Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türk Tarım Orman-Sen 8. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, sendikal mücadelenin milli değerlerden bağımsız düşünülemeyeceğini ve tarım sektörünün stratejik bir güvenlik alanı olduğunu vurguladı.
Sendikanın 34 yıllık geçmişine ve duruşuna dikkat çeken Kahveci, Türkiye Kamu-Sen'in dünyada kendine has bir sendikal üslubu bulunduğunu belirtti. Sendikacılığa yeni bir bakış açısı getirdiklerini anlatan Kahveci, "Türkiye Kamu-Sen'in hak ve hakikat mücadelesi basit bir sendikal mücadeleden ibaret değil. Tarih de bunu yazıyor. Bu 34 yıllık süre içerisinde Türkiye Kamu-Sen her aşamasında tarihe not düşerek geldi." dedi.
MİLLİ ŞUURDAN YOKSUN EMEK MÜCADELESİ OLMAZ
Küresel emek hareketlerinden farklı olarak "Türkiye sevdası" ile "ekmek kavgası"nı birleştirdiklerini ifade eden Kahveci, meselelere milli bir pencereden baktıklarını dile getirdi. Sendikal anlayışlarının temelini anlatan Kahveci, "Milli şuurdan, milli bilinçten yoksun, sadece emek mücadelesi vermeye kalkıyorsanız, kusura bakmayın Türkiye Kamu-Sen'in öyle bir emek mücadelesi yok. Biz bu millet için varız, biz bu devlet için varız." diye konuştu.

Yakın coğrafyadaki gelişmelere ve devletin bekasının önemine işaret eden Kahveci, şunları kaydetti:
"Suriye'nin, Irak'ın, Afganistan'ın ve Ukrayna'nın yaşadığı ortada. Onun için önce vatan. Dolayısıyla bu topraklara sahip çıkmadığımız sürece biz ne sendikacılıktan ne temel hak ve özgürlüklerimizden ne de siyaset hakkımızdan bahsedebiliriz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ilelebet yaşatmak ki onun üzerinde biz temel hak ve özgürlüklerimizi yaşayalım."
TARIM VE ORMANCILIK MİLLETİN BEKA DAVASIDIR
Konuşmasında tarım, ormancılık ve hayvancılık sektörlerinin hayati önemine değinen Kahveci, bu alanların sadece ekonomik bir faaliyet olarak görülemeyeceğini belirtti. Dünyada yaşanan gıda krizleri ve iklim değişikliğine dikkat çeken Kahveci, "Görüyoruz ki tarım, hayvancılık ve ormancılık milletin varlık ve beka davasıdır. Gıda güvenliğini sağlayamayan bir ülke geleceğini de güvence altına alamaz, ormanlarını koruyamayan bir toplum yarınlarını da koruyamaz." ifadelerini kullandı.

Hizmet kolunda çalışan personelin fedakarlığına vurgu yapan Kahveci, ormancıların, veteriner hekimlerin ve ziraat mühendislerinin zorlu şartlarda görev yaptığını hatırlattı. Sahadaki çalışmalara değinen Kahveci, "Yangında, selde, kuraklıkta, salgında ilk sahaya çıkanlar onlardır. Onlar aynı zamanda milletimizin geleceğini koruyan, ülkemizin gıda güvenliğini sağlayan kahramanlardır." değerlendirmesinde bulundu.
ADİL BİR ÜCRET SİSTEMİ VE FİİLİ HİZMET ZAMMI TALEBİ
Tarım ve orman çalışanlarının özlük haklarında iyileştirme yapılması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Kahveci konuya, "Hizmet kolu çalışanlarımızın görev, yetki ve sorumluluklarına uygun adil bir ücret sistemi, fiili hizmet zammı, teknik ve sağlık hizmetleri sınıfındaki personelin özlük haklarının güçlendirilmesi gibi haklı ve meşru talepleri vardır." sözleriyle işaret etti.
Taşra teşkilatındaki personel açığının giderilmesi ve sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi gerektiğini belirten Kahveci, "Tarımın güçlü olması için çiftçinin yanında güçlü bir kamu teşkilatı olmalıdır. Ormanların korunması için güçlü bir ormancı kadrosu olmalıdır." dedi.

YARIN ELBET BİZİMDİR
Genel kurulun birlik ve beraberliğe katkı sağlamasını temenni eden Kahveci, konuşmasını Necip Fazıl Kısakürek'in dizeleriyle tamamladı. Geleceğe dair umutlu mesajlar veren Kahveci, "Yarın elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, elbet bizimdir." diyerek sözlerini noktaladı.