Türkgün | Siyaset | MHP'li Aksu Beylikdüzü'nde konuştu: Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla sürüyor

MHP'li Aksu Beylikdüzü'nde konuştu: Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla sürüyor

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu, Beylikdüzü'nde düzenlenen kahvaltı programında konuştu. Aksu, "Terörsüz Türkiye" hedefi, Suriye'deki gelişmeler ve küresel siyaset üzerine önemli değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye'nin bölgesel güç olma yolundaki kararlılığını vurguladı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu, Beylikdüzü'nde düzenlenen kahvaltı programında konuştu. Aksu, "Terörsüz Türkiye" hedefi, Suriye'deki gelişmeler ve küresel siyaset üzerine önemli değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye'nin bölgesel güç olma yolundaki kararlılığını vurguladı.

MUHABİR: Beybin Usanmaz

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu, Beylikdüzü İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltı programında konuştu. "Komşum Nasılsın, Derdin Derdimizdir" temalı etkinlikler kapsamında 100 bine yakın programa ulaştıklarını belirten Aksu, Türkiye'nin küresel bir güç olma yolundaki hedeflerini anlattı. Konuşmasında tek kutuplu dünya düzenini eleştiren ve ABD'nin hukuk tanımaz tavrına dikkat çeken Aksu, MHP'nin "Lider Ülke Türkiye" vizyonuna vurgu yaptı. Terörle mücadele, Suriye'deki gelişmeler ve ekonomik meseleleri üç ana başlıkta değerlendiren Aksu, terörsüz bir Türkiye inşası için kararlılık mesajı verdi.

“Terörsüz Türkiye Devlet Politikası Haline Geldi”

Programda partililere hitap eden Aksu, “Terörsüz Türkiye” hedefinin artık bir devlet politikası olduğunu vurguladı. Bu sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda kararlılıkla yürütüldüğünü belirten Aksu, PKK’nın fesih ve silah bırakma yönündeki adımlarını sürecin önemli aşamaları olarak değerlendirdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tüm partilerin katılımıyla kurulan milli dayanışma ve kardeşlik komisyonunun da sürece güç kattığını ifade etti.

MHP'li İsmail Faruk Aksu'nun konuşmasının tamamı:

Programımıza, İlçe Başkanlığımızın düzenlediği bu etkinliğe hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz diyorum. Saygıdeğer Genel Başkanımız, muhterem büyüğümüz Devlet Bahçeli Beyefendi'nin selam ve muhabbetlerini hepinize iletmek istiyorum. Değerli misafirler, değerli arkadaşlarım; Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin talimatları doğrultusunda "Hayırlı Günler Komşum" ve "Derdin Derdinizdir" programlarını Türkiye çapında düzenleyerek etkinlikleri, ziyaretleri 81 ilimizde ve bütün ilçelerimizde devam ettiriyoruz. İstanbul’da da 39 ilçemizde yoğun bir şekilde bu çalışmaları sürdürüyoruz. Bu kapsamda bugün sizlerle beraberiz, gün içerisinde etkinlikler yapmaya devam edeceğiz. Bugüne kadar Türkiye çapında yapılan programların sayısı 100 bine yaklaştı, 90 bini de aştı. Bu, Sayın Genel Başkanımızın ifadesiyle Türkiye’de bu denli, bu büyüklükte, bu hacimde ve bu amaçla yapılmış tek etkinlik. Dolayısıyla bunu gerçekleştiren tüm teşkilatlarımızdan, emek veren sizlerden ve hassaten bugün burada olmam için Beylikdüzü İlçe Başkanlığımızdan, İlçe Başkanımızın şahsında hepinizden Allah razı olsun diyoruz, hepinize teşekkür ediyoruz.

HEDEF VE ÜLKÜLER DOĞRULTUSUNDA MÜCADELE

Etrafımızda yaşanan gelişmeleri bizler de yakından takip ediyoruz. Sizlerin de takip ettiği gibi bunlarla ilgili neler yapılabilir, dünya nereye gidiyor, Türkiye nereye gitmeli; bu amaçla da çok çalışmalar yapıyoruz. Sayın Genel Başkanımızın talimatları hususunda ve onun gösterdiği hedef ve ülküler doğrultusunda gayret ve mücadele ediyoruz. Bazı arkadaşlarım, günümüzde birçok mesele olmakla beraber aslında bunları üç kategoride sınıflandırmak mümkün. Bunlardan bir tanesi güncel meselelerimiz olan ve bugün de burada sizlerle buluşmamıza vesile olan "Terörsüz Türkiye" meselesi birincisidir. İkincisi hemen etrafımızdaki Suriye’deki gelişmelerdir. Üçüncüsü ise bu yıl yoğun olarak yaşadığımız, hemen sorun ve beklentileri ifade eden ekonomik ve sosyal gelişmelere ilişkin hususlardır. Tabii ki çok daha konuşulacak önemli olaylar, kapsamlı olaylar da vardı ama şunu kısaca ifade etmek isterim.

