Yürü Be Tatar Ramazan!
Şimdi de Tatar Ramazan oldu.
Önceden neydi ki, şimdi ne olsun… Neyse, o konuya girmeyelim…
Bir oyun mu varmış neymiş, onu bozacakmış.
Cumhurbaşkanına seslenerek: “Tayyip Bey, bizim adımız Tatar Ramazan. Biz oyunu bozarız” diyor.
Hay maşallah, yiğide bakın hele! Aman da aman oyunlar da bozarmış, pek yaman!
Hangi oyunu bozacak peki?
Tabii ki körebe… Başka ne olacak ki?
Sıkıldı ellaam. O meydandan bu meydana koşuşturup duruyor.
Ne yapsın garibim. Siyaset edecek alanı da kalmadı.
Elinde bir tek “sanık” Ekrem İmamoğlu var, onunla idare ediyor.
Tamamda bu kadar ısrar niye? Niye olacak, kendi adaylığını bir kahramanlık öyküsüne çevirebilmek için elbette… “Ekrem İmamoğlu için çok uğraştı, Mansur Yavaş da güven vermediği için ne yapsın, bizi yarı yolda bırakmamak uğruna mecburen kendi aday oldu” dedirtmek için…
Oyunculuk paspal ama sahne iyi, senaryo güzel.
CHP seçmeni yer mi bunu acaba?
Ne bileyim yahu, bana niye soruyorsunuz, ben CHP’li miyim? Onu da gidip onlara sorun.
***
Gandi Kemal de çok eğlenceliydi.
Nasreddin Hocamız gibiydi sabık Kemal Bey… Eşeğe değilse bile yürüyen merdivenlere ters biner, milli futbolcumuz Lefter’e de “büyük kalecimiz” derdi…
Ne günlerdi ama epey gülüyorduk…
***
Konumuz CHP mizahı olunca, Özgür Bey’in bir “ampul söndürme” performansı vardır ki dillere destandır. Hani şu kimsenin iplemediği “Yak söndür, çek sündür” kampanyası vardı ya, hah işte o…
Gülüp geçiyoruz işte…
ZAMANSIZ ÖTEN HOROZ
Lakin meseleyi demokrasimizin olmazsa olmazı “muhalefet kurumu” için düşündüğünüzde CHP’nin durumu hakikaten içler acısıdır.
Gölge Kabine’den tutun da dekor olarak kullanılan Cumhurbaşkanlığı Adaylık Ofisi’ne kadar bir sürü fiyasko Halk Fırkasının hanesine yazılmıştır.
İmamoğlu’nun Özgür Özel’i seçtirdiği antin kuntin kurultayından hemen sonra kendini aday göstermesi parti içindeki gelenekçi kadroları kızdırdı. Kızan gelenekçiler de soluğu başsavcılığın kapısında aldı.
Gürsel Tekin’in ifadesine göre başsavcılığa 73 CHP’li gitti. Yolsuzluklarla ilgili ihbar ve itirafta bulundu.
HAMİL-İ KART YAKİNİMDİR!
Bu aralar başka bir taraftan kaynıyor CHP…
Şu Lal Denizli olayı…
Adı ünlülerin uyuşturucu soruşturmasına karışan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli Hanım geçtiğimiz gün ifadeye çağrıldı.
CHP’li arkadaşların anlattığına göre İmamoğlu tarafından “hamili kart yakinimdir” diyerek aday gösterilen Lal Hanım yüzünden Özgür Bey, şu sıralar “beni İmamoğlu yaktı” diye feryad-ı figan ediyormuş!
NASIL ADAY OLDU?
Durun ben size işin aslını anlatayım… Lal Hanım CHP’den nasıl Çeşme Belediye Başkan adayı oldu onu size bir deyivereyim…
İmdi, Lâl Hanımefendi şehremine olmadan evvel kürre-i arz’ın belde-i şahanelerinden İslambol şehründe ikamet ider imüüş…
Hengam-i Şita vuku bulunca Leyle-i İslambol’un cafcaflı, yok efendüm çarşaflı değül, ferace-ül esvap ile hiç tanışmamış gendüsü…
Ha ne diyordum; Leyle-i İslambol’un alem-i âb meclüslerinde zevci refakatinde arz-ı endam eder imüş…
Şehr-i İzmir’e aşkı da o günlerde kalbü şeriflerüne düşmüş-ümüş… Ben diyeyim erbain siz deyin sittin yevm maraz bulup, yorgan-ı döşek yatup harap olmuş…
Çare yok… Tabib, şifahane, efsuncu, şaman kim nereye revan olunsa yok, yok yok!…
En sonun da durum İmamzade nam-ı ile meşhur İslambol Kadısı Ekrem’ül Yancebimekoy Hazretlerine arz olunmuş…
Ol hazret ki nazar kılduk da heman şüfasunu bir muska-i şerife yazarak deryaya salup Şehr-i İzmir’in havası ve ürizgariyle maruf Ilduru (Çeşme) kazasuna isal eylemuş…
İşte hepsi budur efendim…
***
Aman diyin ne olur, siz yine de dek durun, O’nun adı Tatar Özgür…