Yeni nesil ihtiyacı

YAYINLAMA:
Yeni nesil ihtiyacı

”Değişmeyen tek gerçek; değişimdir”!

Yakın geçmişe kadar bu gerçeği çoğu zaman espriler eşliğinde zikrediyordu insanlık fakat bir anda yüzleştiğimiz yeni dünya düzeni, uyandığımız her yeni günde hayatımızın vazgeçilmezi kıldı bu gerçeği.

Yeni dünya düzeni beklentiler ve ihtiyaçlar doğrultusunda neredeyse her başlığın önüne ‘yeni nesil’ damgasını vuruyor. 

YENİ NESİL; iletişim, eğitim, siyaset, teknoloji, ebeveyn, beslenme, turizm, seyahat, aşk….

Peki ne zaman bitecek bu hengame? Her başlık yeni nesil işleyişine kavuşana kadar! 

1 Ocak 2007 tarihinde Türk Lirası’ ndan altı sıfır atıldığı dönemi anımsayalım. Türk Lirası ndan altı sıfır atıldıktan sonra 1 Ocak 2007 itibariyle YTL (Yeni Türk Lirası) tedavüle çıkmıştı ve kullanılmıştı. Sistem tam rayına oturana kadar bu uygulama devam etmişti ve 1 Ocak 2009 itibariyle de bu uygulamaya son verilmiş ve yeniden Türk Lirası na dönülmüştü.

YENİ NESİL, BİR İHTİYAÇ MI YOKSA DAYATMA MI?

Yeni nesil revizyonu bir ihtiyaç mı yoksa dayatma mı?Bu konuda şu an için bir şey söylemek zor elbette. Çünkü sebep sonuç ilişkisini anlamak için henüz çok erken. Şu an sadece ‘yeni nesil sebepleri ve dayatmaları’ ile sınanıyor dünya.

Yani ‘olmuyor,işlemiyor,gitmiyor’ sebepleri ile yeni nesil ihtiyaçlarınının sebeplerini konuşuruz şimdi. Sonrasında teşhis ve tedavi yöntemlerini yani olması gerekenleri konuşup hayata geçirmeye çalışacağız. Sonuçları ise belki de 10-15 yıl sonra tam olarak anlamaya başlayacağız. Laf aramızda o zaman anlasakta bir şey değişmeyecektir sadece ‘işin dümeninde olanlar için’ sonrasındaki asırda yeniden bir YENİ NESİL anlayışını inşa etmek için referans olacaktır;yapılması gerekenler ve yapılmaması gerekenler konusunda.

Şimdi yeni nesil revizyonu ile önemli bir miladın eşiğinden geçiyor insanlık. Bu eşik, adımını sağlam ve büyük atanlar için bile zorlu aşamaları içeriyor. Ve sözü edilen ‘yeni nesil’ tanımlamasının tam halini en erken bir yada iki nesil sonrası görecek dünya.

AVRUPA DA YENİ NESİL AŞIRI SAĞ 

Son yıllarda Avrupa da ön plana çıkmaya başlayan ‘aşırı sağ’ anlayışının temeline baktığımız zaman ‘yeni nesil’ revizyonunu net bir şekilde görüyoruz. 

Zira aşırı sağ olarak nitelendirilen partilerde siyaset yapanların çoğu yabancı kökenli. Aşırı sağ siyaseti üzerinden yapılan yabancı düşmanlığı bile ‘menfaat odaklı’ yeni nesil formatına geçiş yaptı. Nasıl mı? Yabancı düşmanlığı yapan sistemin içerisine baktığımızda gördüğümüz tablo hiçte homojen değil artık. Yani içerisinde farklı ülkelerden gelen insanlar da var. 

Günümüz Avrupa sında yapılan “yeni nesil aşırı sağ” siyaseti Afrika, Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerinden gelen insanlara yönelik. Türkiye kökenli vatandaşlarını artık yabancı olarak görmeyen aşırı sağ partiler bu kişilere kendi içerisinde yer vermek için can atıyor. Çünkü bu yönde menfaati var artık Avrupa’nın!

Aslına bakarsanız Avrupa bu anlayışa onlarca yıl önce geçiş yapmaya başladı. Doğurganlık oranlarının eksi rakamlara düşmesiyle kendisine en iyi adapte olanları içerisine almaya ve önemli görevler vererek aidiyet yaratmaya başladı Avrupa. Misal Türkler ve Kürtler günümüz Avrupa siyasetinin baş aktörleri arasında.

Bu noktadan bakışla ileriye dönük olarak şunu söylemek gerekiyor; nesil nesil siyaset ve ideolojik işleyişlerin merkezinde yatan AİDİYET, önümüzdeki asrın en önemli kriteri olmakla birlikte kimlik siyasetini de rafa kaldıracaktır…

Çünkü Batı kavramı bir coğrafyadan ziyade bir zihniyeti ifade eden bir kavramdır. Bu kavramın kaynağı yine Batı coğrafyasında(Avrupa-ABD) ortaya çıkıp, beslenip, hayat bulmuştur.

Batının menfaatçi zihniyetinin kodlarını aşağıdaki kavramlar yeterince açıklar:

1)Materyalizm(maddecilik)

2)Bireycilik, merhamet ve şefkat yoksunluğu.

3)Sömürgecilik

4)Irkçılık

5)Darvinizm

6)Sınıfçılık

6)Efendicilik.

Batı kendisini insanlığın ve doğanın bir parçası olarak değil onun efendisi olarak görür.

Bilgiyi ve teknolojiyi bir güç ve egemenlik unsuru olarak görüp, insanı ve doğayı yozlaştırır.

-Krallık, imparatorluk, Faşizm, Nazizm, Komünizm, Demokrasi gibi bütün rejimlerin deneyimini yaşayan BATI ARTIK SOSYAL DEMOKRASİNİN DE DEFTERİNİ KAPATIYOR!

Şimdi de yarattığı  ‘menfaat odaklı aidiyet’ üzerinden aşırı sağı yeniden canlandırmaya çalışan batının kaoslar eşliğinde nereye gideceğini sadece Allah biliyor!

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...