TEK KUTUPLU DÜNYA DÜZENİ SORGULANIYOR

Sizleri de çok fazla burada tutmadan, sıkmadan belirtmek isterim; bir Amerika Birleşik Devletleri Başkanı var ve geçenlerde ona soruyorlar: "Şunu yapıyorsunuz, bunu yapıyorsunuz, dünyanın her yerinde hukuksuzca davranıyorsunuz. Uluslararası hukuk diye bir şey var, siz buna niye uymuyorsunuz veya size göre böyle bir şey yok mu?" Anlamamış gibi bakıyor ve diyor ki: "Benim aklım yetiyor, ben yapabilirim, benim gücüm yeter. Dolayısıyla da benim açımdan bu yeterlidir" diyor. Böylesi bir dünyada yaşıyoruz. Geçmişte iki kutuplu bir dünya vardı. Bir yanda Sovyetler Birliği, diğer yanda Amerika Birleşik Devletleri ve NATO’nun olduğu iki kutuplu dünya vardı. Ama Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla beraber bu, tek kutuplu, sadece Amerika Birleşik Devletleri’nin hegemonyasından oluşan bir dünyaya dönüştü. Fakat dünya gelişirken Pasifik’te Çin, Japonya gibi birçok ülke ekonomik olarak, üretim olarak çok daha güçlü hale geldiğinde bu dünya düzeninin sürdürülemez olduğu sorgulanmaya başlandı.

Bir de bunu çok eskiden beri sorgulayan bir hareket, Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha 1980'li yılların sonunda Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına, 2023’te "Neden Türkiye bir süper güç olmasın, neden dünyada bir kutup başı olmasın?" diyerek bütün Türkiye’ye, bizlere bir hedef göstermiş ve o hedef istikametinde yol almamız için salıkta bulunmuştu. İşte bugün geldiğimiz noktada tüm dünya artık bu doğrultuda hareket ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın "Dünya beşten büyüktür" sözüyle özdeşleşen bu hadiseyi, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz de Türkiye merkezli yeni bir medeniyet ve yeni bir dünya inşasıyla, buna uygun bir yapılanmayla dünyaya insanlık ve adalet dağıtmayı öngördüğümüzü ifade ediyoruz.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ

Peki muhterem arkadaşlar, bunu yapabilmek için ne yapmak lazımdı? Bunu doğrudan, bu hedefi ortaya koyduk, söyledik diye bunu gerçekleştirebilmek mümkün müdür? İşte bu noktada yine Genel Başkanımızın defaatle ifade ettiği ve bizlere anlattığı birkaç husus var. Bunlardan bir tanesi şudur; Sayın Genel Başkanımız der ki üç hedef var: Bunlardan bir tanesi ulaşılabilir hedefler, ikincisi gerçekleştirilebilir hedefler, üçüncüsü de nihayet Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresidir, İlay-ı Kelimetullah davasıdır. Ama bu hedefi gerçekleştirebilmek için önce ulaşılabilir ve gerçekleştirilebilir hedefleri yerine getirmek lazımdı. İşte onları yerine getirmek için ekonomik olarak, siyasi olarak, diplomatik olarak güçlü bir Türkiye’yi nasıl yapacağız? İşte bunu yapmak için de terörsüz, birliğimizi, beraberliğimizi güçlendiren, hep beraber olacağız, "Herkes Eşittir Türkiye" anlayışıyla enerjimizi Türkiye’yi büyütmek, Türkiye’yi kalkındırmak ve dünyada rekabet edebilir hale getirmek için kullanacağız. Kudretli geleceğimizden daha emin olduğumuz Türkiye’nin terörü bitirme noktasında somut adımlarla, kararlı iradeyle bir noktaya gelmiştir ve inşallah sonuç alacaktır. Her ne kadar hukuku sabote faaliyetleri olsa da "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşılacaktır.

