asayiş raporunda terörle mücadelede gelinen devasa boyutu gözler önüne serdi. Türkiye'nin beka mücadelesini kararlılıkla sürdüren Türk Silahlı Kuvvetleri, özellikle Suriye'nin kuzeyindeki 'yeraltı şehri' tünellerine son darbeyi vurdu. Münbiç'teki terör tünellerinin %95'ini imha eden Mehmetçik, bölgedeki toplam tünel imhasını 764 kilometreye çıkararak terör örgütünün lojistik ağını çökertti. Operasyonların baskısıyla sadece bu hafta içinde 4 PKK’lı terörist daha güvenlik güçlerine teslim oldu.

Sınırda bir haftada 78 kişi yakalandı

Hudutlarda yürütülen güvenlik faaliyetlerinde son bir haftada 78 kişi yakalanırken 1733 kişi engellendi. Böylece yıl içinde yakalananların sayısı 1278’e, engellenenlerin sayısı ise 13 bin 493’e çıktı.

'İncirlik'te Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez'

İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır."

“Hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir”

Doğu Ege Adaları Yunanistan’a 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması ile gayri askeri statüde bulundurulma şartıyla devredilmiştir.

Limni (Lozan Barış Antlaşması) ve Kerpe Adaları (Paris Barış Antlaşması) gayri askeri statüde olması gereken adalardır. Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir.

Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir.

Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz.

KKTC için alınan tedbirler

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği ile Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın muhafazası, Türkiye açısından stratejik önemdedir ve bu konudaki tutumumuz net ve değişmezdir.

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve drone tehdidi sonrası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurlarımız; caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır.

Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs’ta Garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz.

Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; Garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz.

Malatya’ya konuşlandırılan patriot sistemi

ABD-İsrail ile İran arasında devam eden şiddetli çatışmalar kapsamında ülkemize yönelik İran’dan farklı zamanlarda ateşlenen iki balistik mühimmat NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir.

Yaşanan gelişmeler karşısında hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde aldığımız tedbirlere ilave olarak NATO müttefiklerimizle yürütülen istişare mekanizmaları etkin şekilde devreye alınmıştır. Bu kapsamda, NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır.

NATO, müttefik ülkelerin hava sahalarını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakıdır; Türkiye ise jeostratejik konumu, güçlü ordusu ve İttifakın güneydoğu kanadındaki kritik rolüyle bu yapının en önemli unsurlarından biridir.

Atılan bu adımlar; hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...