Bakan Göktaş, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Perspektifinde Aile ve Nüfus Politikaları 2: Yaşlı Bakım Modelleri Çalıştayı Açılışı” programına katıldı. Çalıştayda yaşlı bakım modelleri, yerinde yaşlanma, evde ve toplum temelli bakım hizmetleri gibi başlıkların ele alınacağını belirtti.
“60 yaş üstü nüfus 2050’de 2,1 milyara ulaşacak”
Dünyada demografik dönüşüm yaşandığını ifade eden Göktaş,
“Bugün dünyada yaklaşık 1 milyar seviyesinde olan 60 yaş üstü nüfusun, 2050 yılında 2,1 milyara ulaşacağı öngörülüyor. Üstelik hala genç bir nüfusu olan Türkiye de, bu küresel dönüşümün dışında değildir. TÜİK'in 2025 verileri, demografik yapımızdaki değişimi açık biçimde ortaya koyuyor. 65 yaş ve üzeri nüfus oranımız, 2025 yılında yüzde 11,1'e yükselmiş durumda”
ifadelerini kullandı.

“Yaşlılık stratejik bir politika alanıdır”
Türkiye’nin farklı bölgelerinde farklı demografik yapılar bulunduğunu vurgulayan Göktaş,
“Bu nedenle sosyal politikalarımızı tek tip modellerle değil, bölgesel farklılıkları, aile yapılarını, bakım ihtiyacını ve yerel kapasiteyi dikkate alan esnek yaklaşımlarla planlamak zorundayız. Çünkü yaşlanan nüfus, sağlık sistemlerinden sosyal hizmetlere, aile yapısından şehir planlamasına, istihdamdan teknolojiye kadar hayatın tüm alanlarını etkiliyor. İşte bu nedenle yaşlılık alanındaki çalışmalarımızı, geleceğin Türkiye'sini hazırlayan stratejik bir politika alanı olarak ele alıyoruz”
dedi.
“164 bin yaşlıya hizmet ulaştırdık”
Yaşlılara yönelik hizmetlerin sürdüğünü belirten Göktaş,
“Bu anlayışla 2006 yılında başlattığımız Evde Bakım Yardımıyla, bugün 114 bini aşkın yaşlı bireye ailesinin yanında destek oluyoruz. Ulusal Vefa Programıyla, 132 bin yaşlı vatandaşımızın evinde kişisel bakım ihtiyacını karşılıyoruz. Yaşlı Destek Programı, yani YADES ile evde ve gündüz bakımı, evde sağlık ve gönüllülük gibi hizmetleri yaygınlaştırıyoruz. Bugün YADES kapsamında, belediyelerimizin yürüttüğü 123 projeyle, 164 bin yaşlı vatandaşımıza hizmetlerimizi ulaştırdık”
diye konuştu.

“Darülaceze ile hizmetler güçlendirildi”
Huzurevleri ve bakım merkezlerine ilişkin bilgiler de paylaşan Göktaş,
“Bakanlığımıza bağlı huzurevlerimizde yaklaşık 15 bin, özel huzurevlerinde ise 13 bini aşkın yaşlı vatandaşımıza hizmet sunuyoruz. Bu yıl içinde 8 yeni huzurevini daha hizmete açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca ‘Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri’ ile, 130 yıllık sosyal hizmet geleneğimizi geleceğe taşıyan bir merkez kurduk. Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla hayata geçen ve Avrupa’nın en büyüğü olan bu yapı ile, vatandaşlarımıza sağlık, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerini aynı çatı altında sunuyoruz. Türkiye'nin ilk resmi Alzheimer ve Demans Bakım Merkezi de burada faaliyetlerine başladı”
ifadelerini kullandı.
“Yaşlı bakımında entegrasyon artık zorunlu”
Yaşlı bakımına ilişkin yeni yaklaşımın önemine değinen Göktaş,
“Yaşlı bakımında sağlık ve sosyal hizmetlerin entegrasyonu artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Hastaneden taburcu edilen yaşlı bir bireyin bakım ihtiyacının düzenli izlenmesi; evde bakım, evde sağlık ve yerel hizmet birimleri arasında güçlü bir koordinasyon oluşturulması büyük önem taşımaktadır. Uzun süreli bakımın finansmanı da üzerinde dikkatle çalışmamız gereken başlıklardan biridir”
dedi.

“Hedefimiz güçlü bir Türkiye”
Afet ve kriz süreçlerinde yaşlıların korunmasına da değinen Göktaş,
“Afet anında tahliye, barınma, ilaç, beslenme ve psikososyal destek süreçleri yaşlı dostu şekilde planlanmıştır. Tüm bu başlıklar, yaşlılık politikalarının tek bir kurumun sorumluluğuyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Bu alanda kamu, yerel yönetimler, özel sektör, sivil toplum ve gönüllülerin birlikte çalışması gerekir. Hedefimiz, yaşlı vatandaşlarımızın sağlıklı ve aktif bir yaşam sürdüğü güçlü bir Türkiye'dir”
dedi.