Türkgün | Sağlık | Eski tıpta üreme gücü böyle destekleniyormuş! 40 günlük horoz eti detayı

Eski tıpta üreme gücü böyle destekleniyormuş! 40 günlük horoz eti detayı

Bazen eski kitapların arasında gezinirken insanın karşısına öyle bir satır çıkar ki, ne tam unutulmuştur ne de bugüne kadar yüksek sesle konuşulmuştur; İbn-i Sina’nın üreme sağlığına dair horoz etini anarak bıraktığı o kısa ama düşündüren not da tam olarak böyle bir merak duygusu uyandırır. İşte detaylar...

Bazen eski kitapların arasında gezinirken insanın karşısına öyle bir satır çıkar ki, ne tam unutulmuştur ne de bugüne kadar yüksek sesle konuşulmuştur; İbn-i Sina’nın üreme sağlığına dair horoz etini anarak bıraktığı o kısa ama düşündüren not da tam olarak böyle bir merak duygusu uyandırır. İşte detaylar...

MUHABİR: Tülin Küre

Bazı tavsiyeler vardır; ilk okunduğunda insanı şaşırtır, biraz düşündüğünde ise “o dönemde beden böyle okunuyordu” dedirtir. İbn-i Sina’nın üreme sağlığıyla ilgili satırlarında geçen 40 günlük horoz eti kürü de tam olarak böyle bir öneri. Ne iddialı bir vaat barındırır ne de mucize anlatısı… Daha çok, yüzyıllar öncesinin bedeni anlama çabasını yansıtır.

İbn-i Sina bu öneriyi neden önemsiyordu?

İbn-i Sina’nın eserlerinde dikkat çeken ortak nokta şudur: Beden yorgunsa, kan zayıfsa, sindirim iyi çalışmıyorsa hiçbir sistem tam anlamıyla güçlü kalamaz. Üreme sağlığı da bunun bir parçasıdır. Ona göre bu alan, sadece yaşa ya da zamana bağlı değil; kişinin genel direncinin bir yansımasıdır.

Horoz eti, bu bağlamda “güç veren” besinler arasında sayılır. Özellikle genç ve hareketli hayvanlardan elde edilen etin, bedeni desteklediği, kişiye canlılık kazandırdığı düşünülür. Ancak burada asıl vurgu, ölçüdür.

40 gün meselesi rastlantı mı?

Eski metinlerde sıkça karşılaşılan 40 sayısı, bir alışkanlığın bedene yerleşmesi için gereken süreyi simgeler. Bu kürde de amaç, kısa sürede sonuç almak değil; bedeni yormadan, ağırlaştırmadan desteklemek olarak anlatılır.

Her gün ağır yemekler yemek ya da aşırıya kaçmak gibi bir yaklaşım yoktur. Aksine, sade pişirme yöntemleri ve aralıklı tüketim vurgulanır. Yani bugünkü ifadeyle, “denge” esastır.

Üreme sağlığıyla bağlantısı nasıl kuruluyor?

İbn-i Sina’ya göre üreme gücü, bedenin genel gücünden bağımsız değildir. Kişi halsizse, sürekli yorgunsa, isteksizlik yaşıyorsa bunun etkisi yalnızca günlük hayatta değil, üreme sağlığında da kendini gösterir.

Horoz eti, o dönem için bedeni toparlayan, kanı besleyen ve kişinin genel direncini artıran bir destek olarak görülür. Bu yüzden öneri, yalnızca çocuk sahibi olmak isteyenler için değil; genel güç kaybı yaşayanlar için de anılır.

Bugünden bakınca ne anlamalıyız?

Bu tür bilgiler, modern tıbbın yerine geçecek reçeteler değildir. Daha çok, geçmişin bedeni nasıl okuduğunu anlamamıza yardımcı olur. Bugün uzmanlar, bu tarz geleneksel önerilerin tek başına uygulanmaması, mutlaka güncel tıbbi bilgilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgular.

Özellikle herhangi bir sağlık sorunu olan, düzenli ilaç kullanan ya da özel bir beslenme planı izleyen kişilerin, bu tür kürlere mesafeli ve bilinçli yaklaşması önemlidir.

İbn-i Sina’nın 40 günlük horoz eti tavsiyesi, bir mucize vaadi değil; bedenin dengesini önemseyen eski bir sağlık anlayışının sessiz bir yansımasıdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...