İçeriden ve dışarıdan tehdit edilen toplumsal huzur

YAYINLAMA:
İçeriden ve dışarıdan tehdit edilen toplumsal huzur

Okul zilinin çalmasıyla birlikte okullara yönelik saldırı tehditlerinde bulunan, şantaj, cinsel istismar, uyuşturucu gibi suçların merkezindeki karanlık yapılara yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenlenmeye başladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İç İşleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin gayretli çalışmalarının eseri olan bu tedbir ve temizlik operasyonları Türk toplumunun etrafına kamusal bir güvenlik şeridi oluşturulabilmesi adına son derece önemli.

Türkiye son zamanlarda münferit veya örgütlü asayiş suçlarından çok çekti. Mattia Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan gibi pırıl pırıl çocuklarını toprağa verdi. Geçen yıl Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısında 9 çocuğumuz ve onları korumak adına bedenini siper eden Ayla öğretmenimiz hayatını kaybetti.

Türk devleti bu olayların ardından okulların iç ve çevre güvenliğini sıkılaştırdı ve tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Fakat suç yapılanmalarının her platformda adeta mantar gibi türemeye devam ettiği görülüyor. Kimisi çocuk yaşta olan faillerin oluşturduğu çeteler sosyal medyada örgütlenip kendilerine eleman devşiriyor ve 86 milyon için bir kamu düzeni problemi ortaya çıkarıyor.

Son iki günde düzenlenen Ailem Güvende ve Sokaklar Güvende operasyonlarıyla birçok kişi ve işletme adli işlemlerden geçirildi. Mersin limanında düzenlenen operasyonda Güney Amerika’dan gelen 350 kg uyuşturucu ele geçirildi. Ailem Güvende operasyonu kapsamında ise cinsiyet sapkını 6 derneğe yapılan operasyonda bu derneklere yurt dışından 3,3 milyon dolar fon aktarıldığı ortaya çıkarıldı. Bu derneklerin Türk aile yapısını çökertmek için Almanya, Fransa ve Hollanda bağlantısı bulunan unsurlar tarafından teşvik edildiklerinin tespit edilmesi meselenin hem iç hem dış sorun olduğunu gösteriyor. Bizim asayiş problemi olarak kodladığımız hadiselerin arkasından da yarın yabancı istihbarat örgütleri çıkarsa kimse şaşırmayacaktır. Çünkü Türkiye aile yapısından toplumsal huzuruna tüm kritik alanlarda problem yaşamasını isteyen düşmanları olan bir ülkedir. Son günlerde peş peşe yapılan C31K, Ailem Güvende ve Sokaklar Güvende operasyonları, birçok hadiseyi olgunlaşmadan engelleyen devlet refleksinin doğru yönde çalıştığını gösteren önemli örneklerdir. Bu yapıların nasıl bu kadar rahat hareket edebildikleri, hangi güçler tarafından finanse edildikleri ise cevap bekleyen ciddi güvenlik sorularıdır.

Türkiye terörle mücadelede insan kaynağının bedelini yıllarca ödemiştir. Şimdi Terörsüz Türkiye hedefiyle terör sorunu tasfiye edilirken önümüze suçun başka biçimleri çıkıyor. Türk aile yapısını korurken ve toplumsal asayişi tahkim ederken Türk devletinin alacağı tüm tedbirler sosyal medyada örgütlenip sokaklara yuvalanan bu üniformasız teröristlerin hakkından gelmek adına mühimdir. Türkiye’de devlet düzenine kafa tutacak ve milletin huzurunu kaçıracak tek bir yapı kalmayıncaya dek mücadeleye kesintisiz şekilde devam edilmelidir. Anneler babalar çocuklarını okula gönderirken, esnaf dükkânını açarken, insanlar sokakta yürürken tedirgin olmamalıdır.  

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...