Arda Güler'in Hollywood şovu

YAYINLAMA:
Arda Güler'in Hollywood şovu

Dünya Kupası’na 24 yıl sonra gitmiş ama 180 dakikada elenmiştik. Yıkılan hayallerimizi onarmak, gururumuzu kurtarmak için ABD önündeydik. Mauricio Pochettino’nun 9 yedekli takımından, 137. saniyede korner golü yedik bu kez. Gene dağınıktık ama Allah’tan ölü toprağını üzerimizden hemen attık.

Los Angeles’ta Arda Güler’in Hollywood gösterisine döndü maç. Önce attı, sonra Orkun’la gelen golün mimarı oldu. Baskı, savunma arkasına paslar ve organize pozisyon ürünü 2 şutla gelen ilk yarım saatteki 2 gol, Montella’nın şut matematiğine bir cevaptı.

İkinci yarının başında bu kez taçtan gol yedik. Gardımız düştü, Pulusic’le vites artırdılar ama kötü bir turnuva geçiren Uğurcan ve şans devreye girdi. Pes etmemiştik. Özellikle de Arda Güler. 90+8’de yoktan topu var etti, şık bir bacak arasıyla ürettiği atağımız Kaan Ayhan’ın golüyle taçlandı. “Niye hala milli takımda?” denen Kaan’ın duygusal “şeref koşusu”, Hollywood topraklarında, travmatik bir Türk dramasının ikonik sahnesi gibiydi.

Formalite maçı da olsa, 3 gol attık, kazandık. “Hakan, Merih, Kerem, İsmail yok diye galibiz” demek haksızlık olur. Prestijimizi, hocamızı ne kadar kurtardık tartışılır. Ancak umutlarımız geri döndü. Yenilgi, zaferden daha çok şey öğretir. Umarız, son galibiyet hataları örtmez, önceki mağlubiyetlerden gereken dersleri alırız.

Deveye sormuşlar; ‘Boynun neden eğri?’, deve demiş; ‘Nerem doğru ki?’... Bizim Dünya Kupası maceramızda deve misali oldu. Baştan sona; doğru olan, doğru giden hiçbir şey yoktu. Organizasyon, planlama, strateji, oyun gücü, kriz yönetimi gibi konularda Dünya Kupası seviyesinde değildik.

Sadece son 90 dakikanın sonu, acımızı hafifletti, onurumuzu kurtardı belki ama turnuvayı değil.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...