İran mesaj mı verdi?

YAYINLAMA:
İran mesaj mı verdi?

İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in aylarca düzenlenemeyen cenaze merasimi 3 Temmuz 2026 itibarıyla Tahran’da başladı. Dünyanın farklı ülkelerinden başsağlığı için Tahran’a gelen heyetlerin cenazeyi selamladığı sırada her ülke için farklı Kur’an ayetlerinin okutulması “İran, Kur’an ayetleri üzerinden siyasi göndermeler yaptı” yorumlarının yapılmasına neden oldu.

Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın riyasetiyle katılan Türk heyeti Hamaney’in naaşı önünde saygı duruşunda bulunup dua ederken Nisâ Suresi’nin 95’inci ayeti okundu. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın mealinde Nisa suresi 95’inci ayetin meali şu şekilde veriliyor: “Müminlerden -özür sahibi olanlar dışında- oturup kalanlar, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad etmekte olanlara eşit olamazlar. Allah, malları ve canlarıyla cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah bütün müminlere o güzel geleceği vaad etmiştir, ama mücahidleri -çok büyük bir karşılıkla- oturanlardan üstün kılmıştır.”

Mesaj gönderme olayı doğruysa İran devleti bu ayet-i kerime üzerinden Türkiye’yi ABD ve İsrail’in İran’a başlattıkları saldırılarda seyirci kalmakla itham etmiş oluyor. Oysa Türkiye İran’a yönelik saldırılar karşısında “oturup kalmak” fiiline muhatap edilecek bir nemelazımcılık içinde olmamıştır. İran’a yönelik haksız saldırının ardından İran’ın egemenliğinin ihlal edildiğini ve bu saldırganlığının bölgeyi krize sürüklediğini açıkça söylemiştir. Türk milleti İran halkıyla dayanışma içinde olarak İran’ın kayıplarını kendi kaybı olarak bilmiş ve ABD-İsrail saldırısı sonucunda gerçekleşen ölümlerin acısını paylaşmıştır.  İran’dan ateşlenen füzelerin Türk hava sahasına yöneldiği anlarda bile Türkiye savaşın büyümesini isteyecek provokasyonlardan uzak durarak bölgeyi daha büyük bir felaketten uzak tutmaya çalışan aklıselim bir tutum sergilemiştir.

Türkiye’deki Terörsüz Türkiye sürecinin etkisi sayesindedir ki İranlı Kürtlerin ABD ve İsrail güdümlü yeni bir vekâlet savaşının piyonu hâline gelmesi de engellenmiştir. İsrail tarafı kendileri adına rahatsız edici olan bu gerçekliğe dikkat çekerek İran’ı içeriden bitirme planını bozan tarafın Türkiye olduğunu belirtirken İran’ın “oturduğunuz yerden izlediniz” demesinin hiçbir haklı tarafı yoktur. 

Aynı şekilde ABD’nin İran Türklerini rejime karşı kullanma söylentilerinin ortaya çıktığı bir dönemde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “traktörler tarlayı sürmesin” şifresiyle gönderdiği mesaj da İran jeopolitiğinde yaşanabilecek etnik bir kırılmanın önüne geçme iradesidir. Türkiye İran’ın toprak bütünlüğünü en az İran kadar savunurken ve savaşın sona ermesi adına siyasi sorumluluk üstlenirken İran devleti Türkiye’ye “oturup izleme” imasında bulunmuşsa bu hem diplomatik bir nezaketsizlik hem de tarih bilmezliktir.

Geçmişte PKK’ya silah, tedavi, lojistik yardım yapan, kamp/barınma ve Türkiye’ye sızma imkânı tanıyan, Azerbaycan toprakları işgal edilip Hocalı’da Azerbaycan Türkleri katledilirken Türk ve Müslüman Azerbaycan’ın yanında durmayıp Ermenistan’a can simidi uzatan, Suriye’de Rusya ile bir olup Müslüman kanını akıtan İran’ın bu konulara girmemesi daha mantıklıdır. İran devleti ayetler üzerinden mesaj vermeye kalkarsa bu mesajlar bumerang misali İran’ın kendi sicilini vurur. 28 Şubat saldırılarının ardından acıda, kederde ve siyonist tehlike karşısında birleşme umudu beliren iki ülkeyi “Biz sizden üstünüz” gibi gereksiz göndermelerle birbirinden uzaklaştırmak aklı başında olan kimsenin harcı olmasa gerek…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...