Bozuk karakterler, çöplük kokan siciller

YAYINLAMA:
Bozuk karakterler, çöplük kokan siciller

2015’ten günümüze 42 bin terörist etkisiz hale getirildi.

Hem Türkiye hem de Suriye ve Irak’ta oluşan bu operasyonel neticeninardında Müsavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ veya Yavuz Ağıralioğlu’nun yüce iradeleri yok. 

Beka ateşinde pişirilmiş Cumhur İttifakı birlikteliği var. 

Suriye’de köşeye sıkıştırdığı PKK’yı 8 Aralık devriminin siyasi konjonktüründe Şam’a entegre eden de Müsavat Dervişoğlu, Ümit Özdağ veya Yavuz Ağıralioğlu’nun kararlılığı değildi.

Onlara kalsaydı “Sınırımızda başkası olacağına SDG/YPG olsun” diyen CHP çoktan iktidara gelerek Suriye’nin kuzeyini PKK’ya teslim etmişti. Bu isimler terörle mücadelenin en çetin günlerinde bambaşka bir âlemdeydiler.Afrin’i terörden arındıran Zeytin Dalı Harekâtı’na “Tek adam rejimini kalıcı kılmaktan başka hiçbir amaca hizmet etmeyecek ve beka sorunu yaratabilecek Afrin savaş senaryolarına tamamen karşıyız” açıklaması yapan partilerinde DEM’le tıkırında ilerleyen ittifakın meyveleriniyiyorlardı. 

Terörün siyasi uzantılarıyla Türksüz anayasa çalışmaları yürütürken, DEM desteğiyle milletvekili, belediye başkanı, belediye meclis üyelikleri kazanırken DEM’in meşru bir parti olduğunu ballandırarak anlatan o ses de Müsavat Dervişoğlu’ndan ağzından çıkmıştı. 

Terörle mücadelenin şiddetli günlerinde DEM’le kol kola yürüyen Müsavat Dervişoğlu, şimdi “bayrak açıyorum” sloganıyla düzenlediği açık hava mizansenlerinde MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla başlayıp Türkiye’ye iki senedir şehit ateşi düşürmeyen Terörsüz Türkiye sürecine saldırıyor.

Sayın Devlet Bahçeli’nin DEM Parti’ye “Gelin Türkiye partisi olun”, Abdullah Öcalan’a da “Terörün bittiğini haykır” çağrısıyla başlayan bu sürece üçü birden aynı bozuk üslupla hücum ediyor. Terör devam ederken DEM’le ittifakları nedeniyle kimsenin duymadığısesleri PKK silah bırakma aşamasına gelince yüksek desibele ulaşıyor. 

PKK mensuplarınınsilahlarını bırakarak Türkiye Cumhuriyeti devletine teslim olmasını düzenleyen çerçeve yasaya gösterdikleri tepkinin binde birini Diyarbakır kongresinde “Mesele silahlara veda ve kan dökmeye tövbe etmekse biz varız” diyerek Türk Silahlı Kuvvetlerine de silah bıraktırmayı ve tövbe ettirmeyi düşünen Meral Akşener’e vermemişlerdi.

AK Parti ve MHP’nin HDP’yi şeytanlaştırdığını söyleyen, HDP’yi Kürtlerin siyasi temsilcisi ilan eden, bir helikoptere atlayıp Kandil dağına teröristlerle müzakereye gitme hayalleri kuran Meral Akşener’in arkasında emir eri gibi hizalanmışlardı. 

Böyle bir Müsavat Dervişoğlu Meral Akşener’e “Kimse onunla aramıza giremez” diyerek ablalık payesi verirken PKK’ya silah bıraktırmayı esas alan sürecin adını “ihanet” koysa ne olur, koymasa ne olur? “PKK bir Kürt partisidir”, “Abdullah Öcalan’ın filmi çekilmelidir”sözlerinin sahibi Kadir İnanır’a “solcu abim” diye sahip çıkarken MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısına uyarak “Ayrı devlet, federasyon, kültüralist çözümler yok”çizgisine gelen örgüt kurucusu üzerinden sahte kahramanlık seslenişlerinde bulunsa ne olur, bulunmasa ne olur? 

Bir siyasetçide siyasi ahlak yerlere düşmüşse bunların hepsi normaldir. Hüseyin Nihal Atsız’ın Kanaatini ve kalemini satmışlar vardır, vicdandan dem vurur. Vurguncular vardır, ağızlarından fazilet sözü düşmez. Çifte pasaportlular vardır, vatan diye haykırır. Palikaryalar vardır, kahramanlık iddia eder. Bazı iyi niyet sahipleri de bunların hepsine inanır. Gel de bu insanların arasında huzur içinde yaşa” diyerek tarifini yaptığı bozuk karakterlere hayatın her alanında olduğu gibi siyasette derastlamak mümkündür. Bunların siyasi hayattaki karşılıkları da budur. Terörün siyasi uzantılarıyla yıllarca yan yana yürüyüp terör biterken vatan kahramanlığına soyunurlar. DEM’le kurulan ittifaklardan siyasi menfaat devşirip PKK silah bırakma noktasına gelince milliyetçilik taslarlar. Konuşulması gereken yerde susup, susulması gereken yerde gürültü çıkarırlar. Çöplük kokan siyasi sicillerinide birkaç sloganla temizleyebileceklerini sanırlar…

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...