Ramazan kapıya dayandığında pek çok kişi için maneviyat ön planda oluyor; ancak kalp ve tansiyon hastaları için aynı zamanda ciddi bir denge meselesi başlıyor. “Tutar mıyım, tutmaz mıyım?” sorusu çoğu zaman vicdanla değil, sağlıkla yanıtlanmalı. Çünkü uzun saatler aç ve susuz kalmak, kalbin çalışma düzenini doğrudan etkileyebiliyor.
Prof. Dr. Canan Karatay, her fırsatta şunu hatırlatıyor: Her hasta aynı değildir. Aynı tanıyı taşıyan iki kişinin bile risk düzeyi farklı olabilir. Bu yüzden karar, kulaktan dolma bilgilerle değil, kişisel sağlık durumuna göre verilmeli.

SUSUZLUK KALBİ NASIL ZORLUYOR?
Oruçta en kritik nokta susuzluk. Gün içinde su alınmadığında kan koyulaşabiliyor, dolaşım yavaşlayabiliyor. Bu durum bazı hastalarda tansiyon düşüklüğüne, bazılarında ise ani yükselmeye yol açabiliyor. Özellikle tansiyon ilacı kullanan kişilerde bu denge daha hassas.
İftarla sahur arasında “bir anda litrelerce su içmek” çözüm değil. Uzmanlar, suyun zamana yayılarak tüketilmesini öneriyor. Günlük tansiyon takibi yapmak da hayati önem taşıyor. Baş dönmesi, göğüs ağrısı, çarpıntı ya da ani halsizlik varsa, bunu görmezden gelmek riskli olabilir.
İFTAR SOFRASINDA KALBİ YORMAYIN
Uzun bir açlığın ardından hızlı ve ağır yemek yemek, kalbe ani yük bindirebiliyor. Özellikle aşırı tuzlu, kızartılmış ve şerbetli yiyecekler tansiyon hastaları için ciddi risk oluşturabiliyor.
Karatay’ın sık sık altını çizdiği gibi, doğal ve sade beslenme önemli. Sofrada ölçülü olmak, yavaş yemek yemek ve mideyi bir anda doldurmamak gerekiyor. Aşırı karbonhidrat tüketimi kan şekerini hızla yükseltiyor, bu da kalp ritmini etkileyebiliyor.

İLAÇ DÜZENİ MUTLAKA PLANLANMALI
En kritik konulardan biri ilaç saatleri. “Nasıl olsa akşam içerim” diyerek ilaç düzenini değiştirmek tehlikeli olabilir. Bazı kalp ve tansiyon ilaçları düzenli aralık ister. Bu nedenle Ramazan öncesi mutlaka doktora danışılmalı.
Özellikle şu gruplar daha dikkatli olmalı:
- Yeni kalp krizi geçirenler
- Kontrolsüz yüksek tansiyonu olanlar
- İleri kalp yetmezliği bulunanlar
- Ciddi ritim bozukluğu yaşayanlar
Bu hastalar için oruç ciddi komplikasyon riski taşıyabilir.

HERKES İÇİN AYNI KURAL YOK
Yaş ilerledikçe ve kronik hastalık sayısı arttıkça risk de büyüyor. Yaz aylarına denk gelen uzun oruç günlerinde sıvı kaybı daha belirgin olabiliyor. Bu yüzden karar kişisel olmalı.
Unutulmaması gereken en önemli şey şu: Oruç bir ibadet, sağlık ise emanet. Eğer beden alarm veriyorsa, bunu duymamak doğru değil.
Kalp ve tansiyon hastaları için oruç süreci mutlaka doktor kontrolünde planlanmalı ve en küçük belirti bile ciddiye alınmalıdır.