CNN'in haberine göre, Washington yönetimi, İran'a yönelik saldırıların ardından neredeyse duran deniz trafiğini yeniden başlatmak için ABD Donanması'nın petrol tankerlerine eşlik etmesini gündeme aldı.
TRUMP'IN HÜRMÜZ PLANI CİDDİ RİSKLER BARINDIRIYOR
Trump ayrıca Japonya, Güney Kore, NATO ülkeleri ve hatta Çin'den bu misyona savaş gemisi desteği vermelerini istedi.
Ancak şu ana kadar hiçbir ülkeden somut destek gelmedi. Uzmanlar ise bunun nedeninin planın taşıdığı ciddi riskler olduğunu belirtiyor.
DAR ALANDA KISITLA MANEVRA KABİLİYETİ
Hürmüz Boğazı'nın en dar noktası yalnızca yaklaşık 10 kilometre. Ancak dev petrol tankerlerinin manevra alanı düşünüldüğünde bu alan çok daha da daralıyor.
Avustralya'daki UNSW Canberra Üniversitesi'nde denizcilik çalışmaları alanında yardımcı öğretim üyesi ve Basra Körfezi'nde deneyimi olan eski bir Avustralya deniz subayı Jennifer Parker'a göre bu durum, savaş gemilerinin koruma manevralarını zorlaştırıyor, tankerlerin "kör nokta" oluşturmasına neden oluyor ve olası saldırılara karşı tepki süresini kritik seviyeye indiriyor.
"ÖLÜM VADİSİNDE" ABD'Yİ BEKLEYEN BÜYÜK TEHLİKE
Askeri analistler, Hürmüz'ü "ölüm vadisi" olarak tanımlıyor. Çünkü bölgede, kıyıya çok yakın konuşlanmış füze sistemleri, mobil roket ve İHA platformları, sivil görünümlü teknelerden gelebilecek saldırılar aynı anda tehdit oluşturuyor.
Singapur'daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu'ndaki araştırma görevlisi Collin Koh'a göre, bu kadar dağınık ve hareketli hedefleri tamamen etkisiz hale getirmek "neredeyse imkânsız".
DEVASA ASKERİ YÜK
Planın en kritik sorunlarından biri de gerekli askeri güç. Lloyds List Intelligence'ın baş editörü Richard Meade'ye göre, 5 ile 10 arası ticari gemilik bir konvoyu korumak için 8 ila 10 savaş gemisi gerekiyor.
ABD'nin aktif destroyer sayısı sınırlı ve dünyanın farklı bölgelerine dağılmış durumda. Uzun süreli bir koruma operasyonu donanmayı ciddi şekilde zorlayabilir.
Bu nedenle ABD'nin tek başına böyle bir operasyonu sürdürebilmesinin çok zor olduğu vurgulanıyor.
EN ZAYIF HALKA: MAYIN TEHDİDİ
Eski ABD Donanma kaptanı Carl Schuster'a göre, planın en kırılgan noktalarından biri ise deniz mayınları.
İran'ın farklı türlerde gelişmiş mayınlara sahip olduğu ve bunları gizli ve hızlı bir şekilde konuşlandırabileceği belirtiliyor.
ABD'nin bölgede mayın temizleme kapasitesinin sınırlı olması ise riski büyütüyor. Bu nedenle müttefik desteği olmadan operasyonun güvenli şekilde yürütülmesi zor görülüyor.
EN İYİ SENARYO BİLE YETERSİZ
Meade'ye göre, plan başarıyla uygulansa bile sonuç sınırlı kalabilir. Tahminlere göre koruma operasyonları savaş öncesi deniz trafiğinin yalnızca %10'unu geri getirebilir.
Bu da ekonomik baskıyı tam anlamıyla hafifletmeye yetmeyebilir.
"FELAKETE DÖNÜŞEBİLİR"
Analistler, tüm bu faktörler bir araya geldiğinde planın felaketle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyor.
Daha önce Kızıldeniz'de Husilerin yaptığı saldırıları hatırlatan Koh, daha güçlü bir askeri kapasiteye sahip İran'a karşı benzer bir senaryonun çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.