Papatya falını bırakın, Ankara halkına hizmete odaklanın!

YAYINLAMA:
Papatya falını bırakın, Ankara halkına hizmete odaklanın!

Boş atıp dolu tutma peşinde koşan, çaresizlik içinde kıvranan muhalefet, önümüzdeki seçimler için sürekli bir arayış içinde… 6+HDP masası, CHP’nin öncülüğünde kurulmuştu. Masa dağıldığı gibi CHP de dağıldı. Bu bölünmenin sonucunda CHP’den yeni bir parti daha doğdu. Şu an muhalefet paramparça durumda. Ancak Yeni Parti de yine CHP’nin 6+HDP masası gibi bir model kurma peşinde koşuyor. Ne var ki kendi içindeki problemler yüzünden bu atmosferi oluşturamadı.

Özgür Özel, CHP Genel Başkanı iken Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı ilan etmişti. Fakat Ekrem İmamoğlu’nun CHP’deyken yolsuzluk ve rüşvet iddiaları nedeniyle cezaevine girmesi, bu adaylık sürecini sekteye uğrattı. Görünen o ki Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hayatı bitti. Ancak Özgür Özel, Yeni Parti Genel Başkanı olarak da hâlâ “Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu” rolünü oynasa da yeni arayışlar ve alternatifler peşindedir.

Mansur Yavaş’ı göstermelik olarak elinde tutmaya çalışıyor gibi görünse de Yeni Parti’nin basın bürosu gibi çalışan Sözcü TV’ye yaptığı şu açıklamalar, Özgür Özel’in de kendisi için bir hazırlık içinde olduğunu göstermektedir:

 “Diyelim ki Mansur Bey yok, başka aday yok, hiçbir şey yok, sen de kazanıyorsun. O zaman kimse sorumluluktan kaçamaz. Ama öyle bir şey soruyorsunuz ki laboratuvar ortamında bir soru. Kimse kazanamıyor, bir tek siz kazanıyorsunuz. Bir tek ben kazanıyorsam doğru aday benim demektir. O zaman olur. Ama ben kendimi bir seçenek olarak kendi aklımda da tutmuyorum, ortada da tutmuyorum.”

Özgür Özel, açıkça “Ben de varım.” diyor… Zaten Yeni Parti’nin asıl patronu olan Ekrem İmamoğlu’na “Mansur Yavaş mı, Özgür Özel mi cumhurbaşkanı adayı olsun?” diye sorulduğunda, emin olun, parti üzerindeki hâkimiyetini sürdürmek için Özgür Özel’e onay verecektir. Özgür Özel, cumhurbaşkanı adayını tercih eden değil, yalnızca tercih edilecek konumdadır. Özgür Özel aynı programda her ne kadar “Danıştay’dan döndüğü takdirde adayımız Ekrem İmamoğlu. Ama Ekrem Başkan aday olamıyorsa Mansur Başkan değerlendirilir. Ekrem İmamoğlu da kendisi aday olamaması halinde Mansur Yavaş’ın adaylığını destekliyor.” Dese de arka plan gerçeği dediğim gibidir.

Özgür Özel, “Diyelim ki Mansur Bey yok” diyerek aslında Mansur Yavaş’ın denklemden çıktığını çok iyi bildiğini ifade ediyor.

Mansur Yavaş, CHP’den istifa etti ama Yeni Parti’ye de katılmadı.

CHP’ye nankörlük edip CHP’nin kuruluş yıl dönümü programlarına katılmayan, aynı günün akşamında ise Külliye’de Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ile görüşen Mansur Yavaş, muhalefet kanadına ve kendisine umut bağlayanlara büyük bir darbe vurdu. Geçtiğimiz günlerde de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u bakanlıktaki makamında ziyaret etti.

Mansur Yavaş’a umut bağlayanlar için bu iki ziyaret hem hayal kırıklığı yarattı hem de “AK Parti’ye mi katılıyor?” şüphesini doğurdu.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye katılması beklenirken, onun da böyle ziyaretlerle başlayan bir süreçten sonra AK Parti’ye katılması, Mansur Yavaş’ın katılımı yönündeki şüpheleri elbette artıyor.

Mansur Yavaş’ın AK Parti’ye katılıp katılmayacağını bilemem ama cumhurbaşkanı adayı olamayacağını bilmesi gereken herkes biliyor.

Zaten Mansur Yavaş’ın AK Parti’ye katılması da kimseyi şaşırtmaz. Çünkü 12 Eylül 2010 referandumu döneminde MHP’ye yazdığı mektupta, “Haziran ayından itibaren ülkede yeni bir parlamento teşekkül edecektir. Bizzat iktidar partisi tarafından restorasyon dönemi olacağı ilan edilen bu dönemde, ülkücülerin bulunmaması, bu süreçte etkili olamaması elbette kabul edilebilir bir durum değildir. Dolayısıyla hiçbir şey yokmuş, her şey mükemmel gidiyormuş gibi davranıp görevden kaçamayız.” diyen; fakat daha sonra, 17-25 Aralık FETÖ operasyonlarının tam ortasında, 21 Aralık günü CHP’ye katılarak bir çelişki yaşatan birisidir.

Mansur Yavaş’ın hangi partiye katılacağı yahut bundan sonra ne yapacağı konusunda bir ilgim yok. Bunun tartışılması bile Ankara halkına zaman kaybından başka bir şey vermemektedir. Benim asıl dikkat çekmek istediğim, Mansur Yavaş’ın gerek Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı gerekse Sayın Murat Kurum’u ziyaret ettikten sonra Ankara’ya sanki hizmet “yapıyormuş” ya da “yapacakmış” gibi cümleler kurmasıdır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştükten sonra, “Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm.” demişti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’u ziyaretinden sonra da “Daha önce Sayın Cumhurbaşkanına sunduğumuz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını ilgilendiren konuları görüşmek üzere Sayın Bakan Murat Kurum ile bir araya geldik.” açıklamasını yaptı.

Ankara’da ikinci dönemini de hizmetsiz, vizyonsuz, projesiz bitirmek üzere ama “sorun çözmek, yatırım yapmak, Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek” türünden martavallar okumaya devam ediyor. ABB Başkanlığında tembelliğin sembolü olmuş Mansur Yavaş, boşa geçen yıllarından pişmanlık duyup “zararın neresinden dönersek kârdır” mantığıyla bundan sonraki görev süresinde Ankara halkına hizmet etme kararı aldıysa, bilmiyorum. Ancak gerçekten 2019 yılından bu yana Ankara halkına yazık oldu.

O yüzden “Mansur Yavaş cumhurbaşkanı adayı olacak mı, olmayacak mı?” şeklinde papatya falı yolarak gereksiz, lüzumsuz tartışmalara hiç gerek yok… Yapılması gereken, yerel seçimlere kalan iki yıllık süre içinde Mansur Yavaş’ın neden hizmet yapmadığını, proje üretemediğini tartışarak Ankara halkına kazanım sağlamanın peşinde koşmaktır… Atın şu fal baktığınız papatya çiçeklerini… Artık o iş bitmiştir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...