Bambaşka Beşiktaş
Daha imzayı atarken, “Beşiktaş’ın ateşli bir taraftarı var. Ben de ateşli bir teknik direktörüm demişti” Italiano. Yeni sezonun açılışında, iki “ateş” buluşmasında, Dolmabahçe yangın yeriydi. Bu psikolojik atmosfer üstünlüğü, bir proje takımı olan Midtjylland karşısında oyuna da yansıdı. İlk 10 dakikada 5 hücum aksiyonu vardı yeni Beşiktaş’ın. Nübel’in asistinde Cerny diri, kornerde Salih şanslı olsa, daha 5 dakikada 2-0 olurdu maç. Italiano’nun en önemli özelliği kaleci ve stoperlere özel roller vermesi. Ki, Djalo orta sahaya çıkıp, rakibin daha ilk çeyrekte iki forvetinden birinin kırmızı kart görmesinin mimarı oldu.
On numarasız, tek 6’lı 4-3-3 formasyonu, doğru saha kullanımı ve temponun yanı sıra, net çapraz paslarla kısa yoldan pozisyonlar getirdi Beşiktaş’a. Kaçan pozisyonlar şaka gibiydi. Ama Kaptan Orkun’un şakası yoktu, 22. dakikada yaydan öyle bir ayak içiyle topu 90’a yolladı ki, adeta fotoğraf çektirdi.
Gol takımı rahatlattı. Herkes gol için çok istekliydi. Salih’in inanılmaz derecedeki performansı, Orkun ve Olaitan’ın çabukluğu her geçen dakika pozisyon sayısını artırdı. Ama 5-3-1’le 1-0’a yatan rakip karşısında farkı artırmadı. Nübel de harika bir kurtarışla daha ilk günden maç kurtaran kaleci olduğunu gösterdi.
Bu futbolun hakkı en az 3-0, 4-0 idi. Bitiricilik sorununun çözümü de Trossard, uzun santrfor ve Salah... Bir basketbol koçu gibi, tükenmez enerjisiyle maçı yöneten Italiano, güçlü bir takım kimliği oluşturuyor.