Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Aspendos Antik Kenti’nde yürüttüğü kazı çalışmalarında dikkat çekici bir keşfe ulaşıldı. Aspendos Akropolisi ile tiyatroyu birbirine bağlayan Tiyatro Caddesi’nin Doğu Meydanı’nda ortaya çıkarılan mozaik, Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatına dair önemli veriler sunmasıyla öne çıkıyor.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bulunan eserin Roma dönemine ait mozaik sanatının bölgedeki gelişimini anlamak açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Tiyatro Caddesi’nde gün yüzüne çıkarılan eserin merkezinde, kentin yaşam kaynağı olan Eurymedon Nehri’ni simgeleyen “Genç Eurymedon” figürünün yer aldığı ifade edildi. Ersoy, mozaiğin yüksek işçilik kalitesi ve ikonografik özellikleriyle dikkat çektiğini vurguladı.

Bakan Ersoy, sosyal medya hesabından duyurduğu buluntuya ilişkin yaptığı değerlendirmelerde şunları kaydetti:
“Aspendos’ta yürüttüğümüz kazı çalışmalarında, Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatına ışık tutacak son derece önemli bir keşfi gün yüzüne çıkardık. Tiyatro Caddesi’nde ortaya çıkarılan mozaiğin merkezinde, kente hayat veren Eurymedon Nehri’ni simgeleyen “Genç Eurymedon” tasviri yer alıyor. Saz yaprakları, amphora ve balık figürleriyle zenginleşen bu kompozisyon; suyun, bereketin ve yaşamın simgesel anlatımını yansıtıyor. Küçük tesseralarla oluşturulan renk geçişleri, ayrıntı zenginliği ve yüksek işçilik kalitesiyle dikkat çeken eser, mozaik sanatında oldukça nadir rastlanan nehir tanrısı betimlemelerinden biri olmasıyla da ayrı bir önem taşıyor. Bu keşif, yalnızca Aspendos’un sanatsal zenginliğini ortaya koymakla kalmıyor; Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatına ilişkin önemli bilimsel veriler de sunuyor. Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün değerli uzmanlarına, kazı ekibimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

İlk İzleri Milattan Sonra 3’üncü Yüzyıla Uzanıyor
Aspendos Akropolisi ile Tiyatro’yu birbirine bağlayan Tiyatro Caddesi’nin Doğu Meydanı’nda yürütülen çalışmalarda, meydan ile Doğu Sur Duvarları arasında yaklaşık 6 x 25 metre ölçülerinde mozaikli bir mimari yapı ortaya çıkarıldı.
İlk değerlendirmelere göre yapının milattan sonra 3’üncü yüzyıl başlarında havuz olarak inşa edildiği, şimdiye kadar kazısı tamamlanan yaklaşık 6 x 7,50 metrelik bölümde açığa çıkarılan mozaik döşemenin ise henüz kazılmamış alanlarda da devam ettiği anlaşıldı. Yapının, milattan sonra 262 depreminin ardından iç duvarlarla bölünerek farklı mekânlara ayrıldığı değerlendiriliyor.

Mozaiğin Merkezinde NE VAR?
Gün yüzüne çıkarılan mozaik tabanın ilk panosu geometrik bezemelerden, ikinci panosu ise merkezindeki figüratif betimlemeden oluşuyor.
İkonografik özellikleri ve benzer örnekler doğrultusunda söz konusu figür, Aspendos’a hayat veren Eurymedon Nehri’ni simgeleyen “Aspendos Nehir Tanrısı Genç Eurymedon” olarak tanımlanıyor.

Saz Yaprakları ve Amphora ve Balık Figürleri Dikkat Çekiyor
Mozaikte, Nehir Tanrısı tasviri başında ve elinde saz yapraklarıyla betimleniyor. Doğanın bereketini ve suyun yaşam veren gücünü simgeleyecek şekilde içinden su dökülen bir amphoraya yaslanmış pozisyonda tasvir edilen figüre, nehir içerisinde karşılıklı yüzen balıklar eşlik ediyor. Kompozisyonu tamamlayan balık figürleri, sahneye canlılık kazandırırken su dünyasının zenginliğini de yansıtıyor.

Roma Dönemi Anadolu Mozaik Sanatına Yeni Veriler Sunuyor
Küçük tesseralarla oluşturulan renk geçişleri, ayrıntı zenginliği ve dengeli figür oranlarıyla yüksek nitelikli bir işçilik ortaya koyan mozaik, mozaik sanatında bu tür nehir tanrısı betimlemelerine oldukça sınırlı sayıda rastlanması nedeniyle bilimsel ve kültürel açıdan ayrı bir değer taşıyor.
Keşif, yalnızca Aspendos’un sanatsal zenginliğini ortaya koymakla kalmıyor; aynı zamanda Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatına ilişkin önemli veriler sunuyor.