Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla düzenlenen MHP Keçiören İlçe Başkanlığı 15. Olağan Kongresi’nde partililere hitap etti. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin selamlarını ileterek konuşmasına başlayan Durmaz; büyük kurultay süreci, iç cephenin tahkimi ve "Terörsüz Türkiye" vizyonu hakkında çok önemli mesajlar verdi.
“Büyük Kurultay 7 Mart 2027’de Gerçekleşecek”
Partinin kurultay takvimine değinen Sadir Durmaz, kongrelerin bir ayrışma değil kenetlenme sahası olduğunu belirtti:
"Partimizin MYK toplantısında alınan karar uyarınca, 15. Olağan Büyük Kurultayımızı 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştireceğiz. Bu doğrultuda kongre sürecimizin ilk adımını, 19 Mayıs 2026'da Samsun’un İlkadım ilçesinden atmıştık. Bizim davamızda kongre; ayrışmanın değil yenilenmenin, kırgınlığın değil kenetlenmenin, kişisel hesabın değil ortak istikametin adıdır. Bugün Keçiören ilçe kongremiz de bu anlayışın bir nişanesidir."
“MHP Günübirlik Hesapların Partisi Değildir”
MHP’nin Türk siyasetindeki köklü ve sarsılmaz yerine dikkat çeken Durmaz, partinin misyonunu şu sözlerle özetledi:
"8-9 Şubat 1969’da Adana’da göğe yükselen üç hilalimiz hamd olsun bir daha inmemiş, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmiştir. MHP sıradan bir siyasi parti değildir; bu ülkenin milli bekasının teminatı, zaptedilemeyecek son kalesi, teslim alınamayacak son siperidir! MHP günübirlik hesapların, geçici rüzgârların, kişisel ikbal arayışlarının partisi hiç olmamıştır."

“'Terörsüz Türkiye' Vizyonu Ortak Bir Devlet Projesidir”
Dünyanın ve bölgenin içinden geçtiği kritik sürece değinen MHP Genel Başkan Yardımcısı, iç cephenin sağlam tutulmasının hayati önem taşıdığını ifade etti:
"Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sahiplenerek devlet projesine dönüştürdüğü 'Terörsüz Türkiye' vizyonu, devlet aklının ve milli sorumluluk anlayışının bir sonucudur. Yakın coğrafyamız savaşlarla ve vekâlet çatışmalarıyla kuşatılmışken, Türkiye’nin en büyük gücü iç cephesinin sağlam olmasıdır. Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye; yalnızca güvenlik değil, ekonomik kalkınma ve bölgesel liderlik açısından da hayati önemdedir."
Sadir Durmaz,'ın konuşmasının tamamı:
Değerli Merkez Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Kıymetli İl Başkanımız, İlçe Başkanımız, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Genel Başkanı, Ülkü Ocaklarımız, Sendikalarımız,
Sivil Toplum Kuruluşlarımız, Muhtarlarımız, KAÇEP Başkan ve Üyelerimiz, Kongremizi Şereflendiren Kıymetli Misafirler, Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler, Aziz Dava Arkadaşlarım, "KARDEŞLİK Kalbimizde GELECEK Aklımızda" temalı Olağan Büyük Kurultayımıza giden sürecin, Keçiören ilçe kongresine hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Sözlerimin başında, Bilge Liderimiz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin hepinize ayrı ayrı selamlarını iletiyorum.

