Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, MHP ve Cumhur İttifakı’nın hedeflerini ve duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Lider Bahçeli, MHP'nin ve Cumhur İttifakı'nın yıkmak yerine inşa etmeyi, bölmek yerine birleştirmeyi, küsmek yerine kucaklaşmayı amaçladığını vurguladı.
MHP Lideri Bahçeli, “Kaynayan tencereler, doymuş karınlar, sevecen yürekler, sıcacık yuvalar için gece gündüz demeden mücadele edeceğiz” dedi. Cumhur İttifakı’nın, milletin vicdanına, iradesine ve sağduyusuna güvendiğini belirten Lider Bahçeli, ortak kader bilinciyle bir arada yaşama ve yaşatma azmini sürdüreceklerini söyledi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamaları şöyle:
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı; Yıkmak için değil, yapmak için, Ayırmak için değil, birleşmek için, Bölmek için değil, buluşmak için, Küsmek için değil, kucaklaşmak için ahlaki, manevi ve milli mücadelesini inançla sürdürecektir. Daha iyi bir gelecek için, Daha mutlu yarınlar için, Daha güzel günler için, Kaynayan tencereler, Doymuş karınlar, Sevecen yürekler, sıcacık yuvalar için,
Dik baş, tok karın, mutlu yarın için, Al bayrağın altında onurlu bir gelecek için geceyi gündüze katacağız. Biz gönülleri, vicdanları, umutları kardeşlikle birleştireceğiz.
Biz ülküleri, hevesleri, heyecanları milletimizle buluşturacağız
Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı, Türk milletinin sağduyusuna, idrakine, iradesine ve vicdanına güvenmektedir. Ortak bir kaderi paylaşarak bir arada yaşama ve yaşatma azmine sonuna kadar inanmaktadır. Bizim davamız büyük Türk milletini kendi kültür kökleri üzerinde yükselterek, önce mazlum İslam toplumlarına ve sonra ezilen bütün insanlığa hak ve adalet götürmek gibi büyük bir hedefin adı ve tanımıdır. Bu muazzam hedeflere ulaşmak için Hazreti Peygamber’den itibaren gelen mukaddes çizgide Allah dostları olan Ahmet Yesevi’yi,
Hacı Bektaş’ı, Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Hacı Bayram’ı ve milletimizin bugün manevi dayanakları olan sayısız gönül ve inanç insanına uzanan zincirin bugünkü temsilcilerini hürmetle anıyorum. Tesbih çeken elleri, hû diyen dilleri, secdeye varan alınları, gönlü Mekke’de, kalbi Kerbela’da, hasreti Kudüs’te, aklı Yesi’de, Kerkük’te, Türkistan’ın her yerinde kalmışların, Yaradan’a sığınmışların hepsini samimiyetle kucaklıyoruz.
Bu mübarek günlerde haykırıyorum; çünkü bizler zaten oyuz, onlarız, onlarlayız. Konuşmama son verirken alayınızı birden sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah’a emanet olun diyorum.