Gazze’nin şarapneli
Dünyanın en büyük Yahudi nüfuslarından birisine ev sahipliği yapan New York’ta Netanyahu’yu savaş suçlusu ilan eden ve şehre gelmesi halinde onu tutuklatacağını söyleyen Zohran Mamdani geçen yıl belediye başkanı seçildi.
Hem de sandığa giden her üç Yahudi’den birinin oyunu alarak…
Bir Müslüman sosyalistin New York Yahudilerinden yüzde 33 oy alarak seçimi kazanması Amerikan Yahudiliğinin İsrail’le kıydığı nikâhı sorgulamaya başladığının göstergesidir.
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli de bu amaçla defalarca dünya Yahudi toplumunun vicdanına seslenmiştir. Netanyahu’nun Gazze’de döktüğü kanın Yahudi kimliğinin üzerine bulaştığına dikkat çekerek On Emir’deki “öldürmeyeceksin” hükmünü hatırlatmış ve İsrail devletiyle Yahudi inancı arasına vicdani bir set çekilmesini istemiştir.
Ama dünya Yahudilerine ulaşmak nispeten mümkünken İsrail toplumuna söz geçirmek neredeyse imkânsızdır.
İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün araştırmasına göre İsraillilerin yüzde 79’u Gazze’deki açlık ve acı haberlerinden hiç rahatsız olmuyor. Yüzde 76,5’i Filistinli sivillerin çekeceği acının hiç dikkate alınmaması gerektiğini düşünüyor.
Dünyanın en büyük çocuk mezarlığı haline getirilen Gazze’ye bakıp insanın vicdanında yaprak kıpırdamaması siyasi tercihlerle açıklanamayacak kadar ağır bir çıldırmışlık hâli.
Bu karanlık gidişata şerh düşenlerin sayısı ise bir elin parmağından az.
Eski başbakanlardan Ehud Barak, Ehud Olmert, eski generaller ve güvenlik bürokratlarından yaklaşık iki yüz isimle beraber İsrail yönetimine ağır eleştiriler yönelttikleri bir belgeye imza atarak hükümetin etnik temizlik yapmasını eleştirmişler.
Fakat milyonların vicdansızlığı içinde kaybolmaya mahkum olan iki yüz kişiyle bu soykırım kervanını durdurmak mümkün değil.
Netanyahu’nun anketlerde en güçlü rakibi görülen eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot düşmana ezici güç uygulanmasını esas alan Dahiye doktrininin bilinen isimlerinden. Yani önümüzdeki seçimde sandıktan Netanyahu çıkmasa bile İsrail siyasetine hep Netanyahular hâkim…
“Türkiye yeni İran’dır” diyerek Türkiye’yi hedef tahtasına koyan eski Başbakan Naftali Bennett geçen gün Hırvatistan’da kızının başına gelen bir hadiseyi anlatıyor.
Kızı dondurma almak isteyince dondurmacı kızına İsrailli olup olmadığını soruyor. “Evet” cevabını işitince de dondurma çöpe gidiyor.
Bennett bunu antisemitizmin yükselişine bir örnek olarak anlatmakta haksız değil. Gazzeli çocukların üzerine bırakılan bombaların şarapneli dünyanın dört bir yanındaki Yahudilerin önüne düşmesi tamamen onların eseri...
Amerikan siyasetinde de İsrail’in eski gücünü yitirmesinin tek örneği Mamdani’nin seçim zaferi değil.
ABD merkezli İsrail yanlısı lobi kuruluşu AIPAC’ın siyasetçilere sağladığı destek artık sakıncalı bir etikete dönüştü.
İsrail yanlısı Cumhuriyetçi Mike Rogers bile bu desteğin fazla görünür olmasından rahatsızlığını dile getirdi.
İsrail’in asıl mevzi kaybı burada.
Gazze’den gelen görüntülerin dünya kamuoyunda açtığı gediği kapatacak bir Demir Kubbe’si yok.
Siyonistler Gazze’yi kuşattıklarını zannederken İsrail’in etrafındaki çemberi hiç olmadığı kadar daraltmış durumdalar…