Türk Dünyasında Beş Verimli Yıl
Türk dünyasıyla ilgili yorumlarda çoğu zaman iki uç yaklaşım görülüyor. Bir tarafta kısa sürede büyük sonuç bekleyenler var, diğer tarafta ise hiçbir ilerleme olmadığını düşünenler. Oysa son beş yıla daha dikkatli bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Sessiz ama somut adımların atıldığı, zeminin güçlendiği verimli bir dönem geride kaldı.
Bu sürecin önemli eşiklerinden biri, 2021 yılında İstanbul’da yapılan zirvede Türk Konseyi’nin adını Türk Devletleri Teşkilatı olarak değiştirmesiydi. Bu yalnızca kurumsal isim yeniliği değildi. Daha görünür, daha düzenli ve daha kapsamlı bir iş birliği yapısına geçildiğinin ilanıydı. Sonraki yıllarda zirvelerin daha sık ve daha gündemli hale gelmesi de bunu gösterdi.
Aynı dönemde jeopolitik gelişmeler Türk dünyasının bulunduğu hattı daha önemli hale getirdi. 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı sonrası kuzey güzergâhlarında yaşanan belirsizlikler, Orta Koridor olarak bilinen Hazar geçişli ticaret yolunu yeniden öne çıkardı. Çin’den Avrupa’ya uzanan taşımacılıkta Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Türkistan hattının stratejik değeri daha açık biçimde konuşulmaya başlandı.
Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu bu süreçte yeniden dikkat çekti. Daha önce açılmış olsa da son yıllarda kapasite artırımı ve yük taşımacılığı açısından daha fazla gündeme geldi. Bu durum, coğrafyanın yalnızca tarihî değil ekonomik anlamda da merkezi konuma gelebileceğini gösterdi.
Somut Kararlar Dönemi
Son beş yılın dikkat çeken gelişmelerinden biri de dil alanında yaşandı. Eylül 2024’te Bakü’de toplanan Türk Dünyası Ortak Alfabe Komisyonu, 34 harfli Ortak Türk Alfabesi üzerinde uzlaşı sağlandığını açıkladı. Yıllardır fikir düzeyinde kalan bir başlığın teknik çalışma aşamasına geçmesi önemlidir. Çünkü alfabe meselesi yalnızca harf düzeni değil; karşılıklı okunabilirlik, yayıncılık ve kültürel yakınlaşma anlamına geliyor.
Ekonomi alanında da benzer bir adım geldi. 2023 yılında Türk Yatırım Fonu kuruluş anlaşmasının imzalanması, ortak ekonomik araçlar geliştirme iradesini gösterdi. Ticaret konuşmanın ötesine geçip finansman üretme arayışı başladı.
Eğitim alanında ise mevcut ortak üniversiteler, öğrenci hareketliliği ve akademik iş birlikleri daha görünür hale geldi. Genç kuşaklar arasında kurulan bağlar, uzun vadede diplomatik temaslardan daha kalıcı sonuç üretebilir.
Asıl Kazanım Ne?
Elbette eksikler sürüyor. Üye ülkeler arasındaki ticaret hacmi istenen seviyede değil. Ulaştırma maliyetleri, gümrük süreçleri, ortak medya ağı ve dijital entegrasyon gibi başlıklarda alınacak yol var. Ancak buna rağmen son beş yılı küçümsemek doğru olmaz.
Çünkü bu dönem, büyük sloganlardan çok çalışan mekanizmaların kurulduğu bir zaman aralığı oldu. Kurumlar görünür hale geldi, koridorlar değer kazandı, ortak alfabe konusunda ilerleme sağlandı, ekonomik araçlar oluşturuldu.
Sonuç olarak Türk dünyasında geride kalan beş yıl yüksek sesli değil, verimli geçti. Bazen en önemli değişimler manşetlerle değil, sabırla kurulan yapılarla gelir. Bugün görülen tablo da biraz bunu anlatıyor.