İkimiz bir provokasyonun fitne açan dalıyız
Sosyal medyada ilgi ve etkileşim peşinde koşan bazı tipleri görünce, yaptıkları propagandalara, tahriklere, provokasyonlara, mimiklerine ve tavırlarına bakıp kolaycılığa kaçarak “Herhâlde psikolojik sorunları var.” diyerek konuyu basit bir pencereden değerlendirebiliyoruz.
Oysa bu tiplerin, tek bir merkezden düğmelerine basılarak yönlendiriliyor ve kullanılıyor olabileceği ihtimalini de her zaman aklımızda bulundurmalıyız.
Asker emeklisi ve siyasetin pespaye yüzünü temsil eden iki kişiyi görünce, benim de aklımda böyle bir sorgulama oluştu.
Birisi Türker Ertürk, diğeri Orkun Özeller…
Ortak özelliklerine bir bakar mısınız?
İkisi de asker emeklisi…
İkisi de CHP merkezli ittifakların figüranı…
İkisi de milletvekili aday adayı oldu (CHP/İYİ Parti).
İkisi de azgın bir şekilde MHP düşmanı…
İkisi de HDP ile ittifak kurulduğunda HDP’nin cilalayıcısı…
İkisi de terör örgütü YPG/PYD’nin sevdalısı…
İkisi de kudurmuş gibi “Terörsüz Türkiye” sürecine saldırıyor…
İkisi de sürekli kaos, kışkırtma ve provokasyon peşinde…
Tesadüf mü?
Bakın, asker emeklisi, siyaset çaylağı bu ikili, terör örgütü PKK’nın uzantısı HDP hakkında ne düşünüyordu?
Türker Ertürk:
“Diyelim; Ali Cengiz oyunlarıyla ve gayri yasal operasyonlarla HDP’yi baraj altına attın. Bu sonuç; ülkemizin çıkarlarına, güvenliğimize, demokrasimize ve iç barışımıza fayda sağlar mı? Hatta milyonlarca insanın temsil edilmemesine neden olur ve onları PKK’nın kucağına itmez mi?”
Orkun Özeller:
“HDP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Kılıçdaroğlu’na desteğini açıklayacak. HDP’nin bu tutumu, İYİ Parti’nin siyasi anlayışına zarar verir mi?” sorusuna şöyle cevap vermişti:
“Ben bunu daha önce genel başkanımıza raporlar hâlinde sundum. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hem yaşamış hem de görev yapmış biri olarak söylüyorum. Orada pek çok arkadaşım var; bunların bazıları HDP’ye de oy vermektedir ama bu, onların vatan haini olduğu anlamına gelmez. PKK’lı hiç değildir, sadece HDP’ye oy vermektedir. Dolayısıyla her HDP seçmenini PKK’lı ya da vatan haini görmek doğru değildir. Bunu böyle kabul etmemiz gerekmiyor mu?”
Peki, asker emeklisi, siyaset çaylağı bu ikili, terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı PYD/YPG hakkında ne düşünüyordu?
Türker Ertürk:
“O bölgede radikal İslami örgütler olacağına, iyi ilişkilerimizi geliştireceğimiz, güçlü merkezi otoritenin egemen olduğu federatif bir yapı içerisinde Kürtler olsun daha iyi. Laik yapısını da zaten biliyoruz PYD’nin.”
Orkun Özeller:
“Bundan sonra YPG’yi nasıl terör örgütü olarak göreceğiz? Kabul etmek zorunda kalacağız.”
“YPG büyük balık. Büyük balık küçük balığı yutar.”
“YPG’nin karşısında duracak bir güç yoktur.”
“Mazlum Abdi Cumhurbaşkanı olacak.”
“YPG’nin kontrolü dışında HTŞ adım dahi atamaz, YPG ile savaşamaz.”
“Düzenli olması, eğitimli olması, silahlı olması ve güç olarak YPG bir numara.”
Peki, bu iki isim, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terör örgütü PKK/YPG’ye Irak ve Suriye’de ağır darbeler vurduğu sınır ötesi operasyonlar hakkında ne düşünüyordu?
