Türkçe Düşün
İstanbul
AÇIK
30°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Türkgün Siyaset Cumhurbaşkanı Erdoğan: Son 3 seçimin muhasebesini yapacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Son 3 seçimin muhasebesini yapacağız

Kızılcahamam'daki AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, '1 ve 2 Temmuz'da bu defa belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz. Son 3 seçimin muhasebesini yapacağız' dedi.

7 Dakika
OKUNMA SÜRESİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Son 3 seçimin muhasebesini yapacağız
KAYNAK: Haber Merkezi

Son 3 seçimin muhasebesini yapacaklarını söyleyen Erdoğan, 'Hem partimizin gündem meselelerini, hem de ülkemizi ve tüm insanlığı ilgilendiren konuları kapsamlı olarak değerlendireceğiz. İstişare toplantılarımızı devam ettireceğiz. 1 ve 2 Temmuz'da bu defa belediye başkanlarıyla bir araya geleceğiz.' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle; Ülkemizin dört bir yanında AK Parti'nin millete hizmet davasını sırtlayan, ülkesi, milleti ve Türkiye'nin aydınlık istikbali için samimiyetle koşturan tüm kardeşlerimin her birine bufadan selamlarımı gönderiyorum. AK parti İstişare ve Değerlendirme toplantılarımızın 31'incisinde sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. İstişare toplantımızın ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için şimdiden hayırlara vesile olmasını yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

"PARTİ GÜNDEMİ, ÜLKE VE TÜM İNSANLIĞI İLGİLENDİREN KONULARI KONUŞACAĞIZ"

Bugün ve yarın belirlenen konu başlıklarında genel başkan yardımcısı ve bakan arkadaşlarımız geniş bir yelpazede sunumlarını yapacaklar. Hem partimizin gündemindeki meseleleri konuşacağız hem de ülkemizi ve tüm insanlığı ilgilendiren konuları iki gün boyunca kapsamlı şekilde değerlendireceğiz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 30 istişare toplantısında olduğu gibi demokratik bir atmosferde, katılımcı bir anlayışla kardeşliğin ve muhabbetin hakim olduğu bir iklimde sizlerin kıymetli fikirlerini alacağız.

Geçen sene hem 6 Şubat depremleri hem de çok yoğun geçen 14-28 Mayıs seçimleri dolayısıyla toplantımızı ertelemek durumunda kaldık. Seçimlerin hemen ardından da tüm vaktimizi ve enerjimizi depremin yaralarının sarılması başta olmak üzere ülkemizin acil sorunlarının çözümüne teksif ettik. Elbette burada bulunan arkadaşlarımızın hemen hepsiyle çeşitli vesilelerle bir araya geldik, görüş alışverişinde bulunduk. AK Parti'yle özdeşleşmiş, Türk siyasetine AK Parti'nin kazandırdığı istişare toplantılarının farklı anlamları ve önemi olduğunu çok iyi biliyoruz. Son bir yıldır ülkemizin adeta gündemini kaplayan seçim maratonunun da tamamlanmasıyla öncelikle siz kardeşlerimizle beraber olalım istedik. İstişare toplantılarımızı devam ettireceğiz.

1-2 TEMMUZ'DA BELEDİYE BAŞKANLARIYLA TOPLANTI

Temmuz'un 1 ve 2'sinde bu defa yine burada Kızılcahamam'da bu defa belediye başkanlarımızla bir araya geleceğiz. Böylece yol ve dava arkadaşlığımızın, siyasi sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmenin yanı sıra son bir yılda yaşanan 3 seçimin de kapsamlı muhasebesini yapacağız.

"HALKIMIZLA ARAMIZA MESAFE KOYMADIK, GÖRÜNMEZ DUVARLAR ÖRMEDİK"

Burada bir hususu sözlerimin hemen başında ifade etmek istiyorum. Rabbimiz hayat rehberimiz Kur'an-ı Kerim'de, "Onların işleri kendi aralarında istişareyledir" buyuruyor. Peygamberimiz de "İstişare edenin pişmanlık duymayacağını" bizlere müjdeliyor. Siyasi hayatımızın her aşamasında olduğu gibi partimizin kuruluşundan itibaren de istişareye, kararlarımızı ortak akılla almaya önem verdik. Halkımızla aramıza mesafe koymadık, görünmez duvarlar örmedik, siyaseti milletimiz için yaptık. Milletimizle birlikte hep istişare halinde kalarak yaptık.

"HİÇ KİMSEYİ AYIRMADAN, AYRIMCILIK YAPMADAN HERKESE ULAŞMAYA ÇALIŞTIK"

Sivil toplum kuruluşlarımızla kanaat önderlerimizle istişare ettik. İlim adamlarımızla, akademisyenlerimizle, gençlerimizle istişare ettik. Türkiye'nin nüfusunun yarısını oluşturan kadınlarla, hanım kardeşlerimizle istişare ettik. Sanayicilerimizle, üreticilerimizle, emekçi kardeşlerimizle istişare ettik. Saçlarını ülkemize ve milletimize hizmet yolunda ağartmış büyüklerimizle, emeklilerimizle istişare ettik. Türkiye'nin selameti ve geleceği için söyleyecek sözü, görüşü, eleştirisi ve teklifi olan her bir insanımızla istişare ettik. Sokağın sesine kulak verdik. Çarşının, pazarın nabzını tuttuk. Hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkese ulaşmaya çalıştık. Ne kendimizi ne çalışma arkadaşlarımızı ne partimizi sürekli aynı seslerin duyulduğu farklı fikirlere kapalı, yankı odalarına hapsetmedik.

