Türkçe Düşün
İstanbul
P.AZ BULUTLU
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Para basma makinesi

Para basma makinesi

YAYINLAMA:

CHP’nin devrik Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mutfaktan çalışma odasına geçtiği videolarıyla gündemimize tekrar bir youtuber olarak girmeyi başardı. Anlaşılan milletvekilliği emekli maaşı yetmediği için youtube üzerinden ek gelir elde etmeyi amaçladı.

“Bazı şeyleri tekrar hatırlatmak istiyorum” diyerek yayınladığı videosunun ana gündeminde ekonomi yer aldı. Sözlerinde elbette haklılık payı olan cümleler vardı ancak söyleyen kişi yanlıştı. Konuşarak ekonomi düzelseydi ülkenin en geveze insanı Türkiye ekonomisini uçurmaya yeter sayılabilirdi. CHP ve tembel Sol’un yıllardır yaptığı gibi o da konuşmaktan öteye geçemedi. Kılıçdaroğlu’nun maksadı “üzüm yemek değil bağcıyı dövmek” olsaydı bir nebze de olsa CHP adına işe yarar bir hamle yapmış olurdu ancak Kılıçdaroğlu ne üzüm yiyebildi ne de bağcıyı dövebildi…

İnsanların günümüzde sıkıntısını en çok hissettiği ekonomi üzerinden gelişi güzel değerlendirmeler yaptı. Örneğin “mesai” kavramı üzerinden eleştiri getirdi. Mesai kavramı son yıllarda ortaya çıkmış gibi serzenişte bulundu. İnsanların çok çalıştığından dem vurdu. İnsanların fazla mesaiye kalmak zorunda olduğunu söyledi ancak gerçekte sorun bu değildi. Mesaiyle ilgili bir sorundan bahsedilecekse, bu sorun insanların fazladan mesailerinin karşılığını alamayışları olmalıydı. Çünkü insanlar çalışmaktan veya daha fazla çalışmaktan değil, işsizlikten şikâyet ediyor. Kılıçdaroğlu suiistimal etmek istediği konuya yine yanlış pencereden baktı.

Ülkemizin ekonomik durumu, geçim sıkıntısı, dar gelirliler ve işsizlik üzerine söylenecek çok şey var ancak yaşadığımız onca badireye, darbeye, ekonomik yaptırımlara, kovid-19 salgınına, 11 şehrimizi yerle bir eden asrın depremine rağmen ayakta kalmayı başarmış güçlü bir ekonomik altyapımız olduğu da muhakkak. 

Ekonomik olarak olağanüstü bir refaha sahip olduğumuz söylenemez. Ancak kötüye gidişin durduğunu söylemek mümkün.

Geçim sıkıntısının olmadığını ifade etmek yanlış olur. Ancak insanların umudunu yitirmediği de bir gerçek.

Hayat pahalılığını yok saymak gerçekle zıtlaşmaktır. Ancak enflasyonla mücadelede önemli bir mesafe alındığı da hakikat. 

Asgari ücret, bir ailenin ev geçindirmesi için yeterli değil. Hatta iki asgari ücret bile “geçinmek” değil “geçiştirmek” için bile yetersiz.

En düşük emekli maaşı, “yeterli değil” kelimesini bile karşılamayacak kadar az. Hatta en düşük iki emekli maaşı alsanız da durum değişmiyor. 

Peki; CHP’nin, Kılıçdaroğlu’nun, Özel’in çözüm önerisi ne? CHP’li Karatepe’nin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile en son görüşmesinde ne sundular? Hiçbir şey. Türkiye’nin ekonomisi üzerine ana muhalefetin söyleyecek hamasetten başka hiçbir sözü yok. Bildikleri ve önerebildikleri tek şey seçim istemek. Seçim yapmak ekonomik refahı artıran bir tedbir olsaydı son 5 yılda yaptığımız 4 seçim bunu sağlamaya fazlasıyla yeterdi. Ayrıca seçmen CHP’de umut ışığı görüp iktidarı teslim etmedi. Ama Kılıçdaroğlu’nun videoda bahsettiği gibi kabahatli yine milletin kendisi oldu.

Yeni CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel de dünkü grup toplantısında ekonomiye dair pırıl pırıl bir öneri sundu. İktidara geldikleri gün etiket fiyatlarından bir sıfır atarak refah payını artıracaklarını iddia etti. Ama o sıfırı maaşlardan atmayacaklarını söyledi. Elektrik faturası 500 değil 50 lira olacakmış… Ne kadar güzel. Bu sayede Kemal Bey aldığı milletvekili emekli maaşıyla elektrik faturasını rahatlıkla ödeyebilecek demektir. Bu öneriyi sadece Türkiye’de değil bütün dünyada genel geçer bir ekonomi modeli olarak uygulatmak gerekir. Bu kadar kolay bir yöntem bugüne kadar kimse tarafından nasıl keşfedilemedi?

Bu kafa yarın CHP Genel Merkezinde döviz basımına başlayıp, seçimlerde de “her eve bir adet para basma makinesi” vaat edebilir. “Serbest piyasa ekonomisi” yerine “kalpazan ekonomisine” geçer refaha kavuşuruz. 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *