Üniversite sınav sonuçları: Tıp lider, mühendislik inişte (2)
Üniversitelerde mühendislikleri güçlendirme yolunda üçüncü önemli başlık teşvik ve yönlendirme. İlk 1000'e, hatta ilk 10000'e giren bir genç bu stratejik bölümleri seçtiğinde tam burs, yurt dışı imkânı ve mezuniyette iş ile karşılanmalı. Üniversitelerin ilk 20 yapay zekâ, siber güvenlik, çip ve ileri bilgisayar sistemleri ile ilişkili bölümlerine burs tahsis edilebilir, tercih eden genç alır.
Üniversitelerdeki mühendislik bölümlerinin teknik ve AR-GE altyapılarının güçlendirilmesi de yine bu alana meraklı gençlerin alanlarında en iyilerden teknik imkanları kullanabilmelerini sağlar.
Yeri gelmişken mühendislere yeşil pasaport konusunu tekrar gündeme getirelim. Bir mühendisin kamuda çalışmak dışında yeşil pasaport alma imkanı yok. Bunlar ufak işler gelebilir ama bu da bir teşvik, bir yandan da devletin bu mesleğe nasıl baktığının bir göstergesidir. Bugün yeşil pasaport, memura var, avukata var, mühendise yok. İlk ikisi çoğunlukla gezmeye, para harcamaya giderken mühendis iş yapmak, para kazanarak getirmek için yeşil pasaporta ihtiyaç duyuyor ama ulaşamıyor. Bu hem bir iş gerekliliği hem de mühendislik mesleğinin prestiji için önemli.
Tıbba tekrar dönersek, Türkiye'de 1.000 kişiye ~2,2 tıp doktoru düşerken OECD ortalaması 3,7. Buradan çıkan sonuç “daha fazla tıp uzmanına ihtiyaç var” olabilir. Demek ki tıbbı kısmaktan ziyade, diğer kefeye ağırlık koymak gerekli.
Yeteneğin yerleştirilmesinin ülkelerin büyümesine etkisini analiz eden bir makaleye(1) göre, ülkeler arası verilerde hukuk eğitimi alanların oranı yükseldikçe ekonomik büyümenin yavaşladığı, mühendislik eğitiminin ağırlığı arttıkça ise büyümenin hızlandığı gösteriliyor. Yazarlar bunu bir toplumun en yetenekli insanlarını değer üretmeye mi yoksa mevcut değerin paylaşımı için rekabet etmeye mi yönelttiğinin getirdiği fark üzerinden açıklıyor.
Başka bir makaleye(2) göre de, bir toplumdaki girişimci/yetenek miktarından çok, bu yeteneğin hangi faaliyetlere yöneldiği önemlidir. Girişimcilik, kurumlar yenilik ve üretimi ödüllendirirse üretken; rant yönetimi ve ayrıcalık elde etmeyi ödüllendirirse verimsiz hatta yıkıcı hale gelir.
Bir diğer akademik çalışmaya(3) göre de doğal kaynaklar tek başına sorun değildir. Girişimciler, “Üretici dostu” kurumlarda üretime; paylaşım/dağıtım odaklı kurumlarda ise rantı ele geçirmeye yönelir. Aynı kaynak zenginliği bir ülkede büyüme, diğerinde durgunluk yaratabilir.
Neticede en yetenekli insanları üretimi büyüten işlere yönlendirirsek ülke büyür, var olanı bölüştüren işlere yönlendirirsek reel büyümez. Sadece mühendislik değil, temel bilimler gibi, büyümek isteyen bir ülke için önemli bölümlerin lehine, getiri, prestij, teşvik, yönlendirme gerekli.
Bu konunun ülkemizin için çok önemli bir politika konusu olduğunu düşünüyorum. Devletimizin Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı ile doktorada gösterdiği stratejik teknolojilere doğru istikameti 18 yaşındaki gençlerin tercih zamanına getirmeye çalışmak lazım.
(1) Murphy, K. M., Shleifer, A., & Vishny, R. W. (1991). “The Allocation of Talent: Implications for Growth.” The Quarterly Journal of Economics, 106(2), 503–530.
(2) Baumol (1990), “Entrepreneurship: Productive, Unproductive, and Destructive”
(3) Mehlum, Moene & Torvik (2006), “Institutions and the Resource Curse”