Milletimizle gönül köprülerini tekrar güçlendirirken AK Parti'nin ve Cumhur İttifakı'nın surlarında gedik açma girişimlerine fırsat vermeyeceğiz.

CHP ZİYARETİ NE ZAMAN?

Biliyorsunuz 31 Mart sonrasında CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, AK Parti Genel Merkezi'nde bizi ziyaret etti. Arayı uzatmadan inşallah Kurban Bayramı'ndan önce ben de kendisini iadeiziyarette bulunacağım. Sayın Özel'in ziyareti akabinde siyasette bir yumuşama arzuladığımızı, bunu tesis etmeye çalıştığımızı ifade ettim. Bu yumuşamanın bir tarafı iktidarsa bir tarafı da muhalefettir. Biz bu konuda son derece rahatız, özgüvenliyiz. Tekrar ediyorum. Biz kutuplaşmanın, kamplaşmanın, gerilimin tarafında hiç olmadık. Ama eğer yine de üzerimize düşen bir şey varsa hiç çekinmeden gereğini yaparız. Burada asıl olan muhalefetin kendi politikalarını gözden geçirmesidir. İktidarı gerilim yanlısı olarak yaftalamak kolaydır. Ancak asıl muhalefet, kendisini bu noktada samimi bir öz eleştiriye tabi tutmasıdır.

"KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZDEN TAVİZ VERECEK DEĞİLİZ"

Şunun altını çizmek durumundayım. AK Parti olarak bizim de ittifak ortağımız olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin de hiç kuşkusuz kırmızı çizgileri vardır. Aynı şekilde ana muhalefet partisinin, muhalefet partilerinin de kırmızı çizgilerinin olduğunu biliyoruz. Elbette siyaset belli bir çerçevede yapılır, belli sınırlar içinde yapılır. Biz yumuşama adı altında kimliğimizden, ilkelerimizden, duruşumuzdan, hassasiyetlerimiz ve kırmızı çizgilerimizden taviz verecek değiliz. Muhalefetten de böyle bir taviz beklemiyoruz. Ancak siyasetin, özellikle de muhalefetin yıkıcı, yıpratıcı, ötekileştirici bir zemin üzerinde ilerlemesi Türkiye'ye fayda değil zarar getirir.

Türkiye bu siyaset tarzının acısını geçmişte defalarca yaşadı, çok ağır bedeller ödedi. Vesayet güçleri ve oligarşik yapılar, siyasetin bu gerilimli atmosferinde kendilerine alan açtı, hatta demokrasiye müdahale imkanı buldu. Terör örgütlerine siyaseti dizayn fırsatı veren yine aynı kasvetli iklimdi. Türkiye düşmanları da bunu ülkemizin yumuşak karnı olarak gördü.

"BU BİZİM İÇİN DE GEÇERLİDİR, MUHALEFET İÇİN DE GEÇERLİDİR"

Muhalefetin de son dönemde bu gerçeği görerek yeni üslup ve söylem geliştirme çabalarını takdirle karşılıyoruz. Şunu bir kez daha ifade etmek isterim. Bizim siyasette referansımız hukuktur. Hukuk içinde olduğu müddetçe her türlü eleştiriye, ifadeye, eyleme saygımız sonsuzdur. Ancak hukukun dışına çıkıldığında ülkenin mahkemeleri, hakimleri, savcıları elbette gerekeni yapacaklardır. Bu bizim için de geçerlidir, muhalefet için de geçerlidir, bu ülkede yaşayan her birey, her bir kurum için de geçerlidir. Terörü meşrulaştırmak hukuk dışıdır, sırtını terör örgütlerine dayamak hukuk dışıdır, şiddet hukuk dışıdır, şiddeti övmek hukuk dışıdır, darbe hukuk dışıdır, sokak eylemleriyle darbe girişimi hukuk dışıdır, hakaret, iftira hukuk dışıdır. Çok açık söylüyorum bizim hukuk karşısında boynumuz kıldan incedir. Şeriatın kestiği parmak acımaz.

Aynı tavrı, aynı tutumu muhalefetten de bekleriz, onların da hukuka saygı duymasını isteriz. Bizim siyasette yumuşamaktan kastettiğimiz hukuka, demokrasiye, insan haklarına saygı duyulmasıdır. Demokrasiyi ortadan kaldırmaya, insan haklarını çiğnemeye yönelik eylemler karşısında kimse bizden yumuşak tavır beklemesin. Özgürlükleri kısıtlamaya yönelik girişimler ya da özgürlük adı altında başkalarının özgürlüğünü daraltmaya yönelik eylemler karşısında bizden kimse yumuşak tavır beklemesin. Milletin inanç değerlerine, kutsallarına, mukaddesatına yönelik azgınlıklar karşısında kimse bizden yumuşak tavır beklemesin.

Terör, terörist, terör örgütü karşısında, terörü destekleyenler karşısında, terörle arasına mesafe koyamayanlar, sırtını teröre dayayanlar karşısında insan canına kast edenler, bölücüler, FETÖ'cüler karşısında kimse bizden yumuşak tavır beklemesin.

İSRAİL'İN FİLİSTİN'E SALDIRILARI

7 Ekim'den beri Gazze'de yaşanan katliama en güçlü sesi gösteren tek ülkeyiz. Önce 54 kalemde ardından da tüm kalemlerde İsrail'le ticari işlemleri durdurduk. Filistin halkının yanındayız. Sömürge zihinlere karşı hakikati savunacağız. İsrail'in katliam politikalarını gösteren sergiyi birazdan hep birlikte gezeceğiz. Rabbim Filistinli kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *
Gazze'de bir çocuk daha açlıktan öldü

Gazze'de bir çocuk daha açlıktan öldü