Karabağ'dan, Kerkük'ten haberi yok, nutuk atıyor!
Türk siyasetinde hamaset, riyakârlık, ikiyüzlülük, hafızasızlık, çıkar ilişkileri ve yalan; büyük bir hastalığın unsurları olarak varlığını her daim koruyor. Türk siyasetinde tutunabilmek için oradan oraya atlayan modeller de hep bu hastalığın taşıyıcısı durumunda.
Bu modellerden birinin tam da buna örnek olacak sözleri sosyal medyada önüme düştü. O kim mi? MHP, DYP, CHP gibi partilerde siyaset kovalayıp, kapağı son olarak Zafer Partisi’ne atan Azmi Karamahmutoğlu…
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu bir konuşmasında şunları demiş:
“Attığımız sloganlar, Türkiye Cumhuriyeti ulusal, siyasal sınırlarının dışındaki Türk yurtlarına ilişkin olurdu. Örneğin Karabağ için slogan atardık: ‘Karabağ Türk’tür, Türk kalacak’ diye. Yahut yine Türkiye sınırları dışındaki Kerkük için slogan atardık: ‘Kerkük Türk’tür, Türk kalacak’ diye. Fakat çeyrek asırdır iş başında bulunan bu siyasal ümmetçi zihniyet Türkiye’yi öyle bir hâle getirdi ki buradaki gençlere, buradaki Türk yurttaşlarına ne yazık ki Türkiye’nin caddelerinde ‘Türkiye Türk’tür, Türk kalacak’ sloganını attırmak zorunda bıraktılar. Bunun hesabını onlardan sormazsak hesabımız eksik kalır.”
Trajediye bakar mısınız?
Bu adam, Karabağ’ın yaklaşık 30 yıl süren Ermeni işgalinden kurtarıldığını herhâlde duymadı ve görmedi.
Bu adam, yıllar sonra Kerkük’ün Türkmen bir vali tarafından yönetildiğini herhâlde duymadı ve görmedi.
“Terörsüz Türkiye” projesini gölgelemek için de aklınca laf salatası yapıyor. Hesap soracakmış… Bak sen!
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Karabağ işgalden kurtulana kadar bu mücadele sürecektir. Bölgede Dağlık Karabağ’ın işgaliyle başlayan krize artık bir son verilmesinin vakti gelmiştir. Ermenistan’ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarını derhal terk etmesiyle bölge yeniden barışa ve huzura kavuşacaktır.” derken…
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, “Karabağ Türk’ündür, Türk vatanıdır. Hiç kimse bu gerçeği değiştiremeyecektir. Kanımızla, canımızla, varlığımızla Azerbaycan’ın yanındayız.” derken…
Azmi Karamahmutoğlu sen bir dönem, Karabağ’ın Ermeni işgalinden kurtarılması mücadelesini “Maalesef gelen haberlerde Türkiye’den Azerbaycan’a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan’a gönderildiği ifade ediliyor.” sözleriyle gölgelemeye çalışan CHP’nin yanında yer almadın mı?
Bununla da kalmayıp yayımladığı bildiride “Başta AK Parti iktidarı olmak üzere, Türkiye’nin savaş yanlısı çevreleri, uluslararası hukuk ve diplomasiyi harekete geçirmek için çalışmak yerine siyasi rant uğruna, hamasi askeri nutuklar atıyorlar. Azerbaycan’ın ve Ermenistan’ın yoksul çocuklarının hayatları, iktidarlarını savaş çığırtkanlıkları ve düşman üretme üzerine kuran siyaset elitlerinin tercihlerine feda edilemez.” cümlelerini kuran CHP’nin yerel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarılı olması için çalışmadın mı? Hangi Karabağ hassasiyetin var da şimdi kalkmış masal anlatıyorsun?
Duruşu ve mücadelesiyle Karabağ’ın yaklaşık 30 yıl sonra Ermeni işgalinden kurtarılmasına büyük katkı sunan Cumhur İttifakı’na millî duruşu nedeniyle teşekkür ettin mi?
Yahut Türkiye’nin diplomatik mücadelesiyle, 102 yıl sonra Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Mehmet Seman Ağa’nın Kerkük’e vali olarak atanmasına bir tebrik mesajın oldu mu?
Şimdi de çıkmış, “Türkiye Türk’tür, Türk kalacak” sloganının attırılmasından ve bunun hesabının sorulmasından söz ediyorsun. Sen slogan atmaktan bahsederken, Cumhur İttifakı sloganların anlamını hayata geçiriyor. Bu yazıyı kaleme alırken Türkiye, Azerbaycan ve Özbekistan’ın katılımıyla “Birliğin Gücü-2026” adıyla Hazar’da gerçekleştirilen tatbikata ilişkin haberleri medyadan izliyorduk.
Hafızasızlığın ve siyasi savrulmaların sembolü Azmi Karamahmutoğlu, senin “Terörsüz Türkiye” konusunda konuşmaya, yorum yapmaya, aklınca gündem oluşturmaya yüzün var mı?
Terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıyla defalarca ittifak yapmış, terör örgütü YPG’yi sürekli kutsallaştıran ve onun Suriye’de devlet kurmasını isteyen, sınır ötesi terörle mücadeleye hep karşı çıkan CHP’nin yanında, yerel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde konum kapmak için koşturan biri olarak, bu kurduğun cümleler yüzsüzlük değil mi?
CHP böyleydi de Zafer Partisi çok mu farklı?
Zafer Partisi’nin başındaki malum adam, 2019 yerel seçimlerinde kazanan CHP’li belediye başkanlarının “Bu zafer aynı zamanda HDP’nin zaferi ve onun başarısıdır.” dediği sisteme İYİ Parti’den katkı sağlamadı mı? İstanbul’da Canan Kaftancıoğlu gibi Türk düşmanı bir CHP’li ile omuz omuza verip, “HDP’lilerin başımın üzerinde yeri var. Onlara layık olmaya çalışıyorum.” diyen Ekrem İmamoğlu için çalışmadı mı?
Daha sonra kurduğu Zafer Partisi’nde CHP ile bakanlık pazarlığı yapıp anlaştığı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’li ittifakın içinde değil miydi? Sen de Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim gezilerinde yanında aksesuar olarak gezmiyor muydun?
Siyasi menfaat peşinde koşmak dışında hangi konuda hassasiyetiniz var da Karabağ, Kerkük ve Türklük üzerinden ahkâm kesiyorsun? Daha Karabağ’dan, Kerkük’ten ve “Terörlü Türkiye” günlerinde durduğun yerden haberin yok, Azmi Efendi…