Milletvekillerinin elini sıkması ile başlayan süreçten sonra çok önemli gelişmeler, çok önemli adımlar atılmıştır. Bunlardan birincisi 27 Şubat tarihinde İmralı’nın yaptığı açıklama ve kendi kurduğu bölücü terör örgütü PKK’nın artık ömrünü doldurduğu, kendisini feshetmesi gerektiği ve silah bırakması gerektiğine dair açıklamadır. Daha sonra ikinci dönemde, 12 Mayıs tarihinde bölücü terör örgütü PKK’nın kendisini toplayarak örgütü feshettiklerini ve silah bırakma kararı aldıklarını açıklamalarıdır. Üçüncü dönem, 11 Temmuz tarihinde terör örgütünün sembolik de olsa silahlarını bırakması ve bu silah bırakmayı da silahlarını yakmak suretiyle göstermesidir. Dördüncü aşama, 26 Ekim tarihinde PKK terör örgütünün Türkiye’deki tüm varlığını sonlandırma ve Türkiye’den bütünü ile çekilme kararıdır. Ve bundan sonra da birtakım gelişmeler olmuştur. Bunlar yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tüm siyasi partilerin katılımıyla oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun kurulmasıdır. Bu konu oldukça önemlidir. Neden önemlidir? Terör hedefinin bir devlet projesi haline gelmesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 86 milyonu temsilen bu sürece destek vermesi, umut vermesi yönünde kararlar alması açısından son derece önemlidir.

SURİYE'DEKİ GELİŞMELER VE GÜVENLİK SORUNU

Biz bunları yaparken şüphesiz az önce de ifade ettiğim gibi emperyalist odaklar yerinde durmamakta; hem ülkemizde hem de bölgemizde kaosu sürekli kılmak için ve bu amaçla, bu yolla da bölgeyi yönetmek amacıyla birtakım provokasyonlara girişmektedir. İşte bunlardan en önemlisi de Suriye’deki gelişmelerdi. Suriye’de biliyorsunuz Esad devrildikten sonra, Suriye devrimi yapıldıktan sonra Türkiye’ye müzahir, Türkiye’nin hedef ve beklentilerine uygun yeni bir yönetim orada oluşmuştur. Ve bu yönetim Türkiye ile işbirliği halinde oradaki bölücü yapıların, PKK’nın Suriye kolunun, SDG adıyla ifade edilen, YPG olarak ifade edilen yapının tasfiyesi için bir mücadele başlatmıştır. Suriye’nin üniter yapısı, Suriye’nin meşruiyeti için bir kararlılık ortaya konulmuştur. Fakat bu kararlılığı ortadan kaldırmak, kendi ifadeleriyle Esad’ın onlara verdiği, bahşettiği o kazanımı rehin olarak işgal altında tuttukları Fırat'ın doğusunu bir oldu bittiye getirerek bir terör devleti yapıya çevirmek amacıyla bir gayret içerisine girmişlerdi. Bu gayreti destekleyen Amerika Birleşik Devletleri, İsrail gibi ülkeler, İran gibi ülkeler olmuştur ve bu öngörü dahilinde de onlar provokasyonlarını sürdürmüşlerdi.

Ama geldiğimiz noktada Türkiye’nin gücüyle, Türk devletinin diplomasi ve siyaset başarısıyla, Sayın Genel Başkanımızın ortaya koyduğu sekiz maddelik haritanın 24 saat içerisinde gerçekleşmesi ile bu yapı tamamen dağılmış, bugün itibari ile de varlığını büyük ölçüde kaybetmiştir. Sizler de takip ediyorsunuz, şu anda Suriye ordusu Fırat’ın batısını tamamen SDG’den temizlemiş, Fırat’ın doğusunda da yürümeye devam etmektedir. Ancak onların çekilmesi için 15 günlük fırsat verilmiştir ve oradan tamamıyla çekilmesi halinde de Suriye devleti, merkezi hükümeti Fırat'ın doğusuna da batısına da, tüm Suriye’ye hakim olacak, tek Suriye, üniter Suriye’yi yaşatabilecektir. Böylece Türkiye’nin sınırlarımızın dışından ülkemizi tehdit eden güvenlik sorunu ortadan kalkacak, Türkiye "Terörsüz Türkiye"yi inşa edecek ve inşallah enerjimizi hep birlikte Türkiye’nin kalkınması için harcayarak, bir de "Lider Ülke ve Küresel Güç Türkiye" ülküsünü hep beraber gerçekleştirmiş olacağız. İşte "Terörsüz Türkiye"nin anlamı ve önemi budur. Terörsüz Türkiye sadece Türkiye’den ibaret değildir; terörsüz bölge, istikrarlı bölge demektir ve nihayetinde Türkiye’nin bölgede bir kutup başı, küresel görevli bir aktör haline gelmesinin yolunu açacaktır.

Ben bu amaçla yolumuzu açan, önümüzü aydınlatan, Türkiye’nin, Türk dünyasının ve dünyanın umudu olan liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Bey’e, ondan Allah razı olsun diyorum, teşekkür ediyorum. Ve bugün bizlerle buluştuğunuz için, bu kalabalık, muhteşem atmosferi oluşturduğunuz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Hayırlı günler diliyorum, derdiniz derdimizdir diyorum, hepinizden Allah razı olsun.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...