Dervişoğlu’nun unuttuğu Dervişoğlu
4 yıl önce AK Parti'den İYİ Parti'ye geçen Eşref Fakıbaba hem milletvekilliğinden hem parti üyeliğinden istifa etti.
Bu çifte kavrulmuş istifa Müsavat Dervişoğlu'nun “Ne mutlu Türk’üm diyene diyemeyen birinin aramızda yeri yoktur" açıklamasının ardından geldi.
Fakıbaba istifa öncesi Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili partisiyle görüş farklılığı içinde olduklarını söylemiş, kendisini de “Ne mutlu Türküm diyene” demeyen bir “Türkiye milliyetçisi” olarak tanımlamıştı.
Ama adı “AK Parti’ye geçebilecekler listesinde” bulunan Eşref Fakıbaba’nın ayrılığı beklenmedik bir şey değildi.
Müsavat Dervişoğlu gerçekleşmesi beklenen bir ayrılıkta ilk vedayı etmenin psikolojik üstünlüğünü ele geçirmeye çalıştı.
“Ne Mutlu Türk'üm diyene” diyemeyen birisine kapıyı gösteren genel başkan olarak alkış toplamak istedi.
Fakat kendisini liberal olarak tanımlayan Eşref Fakıbaba’yı partinin genel başkan yardımcılığına getiren de Müsavat Dervişoğlu’ydu.
Üstelik 2022’de Eşref Fakıbaba'ya teklif götüren İYİ Parti, Batılı güçleri bizi zenginleştirecek güçler olarak tanımlayan, ABD’deki LGBTİ+Onur Yürüyüşü’ne katılanları milletvekili ve genel başkan yardımcısı yapan, Afrin operasyonuna HDP'yle beraber itiraz eden, HDP'yi Kürtlerin temsilcisi gören bir yerde duruyordu.
HDP ile aynı adaylara mühür vuruyor, ortak anayasa taslakları üzerinde çalışıyor, fakat sahnenin önünde ve gerisindeki tutarsızlıkları yüzünden HDP’liler tarafından "İYİ Parti, size söylüyorum. Şu an koltuklarınızda HDP’nin ve PKK'nın oylarıyla oturuyorsunuz” şeklinde hizaya getiriliyordu.
İYİ Parti daha önce de kopuşlar yaşadı. Milliyetçi seçmene cazip görünmek için parti vitrinine çıkarılan isimler zehir zemberek sözlerle İYİ Parti’den istifa ederken Meral Akşener’in yanından ayrılmayan kişi yine Müsavat Dervişoğlu’ydu.
HDP yakınlaşmasının Meral Akşener'i köşeye sıkıştırdığı zamanlarda genel başkanı rahatlatma görevi “HDP’li TBMM Başkanvekili oturumları yönetiyor ve hepimiz de onun yönetimine katılıyor muyuz? Bu meşru mu, gayrı-meşru mu tartışmasına en iyi cevaptır" ifadeleriyle Dervişoğlu’na düşmüştü.
Yani Müsavat Dervişoğlu’nun grup başkanvekili sıfatıyla güç verdiği İYİ Parti “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyemeyen birisi için persona non grata ilan edilmeyeceğini bilerek girdiği bir yerdi.
Hala da öyle… Ama merkez olma iddiası elinde kalan İYİ Parti milliyetçiliğin ipine tutunarak akrobatik hareketler sergilemeye başladığı bir sürecin içinde. Müsavat Dervişoğlu yine de kan kaybını engelleyemiyor. Terörsüz Türkiye muhalifliğiyle sıçrama yapmayı planlarken, sürecin başlangıcı sayılan 1 Ekim 204’ten beri 6 milletvekilini kaybetti. Böyle giderse mikrofon milliyetçiliğini sürdürdüğü Meclis kürsüsüne çıkmasını sağlayan milletvekili grubunu da kaybedebilir…