Terörist Mihraç Ural için yolun sonu
11 Mayıs 2013’te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıların planlayıcısı olduğu belirtilen Mihraç Ural isimli alçak, MİT ve Suriye güvenlik güçlerinin koordinasyonuyla ülke sınırlarından kaçmaya çalışırken yakalandı.
Terörist Mihraç Ural, Suriye’de gerçekleştirilen çok sayıda katliamla da ilişkilendirilen isimler arasında yer alıyor. Yüzlerce Türkmen’in ve Suriye’deki masum sivillerin ölümünden sorumlu tutulan Ural, bölgedeki ağır suçlamaların odağındaki isimlerden biriydi.
Terörist Mihraç Ural, 1980 öncesinde MHP’ye ve ülkücü kuruluşlara yönelik saldırılar düzenleyen, ülkücülerin şehit edilmesinden sorumlu tutulan THKP-C Acilciler Grubunun önde gelen isimlerinden ve yöneticilerinden biriydi.
Terörist Mihraç Ural, 1980 öncesinde sergilediği MHP ve ülkücü hareket karşıtı tutumunu sonraki yıllarda da sürdürdü. 1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından MHP’yi ele geçirmeye yönelik girişimlere destek veren isimler arasında yer aldı. Terörist Mihraç Ural, MHP’deki değişim tartışmaları sırasında şu açıklamayı yapmıştı:
“MHP kongresi, iktidarın müdahalesiyle, Devlet Bahçeli’nin yararı için döndürülmeye çalışıldı. Ülkenin her şeyi kirlendi. Doğal süreçler bile yapay müdahalelerle akıllara ziyan bir hezeyan oldu; MHP kongresinde karanlık el kimin?”
MHP kongresi, bir teröristin bile gündemine girmişti. Çünkü MHP’ye duydukları nefret ve kin, geçmişten gelen büyük bir kuyruk acısının göstergesiydi. Suriye’de katliamlarla anılan bu isimlerin akıllarının MHP kongresinde olması, ülkücü harekete duydukları düşmanlığın ne denli derin olduğunu ortaya koyuyordu.
Suriye’de idam cezası uygulanıyor. 11 Mayıs 2013’te Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırıların diğer sorumlularından bazıları da yakalanmıştı. Umarım Mihraç Ural ve diğer teröristler, böyle bir kararın muhataplığını yaşarlar.
Mihraç Ural, Türkiye’deki bazı sol çevrelerin sempatiyle yaklaştığı bir isimdi.
Öyle ki CHP’li emekli amiral Türker Ertürk, bu isimle yan yana fotoğraf çektirmişti. Türker Ertürk’ün, Mihraç Ural’ın da destekleyebileceği PKK’ya devlet temenni etme düşüncesi vardı:
“O bölgede radikal İslami örgütler olacağına, iyi ilişkilerimizi geliştireceğimiz güçlü merkezi otoritenin egemen olduğu federatif bir yapı içerisinde ‘Kürtler’ (PKK/PYD) olsun daha iyi. Laik yapısını da zaten biliyoruz PYD’nin.”
Terörist Mihraç Ural, Suriye’de o kadar çok can yaktı ki yakalandığına ilişkin haberlerin duyulmasının ardından Suriye’de camilerden tekbir sesleri yükseldi.
Türkiye Cumhuriyeti Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da gelişmenin ardından şu paylaşımda bulundu:
“Elhamdülillah! Kahrımız, gazabımız düşmana ziyân! Eûzübillâh, eûzübillâh. Hüdâ’ya şükr-i bîhad!”
Umarım “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri, bölgemizde terörü kökten bitirmenin yanı sıra komşu ülkelerimize de huzur, güven ve istikrar getirir. Masum insanların hayatını kaybetmediği, barışın ve güvenliğin kalıcı hâle geldiği bir gelecek için sağlam bir zemin oluşturur.
Türkiye, Irak ve Suriye arasında istişare ve iş birliğine dayalı, uyumlu bir “Terörsüz Bölge” hedefi doğrultusunda çalışmalar yürütülüyor. Umarım İran da bu sürece somut katkılar sunarak dâhil olur ve bölgemizde terörün sona ermesi, huzur ve istikrarın kalıcı hâle gelmesi için ortak çabalara destek verir.
Artık bölgemizde terör örgütlerinin hareket alanı bulamayacağı güçlü bir dayanışma oluşturmalıyız. Türkiye, Irak, Suriye ve İran; terör örgütlerine ve terörist faaliyetlere yer olmadığı yönündeki kararlı duruşlarını ortak iradeyle ve tavizsiz biçimde hayata geçirmelidir.
Teslim olanı teslim almalı, kaçanı yakalamalı, silah doğrultanı ise hukuk çerçevesinde etkisiz hâle getirmeliyiz.
Taviz yok.
Kararlılık var.
Terörle mücadele var.
Olması gereken budur.
Artık huzurun, güvenin ve istikrarın zamanı gelmiştir.
Mihraç Ural gibi teröristler için yolun sonunun görünmesi, bu atmosferin oluşmasına da katkı sağlayacaktır.