TASAV: Bağımlılık ulusal halk sağlığı ve güvenlik sorunudur

YAYINLAMA:
TASAV: Bağımlılık ulusal halk sağlığı ve güvenlik sorunudur

Türkiye, dünyada olduğu gibi toplumsal dinamiklerin hızla değiştiği bir dönemden geçiyor. Böylesi zamanlarda ülkelerin geleceğini sadece ekonomik ya da askeri güçleri değil, sorunlarını doğru okuyabilen ve çözüm üretebilen düşünce kuruluşları da belirliyor. İşte Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV), bu ihtiyaca cevap veren önemli fikir merkezlerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kurucusu ve onursal başkanı olduğu, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu'nun başkanlığını yürüttüğü TASAV; siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda yaptığı araştırmalar, yayımladığı eserler ve düzenlediği bilimsel toplantılarla yalnızca bugünü analiz etmiyor, Türkiye'nin geleceğine ilişkin stratejik perspektifler de ortaya koyuyor.

Bu özülkünün (vizyonun) son örneklerinden biri, geçtiğimiz cumartesi günü Ankara ATO Congresium'da düzenlenen "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" sempozyumu oldu.

Kamu kurumlarının üst düzey yöneticileri, akademisyenler, bilim insanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetlinin katıldığı sempozyumda bağımlılık konusu ilk kez bu denli geniş bir perspektifle ele alındı. Açılış konuşmasını TASAV Başkanı İsmail Faruk Aksu yaptı. Ardından Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağımlılıkla mücadelede yürütülen çalışmaları ve yeni hedefleri paylaştılar.

Sempozyumun dikkat çeken yönlerinden biri de Prof. Dr. Cengiz Şahin editörlüğünde TASAV tarafından hazırlanan "Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık" adlı kapsamlı bilimsel kitabın tanıtılması oldu. On sekiz bölümden oluşan eser; tütün, alkol, uyuşturucu, kumar ve teknoloji bağımlılıklarının yanı sıra bağımlılığın aile, eğitim, hukuk, ekonomi ve toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyor.

İki oturum halinde gerçekleştirilen sempozyumun ilk oturumunda kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, ikinci oturumunda ise alanında uzman akademisyenler değerlendirmelerini paylaştı. Yapılan sunumlar ve müzakereler sonunda ortak bir görüş öne çıktı: Bağımlılık, bireysel bir sağlık sorunu olmasının ötesinde aileyi, toplumsal yapıyı, ekonomiyi ve kamu güvenliğini doğrudan etkileyen çok boyutlu bir ulusal halk sağlığı ve güvenlik sorunudur.

Katılımcılar, bağımlılığın irade eksikliği ya da ahlaki bir zafiyet olarak değil; biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları bulunan kronik bir beyin hastalığı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladılar. Özellikle teknoloji, dijital medya, çevrim içi oyunlar, tütün, madde, kumar ve bahis bağımlılıklarının çocuklar ve gençler arasında hızla yaygınlaşmasının yeni ve ciddi risk alanları oluşturduğu ifade edildi.

Sonuç bildirgesinde ise tespitler ve önemli çözüm önerileri de içeriyordu. Koruyucu ve önleyici sağlık politikalarının güçlendirilmesi, okul ve aile temelli eğitim programlarının yaygınlaştırılması, erken tanı ve rehabilitasyon hizmetlerinin geliştirilmesi, medya aracılığıyla toplumsal farkındalığın artırılması ve uzun süredir beklenen Ruh Sağlığı Yasası'nın hayata geçirilmesi öne çıkan öneriler arasında yer aldı.

Belki de sempozyumun en güçlü mesajı şuydu: Bağımlılığın yol açtığı insani, sosyal ve ekonomik kayıpların önemli bir bölümü önlenebilir. Bunun için bilimsel veriye dayalı politikalar, kurumlar arası güçlü iş birliği ve koruyucu halk sağlığı yaklaşımı vazgeçilmezdir.

Bugün bağımlılıkla mücadele, sadece sağlık sektörünün görevi değildir. Eğitimden aileye, güvenlikten sosyal politikalara kadar bütün kurumların ortak sorumluluğunu gerektiren stratejik bir meseledir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bağımlılık endüstrisinin etkilerinden koruyabilmek, güçlü aile yapısını muhafaza edebilmek ve toplumsal direnci artırabilmek ancak ortak akıl ve ortak iradeyle mümkündür.

TASAV'ın gerçekleştirdiği bu sempozyum ve ortaya koyduğu bilimsel çalışmalar, Türkiye'de bağımlılık konusunun önleyici-koruyucu tedavi boyutuyla birlikte ulusal halk sağlığı ve güvenlik perspektifiyle de ele alınması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Bilimin rehberliğinde geliştirilen bu tür çalışmaların, Türkiye Yüzyılı'nın güçlü, sağlıklı ve dirençli toplum hedeflerine önemli katkılar sağlayacağı açıktır. Bu yönüyle TASAV, güncel sorunları tartışan bir düşünce kuruluşu olmasının yanında Türkiye'nin geleceğine dair stratejik akıl üreten önemli bir fikir merkezi olma niteliğini sürdürmektedir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...