Türkgün | Sağlık | Vitamin ve antioksidan takviyeleri ömrü kısaltıyor mu? Prof. Dr. Şevket Özkaya'dan korkutan açıklama

Vitamin ve antioksidan takviyeleri ömrü kısaltıyor mu? Prof. Dr. Şevket Özkaya'dan korkutan açıklama

Sabah rutininin bir parçası haline gelen o küçük hap, çoğu zaman fark ettirmeden “iyi geliyor” duygusu yaratır; ancak son uzman uyarıları, bu alışkanlığın gerçekten kime ne kazandırdığını yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor. Detaylar haberimizde...

Sabah rutininin bir parçası haline gelen o küçük hap, çoğu zaman fark ettirmeden “iyi geliyor” duygusu yaratır; ancak son uzman uyarıları, bu alışkanlığın gerçekten kime ne kazandırdığını yeniden düşünmeyi zorunlu kılıyor. Detaylar haberimizde...

Muhabir: Tülin Küre

Vitamin hapları, antioksidan kapsüller… Çoğu insan bunları sabah kahvaltısından sonra bir bardak suyla alırken “kendime iyilik yapıyorum” diye düşünüyor. Oysa son günlerde yapılan bir açıklama, bu alışkanlığı sorgulatacak türden. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kontrolsüz kullanılan vitamin ve antioksidan takviyeleriyle ilgili net ve sarsıcı bir uyarıda bulundu: “Bu ürünler sanıldığı gibi ömrü uzatmıyor, tam tersine kısaltabiliyor.”

Bu sözler, özellikle yıllardır düzenli takviye kullanan kişilerde ciddi bir duraksamaya neden oldu.

“Vücut eksik değilse fazlası zarar”

Prof. Dr. Özkaya’ya göre asıl sorun, vitaminlerin faydasız olması değil; ihtiyaç yokken, ölçüsüz ve bilinçsiz şekilde kullanılması. Sağlıklı bir vücut zaten ihtiyacı olan vitamini besinlerden alabiliyor. Dışarıdan sürekli destek verilmesi ise vücudun kendi dengesini bozabiliyor.

Özkaya bu durumu şöyle özetliyor:
“Vücut akıllı bir sistemdir. Ne kadarına ihtiyacı varsa onu kullanır. Ama siz fazlasını zorla verirseniz, bu yük olarak geri döner.”

Antioksidan her zaman masum değil

Toplumda “ne kadar çok antioksidan, o kadar iyi” gibi yaygın bir inanış var. Ancak uzmanlara göre bu düşünce her zaman doğru değil. Fazla antioksidan alımı, hücrelerin doğal savunma mekanizmasını baskılayabiliyor. Bu da bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve bazı hastalıklara karşı direncin azalmasına yol açabiliyor.

Özellikle uzun süre, yüksek dozda kullanılan takviyelerin; kalp, damar ve solunum sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiği belirtiliyor.

Doğal besinle hap aynı şey değil

Bir portakal yemekle C vitamini tableti yutmak aynı etkiyi yaratmıyor. Uzmanlar bu farkın çok önemli olduğuna dikkat çekiyor. Besinlerle alınan vitaminler, vücut tarafından yavaş yavaş ve ihtiyaç kadar kullanılıyor. 

Ancak tablet ve kapsüllerde bu denge ortadan kalkıyor. Bu durum zamanla karaciğer, böbrek ve akciğer gibi hayati organlarda ekstra yük oluşturabiliyor.

“İyi niyetle başlanıyor, sessizce zarar veriyor”

Prof. Dr. Şevket Özkaya’nın en çok üzerinde durduğu nokta da bu: İnsanlar hasta oldukları için değil, hasta olmamak için bu ürünlere yöneliyor. Ancak fark edilmeden yapılan bu alışkanlık, yıllar içinde sağlığı olumsuz etkileyebiliyor.

Özellikle sosyal medyada önerilen kürler, “herkes kullanıyor” düşüncesiyle başlanan takviyeler ciddi riskler taşıyabiliyor.

Kimler daha dikkatli olmalı?

Uzmanlar; kronik hastalığı olanlar, düzenli ilaç kullananlar, ileri yaştakiler ve sigara içenlerin vitamin ve antioksidan takviyelerini mutlaka doktora danışmadan kullanmaması gerektiğini vurguluyor. Çünkü bazı takviyeler, kullanılan ilaçlarla etkileşime girerek beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor.

Net uyarı: Sağlık rafta satılmıyor

Prof. Dr. Özkaya’nın mesajı oldukça açık: Sağlıklı ve uzun bir yaşamın anahtarı kapsüllerde değil. Dengeli beslenme, hareketli yaşam ve düzenli uyku hala en güçlü koruyucu. Vitamin ve antioksidan takviyeleri ise ancak gerçek bir eksiklik varsa ve doktor önerisiyle anlam kazanıyor.

“Masum” sanılan takviyeler, bilinçsiz kullanıldığında sessizce zarar verebiliyor. Uzmanlar, her gün alınan o hapların gerçekten gerekli olup olmadığının yeniden düşünülmesi gerektiği konusunda uyarıyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...