“Türk milletinin bekasını esas alan bir vicdan hareketi olarak doğmuştur”
Muhterem Dava Arkadaşlarım; Bilindiği üzere, Partimizin 27 Nisan 2026 tarihli MYK toplantısında alınan karar uyarınca, 15. Olağan Büyük Kurultayımızın 7 Mart 2027 Pazar günü gerçekleştirilmesi kararlaştırılmış olup, bu doğrultuda kongre sürecimizin ilk adımı, 19 Mayıs 2026 Salı günü Samsun’un İlkadım ilçesinden atılmıştır. Cenabı Allah, hem bugün gerçekleştirdiğimiz ilçe kongremizi hem de 7 Mart 2027 tarihinde planladığımız Olağan Büyük Kurultayımızı şimdiden hayırlı uğurlu eylesin. Değerli Dava Arkadaşlarım; Bundan tam 57 yıl önce, 8-9 Şubat 1969’da Adana’da göğe yükselen üç hilalimiz hamd olsun bir daha inmemiş, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmemiştir. Adana’da atılan tarihi adımla, Milliyetçi Hareket Partisi, yalnızca bir siyasi parti olarak değil, Türk milletinin bekasını esas alan bir vicdan hareketi olarak doğmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi, sıradan bir siyasi parti değildir ve herhangi bir siyasi parti olarak değerlendirilemeyecektir. Milliyetçi Hareket Partisi; Bu ülkenin milli bekasının teminatı, zaptedilemeyecek son kalesi, teslim alınamayacak son siperidir! Milliyetçi Hareket Partisi, günübirlik hesapların, geçici rüzgârların, kişisel ikbal arayışlarının partisi hiç olmamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi, aziz milletimizin hafızasından doğmuş, tarihinden beslenmiş, acılarıyla pişmiş, duasıyla yürümüş kutlu bir davanın adıdır. Milliyetçi Ülkücü Hareket; Anadolu’nun yorgun ama teslim olmayan evlatlarının sesi; bozkırda sabrın, cephede cesaretin, şehirde ahlakın, devlette aklın, millette vicdanın adıdır. Biz bu ülkeyi karşılık beklemeden seviyoruz. Biz bu millete hesap yaparak değil, gönül vererek bağlıyız. Bizim geçmişimiz, kolay günlerin hikâyesi değildir; çileyle, sabırla, sadakatle, bedelle yazılmıştır. Bizim davamızda siyaset, millete hizmet etmenin aracıdır. Bizim davamızda teşkilat, milletle gönül bağı kurmanın ocağıdır. Bizim davamızda kongre, ayrışmanın değil yenilenmenin, kırgınlığın değil kenetlenmenin, kişisel hesabın değil ortak istikametin adıdır.

“Burada herkesin ortak bir sevdası vardır; o da cennet vatanımız Türkiye’dir!"
Bugün Keçiören ilçe kongremiz de bu anlayışın bir nişanesidir. Buradan yükselen ses, yalnızca salondaki dava arkadaşlarımızın sesi değildir. Buradan yükselen ses, Bağlum’un, Etlik’in, Aktepe’nin, Kuşcağız’ın, Ufuktepe’nin, İncirli’nin, Ovacık’ın, Ayvalı’nın, Pınarbaşı’nın, Esertepe’nin, Sanatoryum’un, Yayla’nın, Kalaba’nın ve en nihayetinde bütün Keçiören’in sesidir. Burada herkesin bir hikâyesi vardır. Kimi Yozgat’tan gelmiştir, kimi Çorum’dan; kimi Kırşehir’den, kimi Çankırı’dan; kimi Erzurum’dan, kimi Kars’tan, kimi Ankara’nın kadim sokaklarından… Ama burada hepsinin ortak bir adı vardır; o da Büyük Türk milletidir! Burada herkesin ortak duası vardır; o da Allah devlete millete zeval vermesindir.
Burada herkesin ortak bir sevdası vardır; o da cennet vatanımız Türkiye’dir!

"Terörsüz Türkiye devlet projesine dönüştü"
Çok Muhterem Dava Arkadaşlarım; Milliyetçi Hareket Partisi, geçmişten bugüne meseleleri hamasetle değil; devlet aklı, tarih şuuru ve millet sorumluluğuyla değerlendirmektedir. Bugün Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin ortaya koyduğu ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sahiplenerek devlet projesine dönüştürdüğü “Terörsüz Türkiye” vizyonu da aynı devlet aklının, aynı milli sorumluluk anlayışının sonucudur. Çünkü hepimiz görüyoruz ki; dünyanın içinden geçtiği dönem son derece kritik bir dönemdir. Yakın coğrafyamız savaşlarla, vekâlet çatışmalarıyla, etnik ve mezhebi fay hatlarını kaşıyan küresel müdahalelerle kuşatılmış durumdadır. Böylesine hassas bir dönemde Türkiye’nin en büyük gücü; iç cephesinin sağlam olmasıdır. Terörün tamamen tasfiye edildiği, etnik ayrışma projelerinin boşa çıkarıldığı, kardeşliğin güçlendiği bir Türkiye; yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik kalkınma, siyasi istikrar ve bölgesel liderlik açısından da hayati önemdedir. Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” vizyonu işte bu nedenle yalnızca bir güvenlik politikası değildir. Bu vizyon; Türkiye’nin birliğini, dirliğini, toplumsal huzurunu ve geleceğini koruma iradesidir. Milliyetçi Ülkücü Hareket bilir ki; Milletin inancı, tarihi ve ortak aidiyet duygusu hedef alınırsa Türkiye yara alır, zayıflar; kardeşlik hukuku zedelenirse kazanan yalnızca Türk ve Türkiye düşmanları olur. Bugün partimizin ve Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu güçlü irade, “Türk ve Türkiye Yüzyılı” hedefleri ve “Terörsüz Türkiye” vizyonu, işte bu tarihi sorumluluğun devamıdır. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine giden yolda tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyan Terörsüz Türkiye vizyonuna karşı sergilenen tavırlar, aslında siyasi aktörlerin ülkemizin birliği, dirliği ve geleceği konusundaki samimiyetlerini de ortaya koymaktadır. Kırk yılı aşkın süredir milletimizin maddi manevi canını yakan; ülkemizin kaynaklarını tüketen terör belasından kurtulmayı hedefleyen bir iradeye destek vermek yerine, günlük siyasi hesaplarla bu süreci yıpratmaya çalışanlar, millet vicdanında hak ettikleri karşılığı bulacaklardır.

