Böyle böyle dolandırdılar!

YAYINLAMA:
Böyle böyle dolandırdılar!

Muhalif seçmenin yüzü yıllardır gülmüyor.

Nasıl gülsün ki…

Sürekli önüne yeni umutlar konuluyor. Sahneye yeni yeni kahramanlar sürülüyor. Bir süre sonra kahramanların foyası meydana çıkınca umut olarak pazarlanan şeyin hayal tüccarlığından ibaret olduğu anlaşılıyor.

Muhalefete oy veren seçmenler 31 Mart seçimlerinde belediyeleri “halkçı belediyecilik” yapacak kişilere teslim ettiklerini düşündüler.

Oysa fakire verilen bir tabak yemeği “belediyecilik devrimi” diye pazarlayanlar milyon dolarlık ihalelerin hesabını kapalı kapılar ardında görüyordu!

İki yılı geçmeden birçok belediye başkanı rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, suç örgütü suçlarından tutuklandı. 

Millete “Büyük mücadele veriyoruz” hikâyesi anlatanlar otel odalarında belediye personeliyle uygunsuz şekilde yakalandı.

Seçimlerde yoksulluk edebiyatı yapıyorlardı, kendilerine belediye bütçesinin imkânlarını sonuna kadar açtılar.

Her kaybettikleri seçimin ardından “Seçime şaibe karıştı. Türkiye’de sandık güvenliği kalmadı” diyenler şaibeli kurultayların içine battılar. 

Deprem zamanı “Devlet yok, AHBAP var” diyerek insanların yardımlaşma duygusunu istismar ettiler. “AHBAP’ı biliyoruz ama AFAD’ı bilmiyoruz. AFAD bizden değil” diyerek devlet kurumlarını itibarsızlaştırırken kendi ceplerine yer açtılar.

AFAD devlet kurumu olduğu için güvenilmezdi ama Haluk Levent İzmir Marşı’nı söylediği için güvenilirdi! Günün sonunda İzmir’in dağlarında değil, bunların banka hesaplarında çiçekler açtı…

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Devleti bir kenara itip, ahbap çavuş ilişkileriyle yardım toplanması, bu kapsamda paralel bir hat kurulması devletin inandırıcılığını bir nevi gölgelemektir, bizim nazarımızda da itibar edilmemesi gereken bir yanlıştır. Yardım ve desteklerin AFAD aracılığıyla yapılması en doğru, en sağlıklı yoldur” sözlerini duymazdan geldiler. AHBAP’a yönelik sorgulama başlatanları yardım düşmanı ve iktidar propagandacısı ilan ettiler.

Şimdi Haluk Levent’in de aralarında bulunduğu birçok kişi yardım paralarını iç etmekten tutuklanınca dün “Devlet yok, Ahbap var” diyenler bugün “Devlet bunlara nasıl müsaade etti?” diye soruyor. Muhalif kitleyi devlete karşı kışkırtıp AHBAP’ın kucağına teslim edenler, şimdi kendi yalanlarının faturasını da devlete çıkarmaya çalışıyor.

Bunlar yıllarca muhalif seçmene Türkiye’nin savunma sanayii ürünlerinin maket olduğunu anlattılar. Yerli üretim diye bir şey yoktu. Uçaklar, İHA’lar, savunma araçları seçim propagandasıydı. Oysa Türkiye’nin savunma ihracatı 2021’den bu yana üç kattan fazla büyüyerek 10 milyar dolara ulaştı. Bunun 5,6 milyar dolarlık bölümü Avrupa ve ABD’ye yapıldı.

Maket dedikleri ürünleri dünya satın almaya başladı.

Velhasıl… Kendilerini eleştirenleri halk düşmanı, AHBAP’ı sorgulayanları yardım düşmanı, savunma sanayiindeki başarıyı anlatanları iktidar propagandacısı ilan ettiler.

Muhalif seçmenden düşünmesini değil, önüne konulan hikâyeye inanmasını istediler. Muhalif seçmen yolsuzluk yapan belediye başkanına inanacak, şaibeli genel başkana inanacak, alenen yalan söyleyen gazetecisine, sanatçısına, sosyal medyada önüne çıkarılan her görüntüye inanacak ama bir tek gözleriyle gördüğü gerçeğe inanmayacaktı…

Böyle böyle dolandırdılar muhalif kitleyi…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...