Milli model ve açık kaynak: Yapay zekada çıkış yolu (2)

YAYINLAMA:
Milli model ve açık kaynak: Yapay zekada çıkış yolu (2)

Yapay zekânın kapıları birer birer kapanırken kapının önünde beklemek yerine anahtarı kendimiz yapabiliriz. Birkaç iyi haber var.

İyi haberin birincisi, dünyanın öbür ucundan geliyor. Kapalı yapay zekâ kapıları yükselirken, onlara paralel çözümler açık dünyada büyüyor. Çin'in DeepSeek, Qwen, GLM ve Kimi gibi modelleri ile Fransız Mistral, "açık ağırlık" denilen bir yolu seçti: Modelin öğrenilmiş zekâsı internette herkese açık; indirirsiniz, kendi veri merkezinizde, hatta güçlü bir kişisel bilgisayarda çalıştırırsınız ve o andan itibaren musluğun başında kimse yoktur. Daha birkaç yıl önce bu modeller öncülerin epey gerisindeydi; bugün aradaki fark birçok karşılaştırmada aylar mertebesine indi. Bazı ölçümlere göre dünyada yapay zekâya yazdırılan yazılım kodunun neredeyse yarısı artık açık modellerden akıyor. Kapıyı kapatanın gücü, ancak içerideki teknoloji dışarıdakinden açık ara üstünse sürer; şimdi ise o ara kapanıyor.

İyi haberin ikincisi ise kendi evimizden. Türkiye bu işe seyirci kalmadı. TÜBİTAK BİLGEM'in geliştirdiği BİLGE, 1 milyardan 122 milyara uzanan ölçeklerde tasarlanan, Türkçenin yapısı ve kültür mirası üzerine kurulmuş bir milli model ailesi olarak kullanıma açılmak üzere; kültürel çeviri gibi bizim için hayati alanlarda küresel modellere karşı ciddi bir üstünlük iddiası taşıyor. Özel sektör tarafında ise VNGRS'nin geliştirdiği Kumru, yarım terabaytlık Türkçe veriyle sıfırdan eğitildi; tek bir güçlü ekran kartıyla, 16 GB VRAM seviyesinde yerel çalıştırmaya uygun biçimde tasarlandı ve küçük sürümü açık kaynak olarak bütün geliştiricilerin önüne kondu. Yani devlet ve girişimci, iki koldan aynı dağa tırmanıyor. Öncü modellerle aramızda şimdilik ölçek farkı var. Bir modelin tanıtılması ile milletin gündelik hayatına girmesi arasında da uzun bir yol var. Ancak geldiğimiz nokta birçok ülkenin hâlâ hayal ettiği noktanın ilerisinde.

Şimdi zor kısma gelelim. Model, bu işin görünen yüzü ve tek başına yetmez. Bir milli yapay zekâ mimarisinin üç ayağı daha var.

Birincisi hesaplama gücü: Model eğitmek ve kullanmak, dev bir fırın yakmak gibi ve bizim fırınlarımız (GPU havuzları) henüz küçük. Veri merkezi kapasitesini büyütme hedefi ve Meclis komisyonunun önerdiği ortak GPU havuzu (GPU çipleri, elektrik, soğutma, veri merkezi, yüksek hızlı ağ, depolama, model eğitim yazılımı, MLOps bir bütün halde) tam da bu yüzden kâğıt üstünde kalmamalıdır.

İkincisi veri: Bu köşede defalarca yazdım; arşivlerimizdeki, kurumlarımızdaki bilgi açık, temiz ve işlenebilir Türkçe veriye dönüşmedikçe, en iyi modelimiz bile eksik beslenir. Bizim modelimiz yabancı kaynaktan beslenip Türk tezlerine aykırı düşünebilir.

Üçüncüsü ise insan ve ekosistemdir: Modeli eğiten araştırmacı, veriyi temizleyen uzman, güvenliğini test eden siber güvenlikçi, ürüne dönüştüren girişimci ve onu kullanan kamu kurumu aynı zincirin halkalarıdır. Yapay zekâda asıl değer yalnızca model dosyasında değil; modeli sürekli iyileştiren, ölçen, denetleyen ve sahaya indiren insan birikimindedir.

Buradan  birkaç somut öneri çıkarmak isterim.

* BİLGE ve benzeri milli modeller, dönemlik projeler değil, savunma sanayii gibi stratejik program statüsünde ele alınmalı; sürekli bütçeye, kamu verisine denetimli erişime ve kamu alımlarında önceliğe kavuşmalıdır. Özel sektör inisiyatifleri de kamu ile eş şekilde desteklenmelidir. Bu yarışı tek atla kazanamayız.

* Yapay zekâda açık kaynak ve açık modeller, bir tercih olmaktan çıkarılıp resmî milli strateji yapılmalıdır; çünkü dışlanmaya karşı en ucuz sigorta, kimsenin kapatamayacağı modelleri kendi topraklarımızda çalıştırabilmektir. 

* Milli GPU havuzu, sadece batı değil doğu üretimi çipleri de içererek oluşturulmalı, üniversitenin ve girişimcinin ortak erişimine vakit kaybetmeden açılmalıdır. 

* Bütün bunlar Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ortak veri havuzu, ortak model ve ortak hesaplama gücüyle taçlandırılmalıdır; tek tek küçük kalan pazarlarımız, birleşince kendi teknoloji kutbunu besleyecek büyüklüktedir. Ayrıca bu teşkilat böyle bir altyapıyı fonlayacak kaynağa ve enerji deposuna sahiptir.

Geçen yazının sorusu "bize kapıyı açarlar mı" idi. Bu yazının verdiği cevap ise şudur: kendi kapımızı ve anahtarımızı yapmalıyız ve kendi anahtarımızı ne kadar sürede yapacağımız önemli.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...