“Ülkü Ocaklarımızdır, davamıza gönül veren bütün kardeşlerimizdir”
Kıymetli Dava Arkadaşlarım; “Lider odur ki dağın ardını göre” demiş atalarımız. Bilge Liderimiz, Saygıdeğer Genel Başkanımız, daha 90’lı yılların başında “Lider Ülke Türkiye” idealini dile getirmiş ve altını doldurmuştur. Lider ülke Türkiye; ekonomisi güçlü, savunması güçlü, diplomasisi güçlü, ailesi güçlü, gençliği güçlü, devleti güçlü Türkiye demektir. Lider ülke Türkiye; kendi kararını kendi veren Türkiye demektir. Lider ülke Türkiye; mazlumun umudu, zalimin korkusu olan Türkiye demektir. Lider ülke Türkiye; Ankara’dan dünyaya bakan, ama Anadolu’nun sesini unutmayan Türkiye demektir. Ve Lider Ülke Türkiye yürüyüşümüzün Keçiören’deki omurgası sizlersiniz. Bu yürüyüşün Keçiören’deki nefesi kadınlarımızdır, gençlerimizdir, mahalle başkanlarımızdır, sandık görevlilerimizdir, Ülkü Ocaklarımızdır, davamıza gönül veren bütün kardeşlerimizdir. Rabbim Keçiören’imizi huzurlu, Ankara’mızı güçlü, Türkiye’mizi payidar eylesin. Bu vesileyle, başta cennetmekân Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey olmak üzere, partimizin kuruluşundan bugüne, kutlu davamıza emek vermiş, alın teri dökmüş, mücadele etmiş tüm dava büyüklerimizi, ebediyete irtihal eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Rabbim bizleri, zindanları taş medreseye çeviren Yusuf yüzlülere, “vatan için ha kurşun yemişim ha ekmek diyen” şehitlerimize karşı mahcup etmesin. İlçe başkanımız Kenan Yağmur’a, yönetim kurulu üyelerimize hayırlı uğurlu olsun diyor, üstlendikleri görevde muvaffakiyetler diliyorum. Saygıdeğer Genel Başkanımızın, “Ülkücülük; Ayıran değil, birleştiren iradedir." "Ülkü varsa yürünecek yol, varılacak menzil, uğruna yaşanacak bir dava vardır.” sözlerinden hareketle ayrıştırmaya değil birleştirmeye ve davamız için hiç durmadan çalışmaya hep birlikte devam edeceğiz. Sözlerimi, ozanlar piri Dede Korkut’un yüzlerce yıl öncesinden verdiği, kutlu bir mesajla bitirmek istiyorum; “Devletli oğul olsa ocağının korudur. Oğul da neylesin, baba ölüp mal kalmasa. Baba malından ne fayda, başta devlet olmasa.” Allah “DEVLET”imizi başımızdan eksik etmesin, Türk milleti ebediyyen var olsun. Cenab-ı Allah, birliğimizi dirliğimizi, kardeşliğimizi bozmasın; bozmak isteyenlere fırsat vermesin. Sağ olun var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun.