Batı Afrika ülkelerinde, 2020'den bu yana devam eden ve son olarak Nijer'deki askeri darbeyi destekleyen Fransa karşıtı gösterilerde açılan Rus bayrakları, Afrikalılar arasında bağımsızlık mücadelesi ve sembolüne ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Burkina Faso, Çad ve Mali gibi Fransız sömürgesi ülkelerde, darbe yönetimlerini destekleyen göstericiler, meydanlarda Rus bayrakları dalgalandırdı.

Bunun son örneği, Nijer'deki cunta yönetiminin 6 Ağustos'ta başkent Niamey'deki gövde gösterisinde yaşandı. Binlerce Nijerlinin toplandığı stadyumda, Nijer bayraklarının yanında Rus bayraklarının da yer alması dikkati çekti.

Bölge üzerine araştırmalar yapan Afrikalı uzmanlar, bağımsızlık talebi ya da Fransa karşıtlığı temalı gösterilerde, Rus bayraklarının kullanılmasının yanlış olduğunu ifade etti.

Mali'deki Bamako İdari ve Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Görevlisi Boubacar Amadou Cisse, yaptığı açıklamada, "Fransa'ya karşı protesto sırasında Rusya bayraklarının kullanılması uygun değil." dedi.

Afrika'nın, Batı ülkelerince sömürgeleştirildiğine dikkati çeken Cisse, "Kıta, kölelikten ve sömürgecilikten yeni sömürgeciliğe geçti. Bu nedenle Afrikalılar körü körüne Rusya'ya bağlanmamalıdır." ifadesini kullandı.

Bazı sömürgeci güçlerin, eski sömürgelerini terk etmesine karşın bazılarının sosyo-politik ve ekonomik sistemlerine müdahale etmeye devam ettiğini vurgulayan Cisse, Fransa'nın da çok bilinmemesine karşın eski sömürgeleriyle hala güçlü bağları olduğunu belirtti.

Cisse, "Fransa, başkan adaylarını bu ülkelerdeki cumhurbaşkanlığı pozisyonlarına dayatıyor. Bu yüzden birçok Afrikalı lider, Fransa ve Batı'nın diktatörlükten ve demokrasi eksikliğinden şikayet etmeden on yıllarını iktidarda geçiriyor. Bu durum bir şekilde tekrarlanan darbeleri ve siyasi istikrarsızlıkları açıklıyor ancak protestolar, Fransız destekli bir sistemin devrildiğini gösteriyor." diye konuştu.

AFRİKA'DAKİ BATI VE RUS SAVAŞI YENİ DEĞİL

Rusya ve Batı'nın Afrika'daki savaşının yeni olmadığını vurgulayan Cisse, "Afrika devletlerinin bağımsızlığını kazanması sonrası Sovyetler Birliği, bu ülkeleri tanıyan ilk ülkeler arasında yer aldı ve daha sonra Afrika ülkelerinin yeni kalkınma planlarını gerçekleştirmelerine yardımcı oldu." dedi.

Cisse, Rus bayrağının açılmasına Afrikalılar tarafından farklı tepkiler verildiğini aktararak, şöyle devam etti:

"Bazı Afrikalılar bunu 'yeni bir ustanın gelip başka bir ustanın yerini alması için bir çağrı' olarak görebilir. Diğerleri ise bunu sadece tek başlarına kazanamayacaklarını düşündükleri bir savaşta 'yardım çağrısı' olarak görebilir. Bir noktaya kadar bu görüşler yanlış değil ancak Rusya, Afrika ile sömürgeci bir bağı olmasa da nüfuzunu genişletmek ve çıkarlarını korumak isteyen bir ülke." .

Afrika ile ilişkilerde Batı ülkelerinin tek taraflı kazanç elde etmesine rağmen Rusya'nın Afrika ülkelerindeki artan etkisine değinen Cisse, bu ilişkilerde Rusya'nın başarılı olduğunun altını çizdi.

Cisse, Afrikalıların, Rusya'nın yardımını ve nihai ortaklığını talep ettiğini ve bundan dolayı meydanlarda Rus bayraklarını kullandıklarını söyleyerek, "Afrikalıların Rus bayrakları taşıması Afrika için iyi bir imaj oluşturmuyor ve Rusya, 'kıtanın kurtarıcısı' olarak tasvir edilmemelidir. Gerçek bağımsızlık ancak biz topraklarımızı savunduğumuzda, halkımızı doyurduğumuzda, gençlerimizi eğittiğimizde ve onlara parlak bir gelecek sağladığımızda elde edilir." değerlendirmesini yaptı.

"RUSYA SEVDASI DA BİR GÜN HAYAL KIRIKLIĞIYLA SONUÇLANABİLİR"

Batı Afrika'da güvenlik ve silahlı örgütler üzerine çalışmalarıyla bilinen Nijeryalı Ifeoluwa Siddiq Oyelami, gösterilerde, Rusya bayraklarının kullanılmasının anlaşılmasının güç olduğunu belirterek, bu durumun bağımsızlıktan bahsederken aynı zamanda başkalarına bağımlı olduğunun göstergesi olduğuna dikkat çekti.

Rusya'nın Afrika politikasını savunan ve Batı ülkelerine alternatif olarak sunan Afrikalıların genellikle "Rusya kimseyi köleleştirmediği" veya "Rusya, Afrika'da koloni kurmadığı" gibi argümanları kullandığını belirten Oyelami, "Sanırım Afrikalı halklarımız, uluslararası arenada egemen olmanın tam anlamını kavramakta zorlanıyor. Belki de dostluk ve hegemonya arasındaki farkı anlayamıyorlar." dedi.

Oyelami, Mali'deki gösterilerde de "Fransa gitsin, Rusya gelsin" sloganları atıldığını ve Rusya'ya karşı "kurtarıcı" bakışın sadece gençlerde değil Afrikalı liderlerde de görüldüğünü dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bunları gözlemledikçe son yıllarda özellikle Fransız sömürgesi ülkelerde gerçekleşen ayaklanmaların aslında tam bağımsızlık talebinden ziyade sadece içlerinde biriktirdikleri kırgınlıkları dışarı atmaya yönelik çabalar olduğunu düşünüyorum. İster istemez Rusya sevdası da bir gün hayal kırıklığıyla sonuçlanabilir ve aynı protesto rüzgarları Rusya'ya karşı olabilir."

RUS BAYRAKLARI, FRANSA'YA MESAJ İÇİN KULLANILIYOR

Gösterilerde, Rus bayraklarının kullanılmasının planlı bir şey olduğunu düşünmediğini belirten Afrika Düşünce Platformu Kurucusu ve Yönetim Kurulu Üyesi, Afrika Koordinasyon ve Eğitim Merkezinde (AKEM) araştırmacı olan Moussa Hissein Moussa da "Fransa'nın şu an en büyük düşmanı Rusya. Açılan Rus bayraklarının Fransa'yı kızdırmak ya da Fransa'ya 'artık uluslararası sahnede sen yoksun, başka aktörler de var' mesajını vermek için yapıldığını söylemek mümkün." dedi.

Moussa, Batı Afrika'daki gösterileri doğrudan Fransa'ya bir tepki olarak görmemek gerektiğinin altını çizerek, Afrikalıların, menfaatleri izin verdiği müddetçe başka bir ülkeyle dost olabileceğini, kardeş kalabileceğini ve işbirliği yapabileceğini bilmesi gerektiğini söyledi.

Frankofon dünyanın en önemli aktivistlerden Kemi Seba ve Nathalie Yamb başta olmak üzere birçok Afrikalının, Rus bayrağının meydanlarda dalgalanmasına karşı çıktığını belirten Moussa, sözlerini şöyle tamamladı:

"Gösterilerde, başka ülkenin bayrağını sallamak doğru değil ancak özellikle Batı medyası bunu çok gündeme getirmeye çalışıyor. Sanki 'Afrikalılar, Rusya'ya bağlanmak istiyor' mesajı vermeye çalışıyorlar. Afrikalılar, Fransa'nın oluşturduğu boşluğu doldurmak isteyen diğer güçlere de mesaj veriyor. Fransa'yı kovmak için Rusya'yı kullanmak çok kısa süreliğine bir çözüm olabilir. Fransa'yı kovmak için Rusya'yı kullanmanın yanlış bir şey olduğunu düşünüyorum."

Kaynak: AA

Editör: Bilge Güler