Siyasette tutunmak isteyenlerin kavgası ve oyunları
Ümit Özdağ, Müsavat Dervişoğlu ve Yavuz Ağıralioğlu, 2018 seçimlerinde CHP ile yapılan seçim iş birliği sayesinde İYİ Parti listelerinden milletvekili seçilmişlerdi. Bu iş birliği olmasaydı, o dönemde uygulanan yüzde 10’luk seçim barajı nedeniyle İYİ Parti’nin baraj altında kalması söz konusu olacaktı. Nitekim İYİ Parti, 2018 seçimlerinde ülke genelinde yüzde 9,96 oy almıştı.
Bir zamanlar İYİ Parti çatısı altında buluşan bu üç isim, bugün farklı siyasi partilerin genel başkanları olarak yollarına devam ediyor.
İYİ Parti, Zafer Partisi ve Anahtar Parti cephesinde ise şimdi birleşme tartışmaları üzerinden ayrışmalar ve karşılıklı suçlamalar gündemde. Genel başkanlar birbirlerine laf yetiştirirken sosyal medyadaki troller de birbirine giriyor.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “İYİ Parti’yi yok etmek için ayrıldılar. Erdoğan’a en çok İYİ Parti’den ayrılıp başka parti kurmak yarıyor. Yok etmek için gittiler ama İYİ Parti ayakta kaldı. Şimdi İYİ Parti’nin haklı gerekçelerini kendileri teyit ve tescil edecekler.” sözleriyle, partiden ayrılan isimleri eleştirirken bir nevi üst perdeden birleşme çağrısında bulundu.
Ancak Dervişoğlu’nun bu sözleri, Ümit Özdağ ve Yavuz Ağıralioğlu cephesinde tepkiyle karşılandı.
Yavuz Ağıralioğlu’nun siyasi geçmişine de bakmak gerekiyor. Ağıralioğlu, 2019 yerel seçimleri sürecinde İYİ Parti’nin HDP ile yürüttüğü siyasi iş birliğine itiraz etmemiş; ancak 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin de desteklediği ittifaka karşı çıkarak İYİ Parti’den istifa etmişti.
Bugün Anahtar Parti Genel Başkanı olan Ağıralioğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun sözlerine şu ifadelerle tepki gösterdi:
“Sizin parti şehvetinizden başka, milliyetçilere söyleyecek bir şeyiniz yok mu be? Kendinize gelin! İki senedir sizin hukukunuza kem söz etmeyenlere böyle saygısız değerlendirmeleri asla kabul etmeyiz. Biz hiç kimsenin kapısında ittifak bekliyor değiliz, hiç kimseye ittifak teklif ediyor değiliz!”
Diğer isim Ümit Özdağ ise bu tartışma karşısında sessiz kalmayı tercih etti. Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu ise konuya ilişkin, “Seçim tarihine daha varken bu tip tartışmaları, konuşmaları yersiz ve gereksiz buluruz.” açıklamasını yaptı.
Bir dönem Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanında tutunmaya çalışan, daha sonra Zafer Partisine kapağı atan Azmi Karamahmutoğlu görünen o ki yine “kapağı atma, tutunma” stratejisine uygun açık kapı bırakıyor.
Biliyorsunuz, Ümit Özdağ da 2019 yerel seçimleri döneminde, PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin de içinde olduğu ittifaka tepki göstermeden, CHP’li belediye başkanlarının seçimi kazanması için çalışmıştı. Fakat İYİ Parti’de hareket alanı kısıtlanınca, İYİ Parti’nin HDP ile birlikte anayasa taslağı hazırlama ekibinde yer almasını ve partideki FETÖ’cü yöneticileri bahane ederek istifa etmişti. Sonra o da 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, HDP’nin de içinde bulunduğu ittifakla birlikte siyasi menfaat peşinde koşmuştu.
Müsavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ’ın İYİ Parti’den ayrılma sürecinde, “Kendini kime yutturduysan bilmem ama sende İYİ Parti’ye zarar verebilecek kalibre olmadığı gibi, İYİ Parti’de de buna izin verecek bir yönetici kadrosu zaten yok. Niyetiniz ve pazarlıklarınız ifşa olmuştur. Herkes için hayal kırıklığısınız. Kurultay tuzağını gördü, oyununu bozdu. Özdağ’ın küçük ve mide bulandıran yalanlarıyla vakit kaybedecek değiliz. Kendisini psikolojik yönden de gergin gördüm, acil şifalar diliyorum.” yorumunda bulunmuştu.
Dervişoğlu, Özdağ’ın FETÖ ile ilişkili olduğu imasında da bulunarak şu ifadeleri kullanmıştı:
“Sayın Ümit Özdağ, 2009 ile 2011 yılları arasında kadrolu olarak ya da maaş almak suretiyle hangi televizyon kuruluşunda yorumculuk yaptığını sormak gerekir. Biliyorsunuz, Akın İpek'in sahibi olduğu Kanaltürk'te Ümit Bey program yapıyordu. Biz, FETÖ iltisaklı bir yayın kuruluşunda yorumculuk yaptığı veya dergisinde yazılar yazdığı için Sayın Ümit Özdağ'ın siyasi kimliğini sorgulamaya alamayız. Ancak, bizim gösterdiğimiz hassasiyete kendisinin de doğru bir pencereden yaklaşıp özen göstermesi gerektiğine inanıyorum.”
Ayrıca şu ifadeleri de kullanmıştı:
“Eğer söyledikleri doğruysa, o yayın kuruluşunda yorumculuk yapması ve sahibinin olduğu derginin sayfalarında Emre Uslu'ya yer vermesiyle iltisakı olarak tanımlanır.”
Fakat daha sonra, geçmişte yaşananları adeta hafızasından silerek, “Biz zaten hiç ayrılmadık. Biriz, beraberiz. Araya görüş farklılıklarından kaynaklı problemler de hiç girmedi.” sözleriyle siyasi menfaat uğruna yine açık kapı bırakmıştı.
Yani anlayacağınız bu üç partide bir yerlere tutunmak için çırpınıyor.
CHP’ye mutlak butlan kararı çıkınca koştura koştura CHP Genel Merkezine giden Ümit Özdağ ve Müsavat Dervişoğlu’nun bir eli şimdi Yeni Parti’nin elini sımsıkı tutmaktadır. O gün Özgür Özel’e yaranmak adına, 2018 yılında milletvekili seçilmelerini sağlayan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı düşmanca bir tavır sergilemişlerdi.
Müsavat Dervişoğlu, hafta sonu Silivri’de yine Özgür Özel’in ve Ekrem İmamoğlu’nun gözüne girmek için sunumlar yaptı, şirinlikler sergiledi. Yeni Parti onun bu çabasını görecektir. Bakalım Ümit Özdağ ve Yavuz Ağıralioğlu ne yapacak?
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, isim vermese de siyasi menfaatleri uğruna kılıktan kılığa girenleri ve sürekli maske değiştirenleri şu sözlerle tarif etti:
“Buradan soruyorum:
Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar! Siz neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?
Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler! Siz hangi ağızların kelamısınız?
Milliyetçilik evvel emirde duruş ve şahsiyet meselesidir.
Nice münevverlerin ilim ve düşüncesi, ülküdaşlarımızın emek ve gözyaşı ile yeşerttiği Türk milliyetçiliğinin bereketli topraklarına kaçak yapı kurmaya çalışanlar! Siz hangi fitne senaryosunun gönüllü kalemlerisiniz?”
Ömürlerini MHP’yi bölmek ve parçalamak için harcayanların, siyasette tutunma ve kendilerini ona buna pazarlama çabalarında kullandıkları en büyük araç, MHP düşmanlığıdır. Her ülkücü, bu düşmanlık karşısında davasını ve partisini korumalıdır.