Türker Ertürk:
“Erdoğan diyor ki ‘Biz Suriye’de toprak bütünlüğünden yanayız.’ Sözler böyle. Ama iktidarın yaptıkları neydi biliyor musunuz bugüne kadar? Suriye’yi bölmek ve parçalamak üzerineydi.”
Orkun Özeller:
“Pençe-Kilit Operasyonu stratejik olarak da yanlış, taktik olarak da yanlış.”
Emekli asker oldukları hâlde terör örgütlerine Suriye’de devlet kurma imkânı sağlayacak bir yapıyı savunuyorlar, terör örgütlerini öven ifadeler kullanıyorlar, sınır ötesi operasyonlara karşı çıkıyorlar; terör devam ederken terör örgütü PKK’nın siyasi uzantısı HDP’yi aklayan ve meşrulaştıran söylemler kullanıyorlar…
Bir ortak özellikleri daha var:
Darbe çığırtkanlığı yapmak ve halkı Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na karşı yürüyüşe çağırmak…
Bakın açık açık ne demişler:
Türker Ertürk:
“Bakın, artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de… Tabii ki herkes de… Onun için Yüksek Seçim Kurulu’nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum.”
Orkun Özeller:
“Saray’a yürüse ne olurdu? Şiddet artacaktı. Süreç bir komutan gibi yürütülmeliydi; yönetilemedi.”
Şimdi bütün bu sözleri, açıklamaları, tahrikleri ve provokasyonları yan yana koyduğunuzda, karşınıza yalnızca sosyal medyada etkileşim peşinde koşan iki emekli asker mi çıkıyor?
Yoksa provokatör bir ikili mi?
İşte asıl sorulması gereken soru da burada başlıyor:
Bu kadar ortaklık gerçekten tesadüf mü?
Bu ikilinin ipi kimin elinde?
Şu özet sicile bakınca, yabancı istihbaratların elinde oyuncak oldukları ortaya çıkmıyor mu?
Türker Ertürk darbe çığırtkanlığı yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Orkun Özeller ise geçmişte yaptığı provokasyonlar nedeniyle tutuklanmıştı. Fakat hâlâ sosyal medya üzerinden provokasyonlarını sürdürüyor.
Orkun Özeller tutuklandığında Türker Ertürk “TÜRK SUBAYI Orkun Özeller 34 gündür tutuklu!” diyerek; Türker Ertürk tutuklandığında ise Orkun Özeller, “Teröristler kadar kıymetimiz kalmadı. Daha önceden de teröristlerden gizli tanık yapılarak Türk askeri hapse atılıyordu. Türkiye’yi ve Türk milletini çok sevmenin bedeli mi bu? Neden terörist kılıklılar devleti alenen tehdit ederken onlara hiçbir şey olmuyor? Adalet bu mu, hukuk bu mu? Hak bu mu?” şeklinde bir paylaşım yaptı.
Birileri, “İkimiz bir provokasyonun fitne açan dalıyız / Sen benimle, ben seninle bu provokasyonu yaşamalıyız” modeliyle sürekli provokasyon üreten bu ikiliye artık asker olmadıklarını; Suriye’deki terörist Mihraç Ural ile poz veren, teröristlere devlet isteyen, terör örgütlerini öven, terörle mücadele operasyonlarına karşı çıkan ve terör örgütü PKK’nın siyasi uzantılarıyla ittifak ve iş birliklerini öven birer siyasetçi olduklarını beyinlerine sokmalıdır.
Türk devleti ve hükümeti, bu ikilinin ve benzeri tiplerin provokasyonlarına karşı çok dikkatli olmalıdır. Belli ki bunların arkasından üfleyen karanlık odaklar var…
Bu provokasyon ikilisi tutuklandığında, onlara sürekli sahip çıkan kişinin bir konuşmasında “Öğrencilerime çatışma, iç savaş ve hükümete darbe gibi konularda ödevler verdim; kışkırtıcı düşünmeleri, yaratıcı olmaları lazım.” diyen Ümit Özdağ olduğunu da bir kenara not edin.
İleride lazım olabilir…