Hazırlayan: Bahadır Çoban
MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy, “38 günde 3838 üye” hedefinin aşıldığını ve MHP’ye 4253 yeni üye kazandırdıklarını belirterek “Bu tabloyu; birlik ve uyum içinde çalışan, sahayı iyi okuyan, vatandaşın derdini dinlemekle yetinmeyip çözüm üretmeye odaklanan bir teşkilat anlayışının doğal sonucu olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.
Soru: Yapılan kamuoyu araştırmalarında adınızın sürekli üst sıralarda yer aldığı görülüyor. Kayseri’de halkın teveccühünü kazanmış bir siyasetçi olarak bu tabloyu siz nasıl okuyorsunuz? Bu güven ve sevginin temelinde sizce ne var?
Cevap: Öncelikle “Sevdamız Kayseri” diyerek yüreğimizde aziz ve mümtaz bir yere yerleştirdiğimiz kıymetli hemşerilerime benim bile bu kadarını tahmin etmediğim bir teveccühle bizleri onurlandırdıkları için gönülden teşekkür ediyorum. Bu ilgi ve güven, şahsıma duyulan bir sempati olmanın ötesinde, samimiyete, emeğe ve istikrara verilen değerin bir yansımasıdır.
Ben ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki makam odamızı adeta bir çağrı merkezi titizliğiyle yöneten çalışma arkadaşlarım, üstün bir sorumluluk bilinciyle, taşıdığımız mukaddes emanetin şuurunda hareket ediyoruz. Bizler Ülkücüyüz; Türklüğümüzden doğan bu üst kimlik bizlere her daim zirvede olma ve en önde yürüme azmi ve sorumluluğu yüklemiştir. 'Bulunduğun yer neresi ise, en iyisi sen olmalısın' düsturuyla; Ankara’da Kayseri’nin gür sesi, Kayseri’de ise hemşerilerimizin sarsılmaz yol arkadaşı olmak için geceyi gündüze katıyoruz.
Bizim için bu teveccüh, asla bir makam payesi değil; aksine, omuzlarımıza yüklenmiş daha fazla çalışma mecburiyetidir. Kapımız da gönlümüz de hemşerilerimize her zaman, her koşulda sonuna kadar açıktır. İnandığımız siyaset; uzaktan konuşan ya da '-mış gibi yapan' bir anlayış değil; bizzat sahada ter döken bir duruştur. Sadece vaat eden değil, sözünün peşinden giden; zor zamanlarda gölgeye çekilen değil, en önde sorumluluk alan bir siyasetin neferleriyiz.
Bu samimi gayretimizin aziz hemşerilerimiz tarafından fark edilmesi, takdirle karşılanması ve hatta kendilerine yöneltilen sorularda bu anlayışı kendi cümleleriyle dile getiriyor olmaları bizim için onurların en büyüğü ve tarifsiz bir mutluluktur. Halkımızın bu sağduyusu, doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtı ve çalışma azmimizin en temiz yakıtıdır. Biz halkımıza inandık, halkımız da bize güvendi; bu güveni boşa çıkarmamak boynumuzun borcudur. Kayseri’nin güvenine layık olmak için, aynı samimiyetle, aynı kararlılıkla ve aynı inançla yolumuza devam edeceğiz.
“KAYSERİ’DE RUH, İNANÇ VE KARARLILIK VAR”
Soru: Kısa süre önce Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri teşkilatına yönelik bir teşekkür mesajı paylaştınız. Bu mesajın arka planını biraz açmanızı isteyeceğim. Kayseri’de MHP teşkilatları sahada nasıl çalışıyor, hangi faaliyetlerle öne çıkıyor?
Cevap: Paylaştığım teşekkür mesajının arka planında, Kayseri teşkilatlarımızın ortaya koyduğu yüksek disiplin, süreklilik ve samimiyetle yürütülen saha emeği vardır. Milliyetçi Hareket Partisi, Bilge Liderimiz Sayın Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin talimatlarıyla 24 Ekim 2025 tarihinde Türkiye genelinde başlattığı “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ve “Derdin Derdimizdir” sohbet toplantıları ile siyaseti yeniden gönül zeminine taşımış, bu süreçte her geçen gün çıtayı daha da yukarı çıkarmıştır. Kayseri teşkilatımız da bu anlayışın sahadaki en güçlü örneklerinden birini ortaya koymuştur.
Kısa sayılabilecek bir zaman dilimi olan 38 günde: 4 bin 253 yeni üye kazanımı, bin 746 ev ziyareti, 3 bin 500’ün üzerinde esnaf ziyareti, on binlerce kilometreyi bulan saha çalışmaları, hemşerilerimizin taleplerinin birebir dinlenmesi ve önemli bir bölümünün çözüme kavuşturulması; teşkilatlarımızın masa başında değil, milletin içinde siyaset yaptığının açık göstergesidir. Bu saha çalışmalarında 623 il ve ilçe yöneticimiz ile 687 mahalle temsilcimiz aktif görev almış; hemşerilerimizden 3 bin 825 talep alınmıştır. Bu taleplerin 3 bin 175'i çözüme kavuşturulmuş, kalan başlıklar ilgili mercilere iletilmiştir. Çalışmalar süresince teşkilatımız 50 bin kilometrenin üzerinde yol kat etmiş; il ve ilçe teşkilatlarımız, belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimizle birlikte tam kadro sahada yer almıştır. Bu çalışmalar yalnızca bir sayısal başarı değil; vatandaşla kurulan güven ilişkisinin, temasın ve karşılıklı samimiyetin sonucudur.
