Özgür Özel’in “Muhasebeci Kenan” ile sınavı

YAYINLAMA:
Özgür Özel’in “Muhasebeci Kenan” ile sınavı

Şair demiş ya:

“Bizi kesen baltaların,
Sapı bizim değil midir?
Düştüğümüz oltaların,
İpi bizim değil midir?”

Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili iken Öztürk Yılmaz, CHP Genel Başkan Yardımcısı idi. Şimdi ise birisi Yeni Parti’nin, diğeri Yenilik Partisi’nin genel başkanı…

Her ikisi de şimdi parti isimleri üzerinden karşı karşıya geldi.

Gerçi koskoca CHP bölünmüş, parçalanmışken bu partileri kıyaslamak küçük detay kalıyor.

Yenilik Partisi, Yeni Parti’nin kurulmasının ardından, iki parti arasındaki isim benzerliği nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi (AYM) ise Yeni Parti’nin “isim ve rumuzunun hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi” talebiyle yapılan başvuruda, partiye savunmasını sunması için bir ay süre verilmesine karar verdi.

Biri Yeni Parti, diğeri Yenilik Partisi…

İsimler farklı, kelimeler yakın; fakat mesele büyüyünce iş, ister istemez “Yeni Parti’nin namıdiğer muhasebeci Kenan ile sınavına” dönüyor.

Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu ile verdiği mücadele, inanın, Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz ile parti ismi üzerinden verdiği mücadelenin yanında çok basit kalır.

Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın şu sözlerini görünce, doğrusu “Allah Özgür Özel’in yardımcısı olsun.” dedim:

“Bir değerlendirme süreci olsun onlar için. Bir haftalık bir süre… Eğer bizimle bir anlaşma istiyorlarsa; bizimle isim sorununu, yeterlilik sorununu, partilerin birleşmesini, toplumsal muhalefetin toparlanmasını istiyorlarsa 5 Ekim’e kadar bir değerlendirme yapsınlar.”

Anlaşılan o ki Özgür Özel, CHP içindeki mücadelelerin ardından şimdi de “YENİ” ismi üzerinden yeni bir sınavla karşı karşıya…

Hani derler ya: İnsan bazen aradığını değil, aramadığı belayı bulur.

Özgür Özel de galiba “YENİ” isim kavgasından yeni belasını buldu.

Özgür Özel’in işi kolay değil. Çünkü karşısında Öztürk Yılmaz gibi siyasi açıdan baş ağrıtacak bir isim var. Öyle ki bu bela, Özgür Özel’e fazlasıyla yetecek, hatta artacak cinsten…

Öztürk Yılmaz’ın son basın toplantısındaki tavrına, üslubuna, psikolojisine ve sergilediği siyasi performansa bakın. Elinde siyasi bir fırsat bulan bir siyasetçinin, bu fırsatı nasıl değerlendirebileceğine dair ne denli iddialı bir tablo ortaya koyduğunu görürsünüz.

Varlığından neredeyse kimsenin haberdar olmadığı partisini bir anda “mağdur” konumuna taşıyan Öztürk Yılmaz, “Biz buradan mağdur olan, etkilenen bir partiyiz. İsmimiz var ve ismimiz karıştırılıyor. İltibas demek ‘benzeşmek’ değil sadece, karıştırılmasıdır. Nitekim şu anda bizim elimizde yaklaşık 5 bine yakın karıştırılmış üye var.” diyordu.

Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, “Yeni” ismi üzerinden yakaladığı fırsatı da, “Nothing is agreed upon until everything is agreed. Yani her şey anlaşılmadan hiçbir şey anlaşılmaz. Görüşme budur. Her şey masaya gelir, görüşülür. Sonuç olabilir mi, olabilir.” sözleriyle adeta bir siyasi şova dönüştürüyordu.

Öztürk Yılmaz’ın kurduğu her cümle, Özgür Özel açısından bu işin ne denli baş ağrıtıcı bir hâl alabileceğine işaret ediyordu. Anlaşılan o ki “YENİ” kavgası, Özgür Özel’in önüne hiç de küçük bir mesele olarak gelmeyecek. Çünkü bir isim değişikliği herşeyi sil baştan yapmayı gerektirecek…

Bakalım “Yeni” isim kavgası nasıl sonuçlanacak?

Öztürk Yılmaz, milletvekili kontenjanıyla başvurusunu geri mi çekecek ve partisini kapatacak mı yoksa Özgür Özel “Yeni Parti” ismi önüne yeni bir isim daha mı ekleyecek?

Gelelim “Muhasebeci Kenan” isminin ortaya çıkışına ve bu olaya bağlayışımıza…

Biliyorsunuz, 11 Haziran 2014’te terör örgütü DEAŞ, Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’na saldırmıştı. Aralarında dönemin Başkonsolosu Öztürk Yılmaz’ın da bulunduğu 46 kişi rehin alındı. Rehineler, yaklaşık 101 gün boyunca tutulduktan sonra serbest bırakıldı.

Öztürk Yılmaz Türkiye’ye döndüğünde kahraman gibi karşılandı. İlerleyen yıllarda ise yaşananları, “Başıma silah dayadılar, çatışın emri verdim” sözleriyle anlattı.

Ancak 2018 yılında, o dönemde konsoloslukta görev yapan güvenlik amiri S.C. ile özel harekât polisi Abdusettar (Settar) Yaşar’ın ifadeleri kamuoyuna yansıdı.

Bu ifadelere göre Yılmaz, baskın sırasında kimliğini gizlemiş; görevlilere, “Bana beyefendi demeyin, başkonsolos olduğum bilinmesin” demiş ve kendisine “Muhasebeci Kenan” diye hitap edilmesini istemişti.

İşte bugün siyasetin “YENİ” kavgasında karşımıza çıkan Öztürk Yılmaz’ın hikâyesindeki “Muhasebeci Kenan” ayrıntısı da tam burada yeniden hatırlanıyor.

Çünkü dün Musul’da kendisine “Muhasebeci Kenan” denmesini isteyen Öztürk Yılmaz, bugün “YENİ” ismi üzerinden Özgür Özel’in karşısına çıkmış durumda.

Sıkışınca korkudan Öztürk Yılmaz olan adını “Muhasebeci Kenan” yapan kişi, bugün çıkmış, Yeni Parti’nin “Yenilik Partisi” ismini gölgelediğini iddia ederek dava açıyor.

Şimdi, Özgür Özel’in başına nasıl bir bela aldığını daha iyi anladınız, değil mi?

Ne diyor Öztürk Yılmaz?

“Yani her şey anlaşılmadan hiçbir şey anlaşılmaz.”

İşte “Muhasebeci Kenan” ile “YENİ” arasında kurulabilecek en ironik siyasi muhasebe de tam burada başlıyor.

Özgür Özel’e, “Muhasebeci Kenan” karşısında başarılar diliyorum.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...