TBMM Genel Kurulu’nda konuşan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “devlet aklı” ve “bürokratik akıl” kavramları üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Akçay, devletin yalnızca kurumlar ve kurallardan ibaret olmadığını belirterek, “Devlet, milletin teşkilatlanmış hâlidir” dedi. Bürokratik yapının devletin işleyişi için gerekli olduğunu ancak yön belirleyici gücün “devlet aklı” olduğunu vurgulayan Akçay, bürokrasinin uygulayıcı, devlet aklının ise istikamet belirleyici olduğunu ifade etti.
“Hiçbir makam millet iradesinin üzerinde değildir” diyen Akçay, devlet aklının tarihsel bir birikimle hareket ettiğini ve günlük siyasi tartışmalardan bağımsız şekilde uzun vadeli bir perspektif taşıdığını söyledi.
Konuşmasında “Terörsüz Türkiye” hedefine de değinen Akçay, bu sürecin devlet aklının bir yansıması olduğunu belirterek, konunun güvenlikten öte stratejik ve tarihî bir mesele olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.
MHP'li Erkan Akçay'ın açıklamasının tamamı:
Bilhassa son yıllarda sıklıkla devlet aklı, bürokrasi kavramları gündeme getiriliyor. Devlet, yalnızca kurumların toplamı değildir. Devlet, yalnızca kanunların, binaların, makamların, dosyaların ve mühürlerin adı da değildir. mDevlet, tarihin içinden süzülüp gelen bir irade, milletin varlık şuuru, vatanın siyasi aklı, varlığın ve istikbalin teminatıdır ve devlet, milletin teşkilatlanmış hâlidir.
Bürokrasi uygular fakat istikamet çizemez
Bu sebeple bugün üzerinde durmamız gereken mesele sadece yönetim meselesi değil, devlet aklı meselesidir. Bürokratik akıl elbette lazımdır, devletin yönetim ve bürokratik hiyerarşisi, defteri, kaydı, kuralı, usulü, hafızası elbette olacaktır fakat unutmayalım, bürokrasi devleti taşır ama devletin ruhunu tayin edemez. Bürokrasi uygular fakat istikamet çizemez. Bürokrasi dosyaya bakar, devlet aklı tarihe, millete ve geleceğe bakar. Bürokratik akıl kendisini devlet aklının yerine koymaya başladığında, devletin ufku daralır, siyaset dosyaya, millet istatistiğe, beka teknik prosedüre indirgenir. Bürokratik akıl dosyaya bakar, devlet aklı tarihe, günümüze ve geleceğe bakar. Bütün meselelere dün, bugün, yarın perspektifiyle bakılır.
Bürokratik akıl prosedürü işletir, devlet aklı istikameti belirler
Bürokratik akıl prosedürü işletir, devlet aklı istikameti belirler. Bürokratik akıl bugünü düzenler, devlet aklı yarını kurar. Hiçbir makam, hiçbir kurul, hiçbir teknik mekanizma millet iradesinin ve tarihî devlet muhakemesinin üzerinde değildir. Bürokrasi devletin sahibi değil, devletin hizmet birimleridir. Devlet aklı milletin varlığına, hukukun vakarına, adaletinin sürekliliğine ve vatanın bölünmezliğine yaslanan yüksek siyasal duruştur.
Bizim pergelimizin sabit ucu Türk devlet felsefesidir
Bu arada, devleti tanımlarken batı siyaset felsefesinden kendimizi de ayırmamız gerekiyor. Burada devleti çoğu zaman çıkar ve güvenlik hesabının soğuk mantığıyla tarif ederler. Bizim pergelimizin sabit ucu Türk devlet felsefesidir. Bu felsefenin adı devlet ebet müddettir. Bizde devlet, sadece güvenliği sağlayan aygıt değil, nizamın, törenin, adaletin, hukukun, demokrasinin, istiklalin ve millet bütünlüğünün taşıyıcısıdır. İşte, bu sac ayağında yükselen devlet aklı seçim takvimine sıkışmaz, manşetlerin rüzgârıyla savrulmaz, bürokratik ezberlere teslim olmaz. Devlet aklı binlerce yıllık yürüyüşün istikametini bugünün ve yarına yönelik kararlarına taşıyan yüksek karardır, düşüncedir, muhakemedir.
Terörsüz Türkiye hedefi de bu yüksek devlet aklının konusudur
Bugün Terörsüz Türkiye hedefi de bu yüksek devlet aklının konusudur. Bu mesele ne yalnızca güvenlik bürokrasisinin teknik dosyasıdır ne de günlük siyasetin dar hesabına indirgenebilir. Bu mesele, milletin birliğini, devletin bekasını ve hukukun vakarını ve geleceğin huzurunu ilgilendiren tarihî bir eşiktir. Devlet aklı teröre boyun eğmez, devlet aklı taviz vermez fakat devlet aklı yalnızca tepkiyle değil, stratejiyle hareket eder. Öfkeyi akılla, gücü hukukla, kararlılığı adaletle birleştirir. Bizim davamız budur. "Devlet ebet müddet, millet ebet müddet." diyoruz. Temel meselelere bakışımız budur. Devlet politikasına dönüşen Terörsüz Türkiye konusuna da bakışımız bu yöndedir. Devlet aklının yüce Meclisimizden çıkacak kanunlara yansımasına da bu çerçevede bakıyoruz.