Öte yandan, Genel Başkan Yardımcımız Sayın İsmail Özdemir ve şahsımın öncülüğünde başlatılan üye kazanım çalışması sürecinde Kayseri teşkilatımızın ortaya koyduğu performans, partimize duyulan güvenin de somut bir göstergesi olmuştur. 38 günde gerçekleştirdikleri 3838 üye hedefi, 4253 yeni üye ile hedefin aşılmasıyla sonuçlanmış, teşkilat yapımızı güçlendirmiş, davamıza yeni gönüllerin katılmasına vesile olmuştur. Toplanan tüm üye formları Genel Merkezimize teslim edilmiş, bu çalışma partimizin üye gücüne çok güçlü bir katkı sağlamıştır.
Ben bu tabloyu; birlik ve uyum içinde çalışan, sahayı iyi okuyan, vatandaşın derdini dinlemekle yetinmeyip çözüm üretmeye odaklanan bir teşkilat anlayışının doğal sonucu olarak görüyorum. Bu nedenle Kayseri İl Teşkilatımıza, ilçe teşkilatlarımıza, mahalle temsilcilerimize ve emeği geçen tüm dava arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ettim.
Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, 20 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiği TBMM Grup Toplantısı’nda, yurt çapında teşkilatlarımızın birlik ve bütünlük içerisinde yürüttüğü bu çalışmaları “Marifet iltifata tabidir.” sözleriyle onore etmiş; emeğin, gayretin ve başarının hak ettiği teveccühle beslenerek daha da büyüyeceğine özellikle dikkat çekmiştir.
Bizler de Liderimizin bu kıymetli işaretlerinden hareketle; sınırını ve dur noktasını kendimizin dahi öngöremediği bir azim, kararlılık ve dava şuuru ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Attığımız her adımı bir sorumluluk, aldığımız her olumlu geri dönüşü ise omuzlarımızdaki yükü artıran bir emanet olarak görüyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin teşkilat anlayışı; teveccühle yetinen değil, iltifatı daha fazla hizmete dönüştüren bir anlayıştır. Kayseri’de bu ruh, bu inanç ve bu kararlılık sahada diri bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Sizin aracılığınızla bir kez daha Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri İl Başkanımız Sayın Enes Ertuğrul Kalın nezdinde tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyor, fedakârlık ve özveri ile yürüttükleri çalışmalarda her daim yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyor ve üstün başarılarının devamını diliyorum.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HUZURUN ANAHTARI
Soru: MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlı adımlarıyla başlayan “Terörsüz Türkiye” süreci hem Türkiye’nin iç cephesini hem de bölgesel istikrarı güçlendiren bir aşamaya geldi. Bu süreci hem Türkiye’nin iç barışı hem de çevre coğrafya açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: İçinden geçtiğimiz bu kritik süreci, Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin devlet aklını esas alan, millî ferasetle örülmüş kararlı duruşunun doğal ve zarurî bir sonucu olarak görüyorum. Liderimiz tarafından işaret edilen “Terörsüz Türkiye” hedefi; asla günübirlik bir siyasi söylem ya da konjonktürel bir tercih değildir. Bu hedef, doğrudan milletimizin güvenliği, devletimizin bekası ve toplumsal huzurumuzun teminatı olan stratejik bir istikâmettir.
Türkiye’nin iç cephesi sarsılmaz bir kale gibi tahkim edilmeden, ne demokrasinin derinleşmesi ne de ekonomik kalkınmanın kalıcı hale gelmesi mümkündür. Bizim muradımız terörle arasına tartışmasız bir mesafe koymuş, devletiyle barışık, milletiyle bir ve bütün bir toplumsal yapıyı ilelebet kaim kılmaktır. Bu süreç, vatandaşlık bağını güçlendiren ve millî birliğimizi istismar odaklarından arındıran tarihi bir eşiktir.
Bölgesel ölçekte bakıldığında; “Terörsüz Türkiye” vizyonu, sadece sınırlarımızın değil, gönül coğrafyamızın da huzur anahtarıdır. Türkiye’nin terörle mücadeledeki tavizsiz netliği; bölgemizi istikrarsızlaştırmak isteyen vekâlet yapılarının hareket alanını daraltmakta ve karanlık odakların meşruiyet zeminini yerle bir etmektedir.
