Bitmesin diye…

YAYINLAMA:
Bitmesin diye…

2024 yılı itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti, yeni bir yüzyılı karşıladı.

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında, Cumhur İttifakı tarafından belirlenen Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin önündeki en büyük engellerden biri terör sorunu olarak duruyordu.

Bu sorunun ortadan kaldırılması adına MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 22 Ekim 2024 tarihli Meclis Grup Konuşmasıyla tarihi bir adım attı.

O günden bugüne, bir devlet politikası olan Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam şekilde oluşturulması adına, yasa yapımı sürecine gelene kadarki tüm önemli eşiklerde elini taşın altına koyanlar kadar engellemek isteyenler de oldu.

*** 

Terörsüz Türkiye’ye karşı çıkanlar, kimin kılıcını salladıklarını çok net biçimde gösterdiler.

Terörsüz Türkiye'nin önüne set çekebilmek için kılıktan kılığa girdiler.

Söz konusu yabancı başkentlerde kaleme alınan senaryolar olduğunda, kendilerine biçilen rolleri aynı ezberleri tekrarlayarak oynamaktan geri durmadılar.

***

Geçmişte terör örgütüne karşı yürütülen askeri operasyonları karalamak için iftiranın her türlüsüne başvuranlar, bu kez tek bir Mehmetçiğimizin burnu kanamadan ulaşılmak istenen Terörsüz Türkiye ülküsüyle pazarlık yürütüldüğü dedikodularını dolaşıma sokmak amacıyla karşımızdaydı.

Değişen yalnızca kullandıkları gerekçe, değişmeyen ise karşı çıktıkları Türkiye’ydi.

Neredeyse her gün yeni bir iftirayla gerçekleri gölgelemek için özel bir çaba sarf ettiler.

***

Neyse ki onların bu hali, Türk milletini yanıltmaya yetmedi.

Atılan tarihi adımları hesaplı siyasi manevralar gibi göstermeye çalışanların, milletin iradesine değil de kendi korkularına tercüman oldukları açıktı.

Sağduyulu bir şekilde gelişmeleri dikkatle takip etmek ve her adımı kendi bağlamı içinde değerlendirmek gerekirken, reddiyeci tutumla yaşananları görmezden gelerek süreci boğmanın yolları aramaları asıl niyetlerinin anlaşılmasını kolaylaştırdı.

Çerçeve yasaya uzanan süreçte Terörsüz Türkiye hedefine doğru atılan her adım, kimlerin gerçekten meseleye çözüm aradığını, kimlerin ise çözüm ihtimalini kendisine tehdit olarak gördüğünü daha görünür kıldı.

***

Aksini iddia eden varsa cevaplasın…

Şartsız ve pazarlıksız biçimde ulaşılacak Terörsüz Türkiye hedefinden rahatsız olmanın, akıl ve mantıkla açıklanabilir ne tarafı vardı?

Bu sorunun cevabı, elde edilen tarihi fırsatı heba etmek uğruna her türlü sabotaja başvurmaktan çekinmeyenler tarafından ısrarla görmezden gelindi.

Meseleyi sulandırmak için her yola başvuranlar, neredeyse her şeyi yaptı, ancak konuya dair kendi açık ve net görüşlerini ortaya koymaktan bilinçli biçimde kaçındı.

***

Onlara göre siyasi uzantılarından terörle aralarına mesafe koymalarını istemek pazarlıktı, terörün feshine kafa yormak zayıflıktı, Meclis’te komisyon kurmak, hatta çerçeve yasa hazırlamak ihanetti. 

Peki, üzerinden onca zaman geçmesine rağmen ağızlarından onca hezeyan çıktığını işittiklerimizden Türkiye’yi terör belasından kurtaracağına inandıkları bir somut öneriyi dillendirdiklerini niye duyan olmadı?

Çünkü Terörsüz Türkiye’ye karşı çıkanların itirazı yönteme değil, sonuca yönelikti.

Terör ortadan kalktığında yıllardır beslendikleri siyasi zeminin de ortadan kalkacağı açıktı.

İşte asıl rahatsızlık da buydu.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...