Olay, 22 Mayıs 2025’te Balıkesir'in Erdek ilçesinde Zeytinli Mahallesi Kurbağalı mevkisindeki bir sitenin 1’inci katındaki dairede meydana geldi. Ayakkabı satışı yapan Burak İnci, 2024 yılında kafede tanıştığı Dilruba Elif Çetin ile bir süre sonra sevgili oldu. Çetin, 4 Mayıs 2025’te evine gelen İnci tarafından darbedilince şikayetçi oldu ve hakkında 30 gün uzaklaştırma kararı aldırdı.
Uzaklaştırma kararına rağmen görüşmeyi sürdüren çift, olay günü Çetin’in evinde bir araya geldi. Birlikte alkol alan ikili arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Burak İnci, mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla Dilruba Elif Çetin’i sırtından 4 kez bıçakladı. Genç kadın kanlar içinde yere yığılırken, İnci balkonundan atlayarak kaçtı. İhbar üzerine adrese gelen sağlık ekipleri, Çetin’in hayatını kaybettiğini belirledi. Gözaltına alınan şüpheli tutuklandı. Çetin’in cenazesi Antalya’da toprağa verildi.

‘LİNÇ EDİLMEKTEN KORKUP BALKONDAN ATLADIM’
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada savunma yapan Burak İnci, Dilruba Elif Çetin ile zaman zaman tartıştıklarını ancak barıştıklarını belirterek,
Dilruba hakkımda 30 gün süreyle uzaklaştırma kararı aldırsa da yine birlikte oluyorduk. Olay akşamı alkol aldık. Aramızda bir kez daha tartışma çıktı. Olay büyüyünce bana, üvey babası olan A.O.'nun sevgilisi olduğunu, kendisini para karşılığı erkeklere pazarladığını söyledi. Ağabeyimle de birlikte olduğunu anlatınca sinirlendim. Mutfakta bulunan küçük ekmek bıçağını ona sapladım. Sonra linç edilmekten korkup, kendimi balkondan aşağı bıraktım. Bacaklarım kırıldı. Aracın altına saklandım. Aileme telefon açıp, haber verdim. Bu sırada Dilruba'nın yaşamasını çok istedim. O yüzden 112'yi arayıp, ekiplerin hemen gelmesini söyledim. Ardından polis tarafından yakalandım
dedi.
‘ANNESİ ÖLDÜKTEN SONRA DİLRUBA İLE BEN İLGİLENDİM’
Duruşmada tanık olarak dinlenen A.O. ise,
Dilruba'nın annesi 2007 yılında kanserden öldü. O günden sonra Dilruba ile ben ilgileniyorum. Kendisine araba dahi satın aldım. Dilruba bir ara bana, 'Satın aldığın arabayı al. Burak elimden alıp, satmak istiyor' diyerek teklifte bulundu. Olaydan bir hafta önce de Erdek'te olduğum sırada, evin balkonunun altına gelen sanık, Dilruba'yı unutamadığını belirtip, benimle konuşmak istediğini söyledi. Kabul etmedim
diye konuştu.

‘AMBULANSIN ÇAĞRILMASINI BEN İSTEDİM’
Karar duruşmasına Antalya’dan SEGBİS aracılığıyla katılan Çetin ailesinin avukatı Beyza Yaşar, sanığın ‘haksız tahrik’ indirimi almak amacıyla dayanaksız iddialar öne sürdüğünü belirterek,
Bu da sanıklarda yaptıkları eylemlerin cezasız kalma düşüncesini doğuruyor. Yerel mahkemeden emsal nitelikte olması için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verip, başta tahrik olmak üzere lehe olan hiçbir hükmün sanığa uygulanmamasını talep ediyorum
dedi.
Son sözünde pişman olduğunu ifade eden Burak İnci ise,
Cinayeti tasarlamadım. Hatta o gün birlikte kahvaltı yapmıştık. Eve onunla el ele giriş, çıkışlarımız kameralarda vardır. Olaydan sonra ambulansın çağrılmasını da ben istedim. Dönüşü olmayan bir olay. Çok pişmanım
diye konuştu.
Mahkeme heyeti, Burak İnci’yi ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.