Amerikan kahpeliği!

16.11.2019 09:14

Daha misafir evden çıkmadan, arkasından konuşan ev sahibi gibi…

Erdoğan, daha Beyaz Saray’dan çıkmadan puştluğa başladılar…

İkiyüzlülük, sahtekârlık, alçaklık, nankörlük diz boyu…

PKK/YPG’ymiş, IŞİD’miş hepsi hava cıva…

Emperyalist ABD için tek gerçek, silah ticareti ve İsrail’in güvenliği!

*

New York’un delisine yazdırdıkları küstah mektup ellerine “takdim” edilince…

Adamın yüzüne karşı “PKK/YPG’yi CIA terör örgütü sayıyor” deyince…

“Patriot da F-35 de alırız ama S-400’den vazgeçmeyiz” diye söyleyince…

Bebek katili Mazlum Kobani’nin Washington’a davet edilmesini kınayınca…

Alçak FETÖ’nün iade edilmesini isteyince…

IŞİD’in eşkıyalarının Müslüman değil, Batı'nın militanları olduğunu söyledikçe…

Dellendiler…

Ne yani koskoca Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'ydı karşınızdaki…

*

Kahpeler F-35 yedek parçası üreten Türkiye yerine başka ülkenin olduğunu…

Bir yıl önceden alternatif üreticiler bulduklarını söyledi…

Yani 2-3 senedir ülkemizin başına gelenler baştan sona ABD puştluğu!

“S-400 meselesi halledilmeden normalleşilmeyeceğini” açık açık anlattılar…

Bu yüzden Türkiye’nin Rusya, Çin ve Türk dünyası ile alternatif çalışmalarının gayet doğru olduğu ortaya çıktı…

ABD’nin bu işleri 1947’den beri hep kahpelik, vefasızlık üzerine kurguludur…

Anlaşılan şudur ki, Amerikan müttefikliği yalan dolandır…

*

Siyasî geleceği karanlık Trump’ın PKK/YPG aşkı şaşırtıcı değil…

Derdi petrol bölgesi idi, yerleşti; şimdi de PKK/YPG’ye garantili bir bölge seçmeye çalışıyor…

İsrail’in arkasını sağlama alması gerek çünkü…

Özel görüşmeden sonra senatör Graham’ın sözde Ermeni soykırımı tasarısını engellemesi de bir sürelik göz boyamadır…

Bunlar Yahudi'ye, Ermeni'ye ve Yunan'a/Rum'a kıyamazlar!

Görünen odur ki, Suriye’de 32 kilometre derinlikte güvenlik meselesi boynumuzun borcudur ve Rusya ve ABD puştluk peşindedir…

Bulunduğumuz bölgedeki enerji kaynakları ve teşkil ettiğimiz nakil köprüleri Batı’nın geleceğidir.

NATO’nun Türkiyesiz bir şey yapması mümkün değildir.

Biz NATO’ya da mahkûm değiliz, bunu da biliyorlar…

Bu Coniler bizden asla vazgeçmezler, ama ciddi dostluk da yapmazlar…

*

Ve içerideki Amerikancıların feryatları…

Elde edilen “diplomatik başarı”yı küçük düşürme, alay etme, öküz altında buzağı arama…

Saçma sapan iddialar…

Galiba Erdoğan’ın orada dik duruşu, basın toplantısındaki cesareti onları çıldırttı…

Hele hele görüşmede MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu’nun bulunması onları delirtti…

Dangalağın birinin “MHP’nin başına bir bakan gelecek” iftirasına inat…

Anladılar ki “Devlet aklı işbaşındaydı” ABD seyahati boyunca…

Meşhur Derviş’in müsteşarı Y-CHP’li Öztrak, devletin Cumhurbaşkanı'nı “pinpon topu”na benzetecek kadar akıl tutulmasında…

“Devlet adabı”ndan habersiz Y-CHP’li Ağbaba ise “takdim” üzerinden karalamaya yelteniyor!

Utanmadan da “bu seyahatin vergi mükellefi vatandaşlara yük olduğunu” iddia edecek kadar gaflet içindeler.

“Özgürlük, demokrasi, hukuk” havası atan Y-CHP’nin gerçek yüzü, “FETÖ; CHP’yi teslim aldı” diyen Yılmaz Ateş’in ihraç edilmesiyle ortaya çıktı…

Dersimli Kemal, hakiki bir Amerikan yancısı faşizme koşuyor!