Yeşilay’ın misyonuna destek ve Ülkü Ocakları’nın mücadelesi
Geçtiğimiz hafta, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı arasında, bağımlılıkla mücadele kapsamında ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik bir iş birliği protokolü imzalandı. Bu gelişmeye dair haberi görünce gerçekten çok sevindim.
Türkiye’nin en büyük gençlik teşkilatı olan ve faaliyetleri uluslararası boyuta ulaşan Ülkü Ocakları ile kendisini “İnsan sağlığını bağımlılık yapıcı risk faktörlerinden korumak, millî kültüre bağlı nesiller yetiştirmek ve insan onurunu korumak amacıyla kurulmuş kamu yararına bir sivil toplum kuruluşu” olarak tanımlayan Yeşilay’ın birlikteliği, son derece önemli ve değerli sonuçlar doğuracaktır.
5 Mart 1920’de kurulan ve o tarihten bu yana bu hedefler doğrultusunda önemli hizmetler sunan Yeşilay ile Ülkü Ocaklarının bağımlılıkla mücadele alanında iş birliği yapması, özellikle gençlerimizin korunması ve bilinçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, Türkiye Yeşilay Cemiyeti ile imzaladıkları protokolü şu sözlerle kamuoyuna duyurmuştur:
“Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı ile Türkiye Yeşilay Cemiyeti arasında, bağımlılıkla mücadele kapsamında ortak çalışmalar yürütülmesine yönelik iş birliği protokolü imzaladık. Yeşilay’ın bağımlılıkla mücadeledeki bilgi ve tecrübesini, Ülkü Ocaklarımızın güçlü teşkilat yapısı ve saha kabiliyetiyle birleştirerek Türk gençliği için birlikte çalışacağız. Gençlerimizi bağımlılığın her türünden korumak, bilinçlendirmek ve sağlıklı bir geleceğe hazırlamak için kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bu kıymetli iş birliği dolayısıyla Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Sayın Doç. Dr. Mehmet Dinç’e ve kıymetli yönetimine teşekkür ediyor, protokolümüzün gençliğimiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.”
Maalesef gençliğin sigara, alkol ve uyuşturucu gibi beden, ruh ve akıl sağlığına büyük zararlar veren maddelere yöneliminin arttığı bir dönemde, böyle bir birliktelik ve sorumluluk atmosferi oluşturmak toplumun son derece önemli bir ihtiyacıdır.
Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, daha önce de “Bir gencimizi uyuşturucuya teslim etmek, bir vatan toprağını kaybetmekten farksızdır.” anlayışıyla hareket ederek alkol ve tütün kullanımı, sanal kumar ve dijital ekran bağımlılığıyla mücadele konularını ele alan; toplumda bilinçlenmeyi ve sosyal kontrolü sağlamayı hedefleyen dergiler yayımlamış, Türkiye genelinde konferanslar düzenlemiştir.
Türk milliyetçiliğinin lideri Sayın Devlet Bahçeli de Ülkü Ocaklarının düzenlediği bir toplantıda Türk gençlerine şu sözlerle seslenmiştir:
“Sizler sabırla, akılla, imanla, vatan ve millet sevgisinin coşkusuyla duruşunuzu koruyacaksınız.
Üzerinde dumanların tüttüğü dünyada Türk milletinin ve Türkiye’mizin ümit şadırvanı olmayı sürdüreceksiniz.
Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımına karşı göstermiş olduğunuz yüksek duyarlılığı, şiddet, kumar ve dijital bağımlılıkla mücadeleyle de birleştirerek Türk gençliğine örnek teşkil edeceksiniz.
Sosyal sorumluluk projelerinizi, fikrî ve edebî çalışmalarınızı artırarak ve yaygınlaştırarak devam ettireceksiniz.”
Sayın Devlet Bahçeli, bu sözleriyle gençliğe sorumluluk bilinci ve şuur kazandıracak bir yol haritası ortaya koymuştur.
Türkiye’de yeni nesli korumak, toplumda huzur ve güveni sağlamak, sağlıklı bireylerin enerjisini toplum yararına yönlendirmek adına sorumluluk sahibi herkesin bu konuda birbirine destek olması ve ortak hareket etmesi gerekmektedir. Bir anlamda toplumsal bir otokontrol mekanizması kurulmalıdır.
Ancak bazı siyasilerin bu konulara yaklaşımı tuhaf, çarpık ve garabet yüklüdür.
Mesela Ümit Özdağ, “Zafer Partisi iktidarında sigara ve içkiye indirim yapacağız. Çünkü içki o kadar pahalandı ki içkiye para yetiştiremeyenler, daha ucuz olduğu için uyuşturucu alıyorlar.” derken Özgür Özel de bir mitingde “CHP gelince 10 yılın sonunda bir litre rakı 140 TL olacak.” gibi vaatlerde bulunuyor. Ayrıca “Merak ediyorsa bir duble rakı da içtim. Ben içki içtiğimi gizlemem.” şeklinde açıklamalar yapıyor ve Kamer Genç’in mezarı başında elinde rakı bardağıyla poz veriyordu.
Yeşilay’ın, alkol ve sigara kullanımını özendirici söylemlerde bulunan siyasilere yönelik bir kınama mesajı yayımlaması elzemdir. Toplumun önünde bulunan siyasetçiler bu derece sorumsuz davranamaz. “Pahalıya uyuşturucu kullanmayın, sigara ve alkol kullanın.” demek ya da “İçkiye indirim yapacağız, rahat rahat içeceksiniz.” şeklinde vaatlerde bulunmak, sağlıklı bir yaklaşımın ürünü olamaz.
Bu konular asla savsaklanamaz; şakaya ve gevşekliğe gelmez. Bağımlılık yapıcı maddelerin kullanımını özendirici hiçbir söyleme yer verilmemelidir. Hele hele Türkiye’yi yönetmeye talip olduğunu söyleyenler, bu konuda çok daha dikkatli ve sorumlu davranmalıdır.
Bu nedenle Yeşilay’ın yürüttüğü çalışmalara Türkiye’de herkes destek olmalıdır.