Yapay zekâ eylem planı: Yatırım nasıl geri döner?

YAYINLAMA:
Yapay zekâ eylem planı: Yatırım nasıl geri döner?

Bir yatırımın değeri, ne kadar harcadığınızla değil, ne kadarını geri getirdiğiyle ölçülür. Yapay zekâ için sorulacak asıl soru da bu. Yatırımı yapılan teknolojiyi nereye koyarsak katlanarak geri döner?

Plan güzel örnekler veriyor; deprem verisi, Akdeniz tarımı. Ama madem bir büyüme belgesi konuşuyoruz, getirisi en yüksek, en somut projeleri de masaya koymalıyız. Çünkü bu teknolojinin Türkiye'ye vaadi soyut değil. PwC 'ye göre yapay zekâ 2030'a dek dünya ekonomisine 15.7 trilyon dolar ekleyecek. Dünya ekonomisinde bugünkü oranda (elbette ve ancak yapay zeka teknolojileri sayesinde) pay almaya devam edersek 230 milyar dolarlık ekonomik büyüklük artışı demek, 2030’a kadar. Yalnız üretken yapay zekânın Türkiye'nin milli gelirine 10 yılda %5 dolayında, yani 50-60 milyar dolarlık bir katkı yapabileceği hesaplanıyor(1). Planın 1 trilyon liralık (~20 milyar dolar) hedefi, bu potansiyelin yanında mütevazı bile kalıyor.

Öte yandan, en hızlı geri dönen yatırım kaybı önleyendir. Devletimiz bu alanda çalışmaya çoktan başladı. Gelir İdaresi 'nin TÜBİTAK 'la geliştirdiği KAŞİF, önceden yazılmış hiçbir kurala bağlı kalmadan, tümüyle makine öğrenmesiyle her gün yaklaşık 4 milyon mükellefi tarıyor; sahte faturayı, haksız iadeyi daha oluşmadan yakalıyor. İşte yapay zekânın kamuya en somut katkısı. Aynı mantık gümrüğe, sosyal yardıma, kamu ihalesine de taşınmalı. Her birinde kaçağı, suistimali, mükerrer ödemeyi gören bir yapay zekâ, maliyetinin kat kat üstünü geri getirir.

İkinci somut alan enerji. Kaçak elektriğin yalnız 2025 'te ülkeye maliyeti milyarlarca lira; Dicle gibi bölgelerde kayıp oranı %30'u aşıyor, bazı ilçelerde tamama yaklaşıyor. Şebekedeki tüketimi anlık okuyan, olağan dışı deseni fark edip nokta saptayabilen bir yapay zekâ bu kaybı ciddi biçimde geri kazandırır. Aynısı su ve doğal gaz için de geçerli. Kayıp-kaçağı birkaç puan düşürmek bile, kurulacak sistemin bedelini bir yılda çıkarabilir.

Üçüncüsü, maliyeti düşüren yapay zekâ. Sanayide, enerji santralinde, demir yolunda, hatta hastanede en pahalı şey beklenmedik arızadır. Kestirimci bakım denen yöntem, arızayı olmadan görebiliyor. Uluslararası araştırmalara göre yapay zeka sayesinde bakım giderinde %25-30, duruş süresinde %40-50 tasarruf ve yatırımın ömür döngüsüne vurduğunuza onlarca kat yatırım geri dönüşü mümkün. Sağlıkta ise erken teşhis hem hayat kurtarır hem faturayı küçültecek. Bir görüntüyü saniyede okuyan model, hem hekimin yükünü alır hem geç kalmanın manevi ve maddi bedelini önleyebilir.

Şimdi dünyadaki çoğu yapay zeka eylem planının çekinerek değindiği alana gelelim: savunma. Oysa Türkiye'nin en güçlü olduğu, dünyaya ürün sattığı yer tam da burası. Yapay zekâ, insansız araçlarımızı otonom karar verebilen, sürü hâlinde hareket eden sistemlere çeviriyor. Sensör verisini birleştirip komutana saniyeler içinde durum resmini sunuyor. Elektronik harpte, sınır güvenliğinde, siber savunmada üstünlük sağlıyor. Filoların kestirimci bakımı orduda da milyarlarca liralık tasarruf demek. Savunma sanayimiz zaten milyarlarca dolarlık ihracat yapıyor; yapay zekâ demek daha akıllı sistemler demek, bu da doğrudan bir ihracatın çarpanı. Buradaki her yatırım hem güvenlik hem döviz hem vergi olarak geri dönecek.

Planın verdiği örnekleri de daha ileri taşıyabiliriz. Deprem yalnız bir tahmin meselesi değil. Asıl kıymetlisi, milyonlarca binanın risk taramasını yapay zekâyla yapıp hangi yapının önce güçlendirileceğini söyleyebilmek. Bu, bir sonraki felaketin faturasını baştan küçültür. Akdeniz tarımını da bir iklim örneği olmaktan çıkarıp; kuraklıkla boğuşan bir ülkede suyun damlasına kadar yönetildiği, verimin uydu, toprak, baraj, akarsu verisiyle artırıldığı tüm bölgelerimizi kapsayan hassas tarıma çevirmeliyiz. Türkiye'nin tarımsal sulamaya harcadığı devasa suyu ve elektriği düşününce, buradaki getiri hiç de küçük değil.

Bütün bu örneklerin ortak yanı şu: Yapay zekâ, en çok kaybın, en çok israfın, en çok tekrar eden işin olduğu yerde para kazandırır. Bu yüzden nereden başlayacağımızı hesaplamalar söylemeli. Önce getirisi en yüksek, dönüşü en hızlı projeler: Vergi ve enerjideki kaçak, sanayideki arıza, savunmadaki üstünlük, sağlıktaki erken teşhis.

Bana kalırsa 1 trilyon liralık hedefe ulaşmanın yolu, teknolojiyi her yere serpmek değil, en çok geri getiren yere yoğunlaştırmak olur.

(1) Üretken Yapay Zekânın Türkiye'deki Ekonomik Potansiyeli, ICG, 2024

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...