Değişmeyen hedef...

YAYINLAMA:
Değişmeyen hedef...

Terörsüz Türkiye hedefinin, bir al-ver sürecinin neticesi olmadığı en başından beri biliniyor muydu?

O halde neden, pazarlık yürütüldüğü öne sürüldü?

Varılacak menzilin huzurun her haneye misafir olduğu bir Türkiye olduğu apaçık ortada mıydı?

O zaman niçin, yalanlara sarılmak tercih edildi?

***

Söz konusu Terörsüz Türkiye iradesini karalamak olduğunda, bölücülüğün tarihe karışacağının anlaşılması yeterli geldi.

Neredeyse her adımı çarpıtan bir algı operasyonunun figüranlığına çok çabuk bürünüldü.

Bu nedenle terörün gölgesinden sıyrıldığımızda, demokrasimizin daha geniş bir nefes alanı bulup bulmayacağı,  ekonomimizin güçlenip güçlenmeyeceği, toplumsal huzurumuzun kökleşip kökleşmeyeceği hiç sorgulanmadı.

Devlet aklını takip etmek yerine, emperyalizm aklının peşine takılmak tercih edildi. 

***

Haliyle Türk milletinin tarihin en karanlık dönemlerinde olduğu gibi bugün de geleceğini kendi iradesiyle şekillendirme kararlılığını ortaya koyduğu gerçeği görmezden gelindi.

Bizleri Terörsüz Türkiye ülküsünün ufkuna taşıyanın, bizzat milletimizin ta kendisi olduğu hakikatini gölgelemek amacıyla her yol denendi.

Terörsüz Türkiye’nin geleceğe dair umudu diri tutan kutlu bir çağrı olduğu ısrarla görülmek istenmedi.

Gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti devletinin, teröre son verecek nihai adımları kararlılıkla attığı inatla kabul edilmedi.

***

Dün de böyleydi.

Terör sorununu bağlamından koparmak için her gün yeni bir deli saçmasını piyasaya süren onlardı.

Siyasi hayata düşen terör gölgesini yere göre sığdıramayan özgürlük nutuklarını bunlar atardı.

Terör örgütünün taleplerini demokrasi kılıfı altında savunmak için kılıktan kılığa girenler yine bunlardı.

***

Dün nasıl ki, Fırat Kalkanı’ndan Pençe Harekâtları’na uzanan bir dizi operasyonla elinde silah tutan teröristlere ağır darbeler indirilirken terörün kökünün kazınmasına karşı olduklarını açıkladılar…

Bugün de aynı şekilde, bin yıllık kardeşliğin sonsuza kadar yaşatılacağı vurgusuyla terörün devrinin artık kapandığının ilan edilmesine karşılar…

Geçmişte terör örgütüne karşı yürütülen askeri operasyonları iftiralarla hedef alanlar, bu kez tek bir Mehmetçiğimizin burnu kanamadan ulaşılmak istenen Terörsüz Türkiye ile ilgili dedikoduları dolaşıma sokmak amacıyla karşımızdalar.

Değişen yalnızca kullandıkları gerekçelerdi, değişmeyen ise karşı çıktıkları Türkiye’ydi…

***

Siz hiç onların, Türkiye’yi terör belasından kurtaracağına inandıkları bir öneriyi dillendirdiklerine şahit olduğunuz mu?

Üzerinden onca zaman geçmesine rağmen, ağızlarından onca hezeyan çıktığını işittiklerimiz arasında terörü sonlandıracak bir yol haritası ortaya koyan oldu mu?

Yapay zekaya çizdirdiği İmralı resimleri üzerinde tepinen sözde Prof. mesela…

Kimin kılıcını salladığı artık çok net biçimde karşımızda dursun diye mi provokasyondan provokasyona koştu?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...