Sayın Genel Başkanımızın her fırsatta gür bir sesle ifade ettiği üzere; Selçuklu’nun çift başlı kartalından Osmanlı’ya ve Cumhuriyetimize miras kalan o kadim stratejik vizyon, bugün de en büyük rehberimizdir. Bir yönü Doğu’ya, bir yönü Batı’ya bakan ve üç kıtada adalet sancağını koruyan bu duruş bizim yolumuzdur. Bu yolun sonu, hiçbir kanlı kumpasa ve terör aparatına tahammülü olmayan, anka kuşu gibi kanatlarını gönül ve kültür coğrafyamızın üzerine açarak koruyan ve kollayan Büyük Türkiye idealidir.
Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz iradesi, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin bu konudaki net duruşları; Türkiye Yüzyılı’nın en sağlam sütunudur. Bizler, ucuz hamasetlerin ve konuyu siyasi malzeme yapmaya çalışanların gürültüsüne kulak asmadan bu yolda ilerleyeceğiz. Zira Terörsüz Türkiye, siyaset üstü bir meseledir.
Hedefimiz; siyasal istikrarını perçinlemiş, birliğini ve dirliğini dünyaya ilan etmiş, her alanda iradesini ortaya koymuş bir Türkiye’yi gelecek nesillere miras bırakmaktır.

“Şehrin En Büyük Markası: Kayserispor”
Soru: Son yıllarda sizinle birlikte akla gelen ilk başlıklardan biri Kayserispor oluyor. Kulübün mevcut durumu hakkında neler söylersiniz? Yürütülen çalışmalar neler? Röportaj için geldiğimizde bizi İngiltere’nin köklü kulüplerinden transfer edilen genç oyuncularla da tanıştırdınız. Kayserispor’un orta ve uzun vadeli geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Cevap: Defalarca ifade ettiğim gibi Kayserispor, şehrimizin en büyük markası ve hepimizin ortak değeridir. Aynı zamanda bu şehrin alın teri, emeği ve mücadelesidir. “İnananların takımı” olarak tanımladığım Kayserispor; bu şehre olan sevdam gibi, her daim zihnimi meşgul eden, bugününü ve yarınını daha iyi nasıl inşa edebiliriz sorusunu sürekli olarak kendime sorduran çok kıymetli bir gerçektir. Benim adımla birlikte anılmasının sebebi; bu kulübün zor zamanlarında kenara çekilmek yerine sorumluluk almayı tercih etmemizdir. Bugün kulübümüz, geçmişte yaşanan dalgalanmalardan ders çıkararak daha akılcı, planlı ve sürdürülebilir bir yapıya doğru ilerlemektedir.
Mevcut duruma baktığımızda; günü kurtarmaya yönelik değil, kulübün geleceğini güvence altına alan bir anlayışla hareket edildiğini görüyoruz. Yönetimsel anlamda şeffaflık, mali disiplin ve kurumsallaşma yönünde atılan adımlar son derece kıymetlidir. Kayserispor’un artık yalnızca sahadaki skorlarla değil, arka plandaki yapılanmasıyla da konuşuluyor olması doğru yolda olduğumuzun göstergesidir.
Röportajınız sırasında sizlerin şahit olduğu İngiltere’nin köklü kulüplerinden transfer edilen genç oyuncular da bu vizyonun bir parçasıdır. Bu hamleler, “bugünü kurtaralım” anlayışının değil; orta ve uzun vadeli bir futbol aklının ürünüdür. Genç, potansiyelli ve gelişime açık oyuncularla hem sportif başarıyı hem de kulübün ekonomik sürdürülebilirliğini birlikte hedefliyoruz. Kayserispor’un altyapı ve gençlik politikası, önümüzdeki yıllarda çok daha fazla konuşulacaktır.
Ben Kayserispor’un geleceğini temkinli ama umutlu görüyorum. Doğru planlama, şehir desteği ve Kapalı Kale başta olmak üzere taraftarlarımızın sarsılmaz sahiplenmesiyle bu kulübün yeniden istikrarlı bir yükseliş yakalayacağına inanıyorum. Kayserispor; günübirlik heveslerin değil, sabırlı emeğin, ortak aklın ve uzun vadeli bir vizyonun kulübüdür. Bu konuda çoğu zaman hacmi büyük cümleler kuruyorum; çünkü tribünlerde hemşehrilerimle birlikte maç izlediğim anlarda, Kayserispor’a yürekten inanmış ve kendini bu renklere adamış taraftarlarımızın sevdasına birebir şahit oluyorum. “Her şey düşer, Kayserispor düşmez” sözümün arkasında da işte bu inanç, Kapalı Kale’nin ve tüm taraftarlarımızın ortaya koyduğu o büyük yürek vardır.
Biz her seferinde o yüreklere tutunarak, bu kulübü daha güçlü yarınlara taşımak için sorumluluk almaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Bizim durduğumuz yer nettir: Kayserispor’u siyasetin malzemesi değil, Kayseri’nin gururu olarak görüyoruz. Bugün atılan adımların karşılığını orta vadede sportif başarıyla, uzun vadede ise daha güçlü ve daha saygın bir kulüp kimliğiyle alacağımıza yürekten inanıyorum.