Zavallı şuursuzlar...
Milliyetçi-Ülkücü Hareket, her daim karalama kampanyalarının hedefindeydi.
Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi MHP’nin, türlü iftiralara maruz kalmadığı bir zaman neredeyse olmadı.
Örneğin Türk milletinin bütün fertlerinin kardeşlik içinde yaşamasını hedeflerken, ırkçılık ve ayrımcılıkla suçlandı.
Bütün faaliyetlerini meşru zemin ve hukukun üstünlüğü çerçevesinde yürütmesine rağmen, kavga ve çatışma peşinde koştuğunun iddia edilmesi bir başka suçlamaydı.
***
Söz konusu MHP olduğunda, hiçbir dayanağı olmayan suçlamaların, ithamların, imaların ardı arkası kesilmedi.
Demokratik sürece olan inancını her fırsatta vurgulayıp bu süreçlere aktif katılım sağlarken, demokrasi karşıtı olduğu mu öne sürülmedi.
Topluma hizmet etmeyi, milli çıkarları her şeyin üzerinde tutmayı amaç edinmişken, yalnızca kendi çıkarlarını gözettiği mi fısıldanmadı.
MHP’yi zayıflatmak amacıyla neredeyse her yola başvuruldu.
Toplumsal barışı ve huzuru savunan bir duruşa sahipken, suç örgütüymüş gibi faaliyet gösterdiği iddiası bu yolların arasında değil miydi?
***
Asıl mesele, Ülkücü Hareket’in sahip olduğu milli duruşun toplumsal etkisini zayıflatma amacını güden odakların varlığıydı.
Bu odaklar dün faaldi, bugün de aktifler.
Yani su uyudu, düşman uyumadı.
Terörsüz Türkiye hedefinin ardından taktıkları milliyetçilik maskesinin ardına gizledikleri devşirme söylemlerle yine karşımızdalar.
***
Algı oyunlarıyla gerçeğin üzerini örtebileceklerini sanıyorlar.
Çevirdikleri alicengiz oyunlarıyla Ülkücü’nün Ülkücü’ye olan güvenini yıpratmayı amaçlıyorlar.
Yalan bilgileri, yanlış inanış ve önyargıları beslemek için kullanıyor, Türk gençliğinin saf duygularını istismara kalkışıyorlar.
Oysa Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa indirgeme çalışmaları ile MHP düşmanlığını körüklemeleri, sergiledikleri ucuz gösterilerin ardındaki gerçek amacı ziyadesiyle ortaya koyuyor.
Kendilerine siyasi fayda sağlamaktan öte bir amaç taşımadıklarını da böylece gözler önüne seriyorlar.
***
Dün olduğu gibi bugün de bilmiyorlar ki Ülkücü Hareket’i karalama kampanyalarıyla yıpratamaz, iftiralarla yolundan döndüremezler.
Kim mi bunlar?
Hepsi, Ülkücü iradeyi hafife alıp günübirlik hesaplarla koskoca bir davayı gölgeleyebileceklerini sanan zavallılar…
Ülkücülüğün ömürlük bir davanın adı olduğunu unutan şuursuzlar…