86 milyon kazandı, felaket tellalları kaybetti

YAYINLAMA:
86 milyon kazandı, felaket tellalları kaybetti

MHP Lideri Devlet Bahçeli 1 Ekim 2024’te DEM Parti sıralarına doğru yürümüş ve elini uzatmıştı. Terörsüz Türkiye süreci yine Sayın Bahçeli’nin eliyle yeni bir evreye girdi. MHP Lideri sürecin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifinin altına ilk imza atan isim oldu.

Sayın Bahçeli sürecin başından beri Terörsüz Türkiye meselesini günlük siyasetin arka sokaklarına terk etmedi. Hangi partinin kaç puan kazanacağına veya sürecin kimin hanesine yazılacağına hiç bakmadı. 40 yılı aşkın süredir can alan, ocak söndüren, ülkenin milli servetini tüketen bir meselenin çözümüne devlet adamı ciddiyetiyle yaklaştı.

Dün itibariyle çerçeve yasa teklifi, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" ismiyle Meclis’teki 592 milletvekilinden 360’ının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunuldu. 

Teklife onay veren AK Parti, MHP, CHP, Yeni Parti, Yeni Yol, DEM Parti ve HÜDAPAR’ın Meclis’teki toplam sandalye sayısı 539’u buluyor. Bu siyasi aritmetik, yasa teklifinin Genel Kurul’da büyük bir oy çokluğuyla kabul edilerek yasalaşacağını şimdiden gösteriyor.

Terörsüz Türkiye üzerinde tepinilecek ve zafer naraları atılacak bir süreç değil. Geçmişin yaralarını huzurlu bir geleceğin sükûneti içinde tedavi edecek bir toplumsal restorasyon süreci. Türkiye’nin ikinci yüzyılındaki yükselişinin zemini… Sayın Bahçeli’nin ifade ettiği gibi kazanan 86 milyon vatandaş ve terörün gölgesinde yaşayan Orta Doğu halkları…

Fakat bu süreçte kendisini kaybetmiş sayanlar da var. 

Emperyalist ABD ve siyonist İsrail bu sürecin tartışmasız en büyük kaybedenleri. Vekâlet ilişkileriyle Ortadoğu’yu şekillendirme projeleri Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefiyle büyük yara alıyor. İçeride ise İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Terörsüz Türkiye sürecinin başladığı günden beri felaket uzmanlığına soyunmuşlardı. Onlar da kaybediyor… 

Türkiye’nin bölüneceğini, devletin teslim olacağını, ülkenin etnik parçalara ayrılacağını iddia ettiler. PKK’nın Türkiye’de silah bırakırken Suriye’de PYD ve YPG üzerinden devletleşeceğini, Ankara’nın da bu alışverişe göz yumacağını ileri sürdüler. Oysa Terörsüz Türkiye süreci henüz ülkemizde nihai sonuca ulaşmadan sınırların ötesindeki hesapları bozmaya başladı. Suriye’deki ayrılıkçı yapının hareket alanı sona erdi. İran’da terör örgütünün Amerikan hesabına rejimi çökertme planı Trump’ı kızdırmak pahasına boşa çıkarıldı. 

Ümit Özdağ ile Müsavat Dervişoğlu yine de felaket tellallığından vazgeçmedi. Bütün siyasi yatırımını selden kütük toplamaya yapmışlardı, yağmurun dinmesi onları hiç memnun etmedi…

Şimdi Türkiye’nin önünde bu sürecin hukuki çerçevesini oluşturacak 12 maddelik yasa teklifi var. Basına yansıyan metinde Türk milletinin vicdanını, şehitlerin hatırasını veya gazilerin onurunu incitecek tek bir hüküm yok. Kan dökülmesine sebep olmuş hiçbir PKK mensubu infaz düzenlemesinin kapsamına alınmıyor. Düzenleme, ölümlü ve yaralamalı eylemlere karışmamış kişiler hakkında aldıkları cezaların üst sınırlarına göre erteleme, denetim ve benzeri tedbirler öngörüyor.

Metin ortada…

Ama felaket uzmanlarının metne ihtiyacı mı var? Onlar hala “Şehitlerimizin katilleri affediliyor” diyerek kanunda bulunmayan bir hükmü kaçak yollarla milletin aklına sokmaya çalışıyorlar.

Onların meselesi terörün bitmesi değildi.

Terörün kendilerine yarattığı siyasi söylem alanıydı.

Bölünme kehanetleri doğru çıkmadı. Federasyon hevesleri gerçekleşmedi. Suriye’de terör devleti kurulmadı. PKK’lılar için genel af da getirilmedi. Terörsüz Türkiye ilerledikçe korku üzerinden yaptıkları hesapların tamamı birer birer bozuldu.

Terör örgütü varoluş iddiasını bıraktı ama bunlar terör örgütünü hala bırakamadı…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...